İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/5445 K.2024/2759

Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur.

Esas2022/5445Karar2024/2759Tarih24 Nisan 2024Okuma7 dk · 1.498 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2022/5445 E., 2024/2759 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Nisan 2024
Mahkemesi
Kadastro Mahkemesi
Sayısı
2021/104 E., 2022/13 K.
Karar
Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.498 kelime·7 dk okuma·8 bölüm

Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur.

Asliye Hukuk Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde dava konusu taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlendiği gerekçesiyle verilen görevsizlik kararı uyarınca dava dosyasının devredildiği Kadastro Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece (Kadastro) Mahkemesi kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. Antalya ili Manavgat ilçesi Sülek Köyü çalışma alanında, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Geçici 8 inci maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, 159 ada 3 parsel sayılı 1.377,05 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek, malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir.

2. Davacı ... vekili Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; müvekkili olan davacının, Antalya ili Manavgat ilçesi Sülek Köyünde bulunan sınırlarını bildirdiği yaklaşık 4 dönüm miktarındaki taşınmaz bölümünü 1985 yılından beri nizasız, fasılasız ve malik sıfatı ile zilyetliğinde bulundurduğunu ileri sürerek, taşınmaz bölümünün davacı adına tescilini talep etmiştir.

3. Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, 15.10.2014 tarih ve 2013/37 Esas, 2014/342 Karar sayılı kararla; "... hükme esas bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen tescil harici taşınmaz bölümü üzerinde zilyetlikle iktisap koşullarının davacı taraf yararına gerçekleştiği, (B) harfi ile gösterilen kısmın ise 258 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kalmakta olup, bu kısım yönü ile hak düşürücü sürenin geçtiği ..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, fen bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 1.377,13 metrekare yüzölçümündeki kısmın ... adına tapuya kayıt ve tesciline,

(B) harfi ile gösterilen kısma yönelik davanın ise hak düşürücü süre nedeni ile reddine karar verilmiş, hükmün, davalı Hazine vekili temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 08.03.2016 tarihli ve 2015/3077 Esas, 2016/2321 Karar sayılı ilamıyla; "... yapılan araştırma, inceleme ve uygulamanın karar için yeterli bulunmadığı, Kadastro Müdürlüğü'nün 25.01.2013 tarihli yazısında (A) harfi ile gösterilen taşınmazın imar parsellerine gittiği belirtilmiş olmasına rağmen İlk Derece Mahkemesince taşınmazın imar planı dahilinde olup olmadığının tam olarak belirlenmediği,

onaylı imar planı dahilinde bulunması halinde iktisap koşullarının bu tarihe göre belirlenmesi gerektiği üzerinde durulmadığı, taşınmazın imar ve ihyaya konu edilip edilmediği hususunda ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmadığı gibi hava fotoğraflarından da yararlanılmadığı açıklanarak öncelikle taşınmaza yönelik olarak imar planı bulunup bulunmadığının araştırılarak taşınmaz imar planı kapsamında ise imar planının onaylandığı tarihten taşınmaz imar planı kapsamında değil ise dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait stereoskopik hava fotoğrafları getirtilip dosyanın ikmal edilmesi,

bundan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi ve 3 kişilik ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulunun katılımı ile yapılacak keşifte belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle incelemesinin yaptırılması, temin edilebilen en eski tarihli uydu fotoğraflarının değerlendirilmesi,

taşınmazın çalılık niteliği ile tespit harici bırakıldığı bildirildiğine göre taşınmazın önceki ve şimdiki niteliğinin, imar-ihya edilip edilmediğinin, edilmiş ise imar ve ihyaya en erken ne zaman başlanıldığının ve tamamlandığının, arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığının belirlenmesine çalışılması, tanık ve yerel bilirkişi ifadelerinin de bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmesi, taşınmazın kadastro paftasındaki konumunun bilgisayar programı aracılığıyla uydu ve hava fotoğraflarına aktarılması,

3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu vasıtasıyla taşınmazın öncesinin ne olduğu ve zirai faaliyete konu edilip edilmediği, hangi tarihte imar-ihyaya başlandığı ve imar ihyasının ne zaman tamamlandığı ve zilyetliğin hangi tasarruflar ile sürdürüldüğü hususlarının özellikle irdelenmesi; rapora, taşınmazı değişik yönlerden gösterir fotoğrafların da eklenmesi..." gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

4. Asliye Hukuk Mahkemesince, bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama neticesinde, 26.01.2018 tarihli ve 2016/893 Esas, 2018/19 Karar sayılı kararla; "...hükme esas bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen tescil harici taşınmaz bölümü üzerinde zilyetlikle iktisap koşullarının davacı taraf yararına gerçekleştiği, (B) harfi ile gösterilen kısmın ise 258 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kalmakta olup, bu kısım yönü ile hak düşürücü sürenin geçtiği ..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, fen bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 1.377,13 metrekare yüzölçümündeki kısmın ... adına tapuya kayıt ve tesciline,

(B) harfi ile gösterilen kısma yönelik davanın ise hak düşürücü süre nedeni ile reddine karar verilmiş ve davacı ... vekili ile davalı Hazine vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 17.02.2021 tarihli ve 2018/2453 Esas, 2021/1274 Karar sayılı ilamıyla;

"...hükme esas alınan teknik bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümüne ilişkin hükme yönelik davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde, çekişmeli taşınmaz bölümü yönünden mahkemenin önceki tarihli davanın reddine ilişkin hükmün, davacı ... tarafından temyiz edilmediğinden kesinleşmiş olup, önceki hükmü temyiz etmeyen davacının, aynı yönde kurulan hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığı belirtilerek, davacı ...’ nun bu bölüme yönelik temyiz inceleme isteminin reddine karar verildikten sonra,

hükme esas alınan teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümüne ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise, İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyulduğu halde, bozma ilamının gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği gibi, yapılan araştırma ve incelemenin de hüküm kurmak için yeterli bulunmadığı,

davacı çekişmeli taşınmazın babası ...'ndan kendisine intikal ettiğini iddia ettiği, murisin davacı dışında başka mirasçıları da bulunduğu ve keşif sırasında murisin terekesinin taksim edilmediği yönünde beyanda bulunulduğu halde, taşınmazın davacıya ne şekilde (hibe, satın alma vs.) intikal ettiği hususunda davacıdan izahat alınıp, açıklamasına göre kendisine bu hususta ispat hakkı tanınmadığı, böylelikle davacının aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığının inceleme ve değerlendirme konusu yapılmadığı,

ayrıca, bozma ilamında açıkça değinilmesine karşın dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede onaylanan bir imar planının varlığının araştırılmayıp, taşınmazın imar planının kapsamında kalıp kalmadığının duraksamasız belirlenmediği açıklanarak İlk Derece Mahkemesince öncelikle davacıdan, taşınmazın babasından kendisine ne şekilde intikal ettiği ve hangi nedenle müstakilen adına tescilini talep ettiği hususunun sorularak açıklattırılması, böylelikle taşınmazın davacıya satış, bağış, taksim ve benzeri bir yolla intikal edip etmediği belirlenerek davacının aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığının açıklığa kavuşturulması,

bu hususta davacının yaptığı açıklama doğrultusunda kendisine ispat hakkı tanınması, ardından çekişmeli taşınmaz bölümünün imar planı kapsamında kalıp kalmadığı ilgili yerlerden sorularak belirlenmesi, taşınmaz bölümünün imar planı kapsamında kaldığının anlaşılması halinde, kesinleşme tarihini içerek şekilde imar planının onaylı bir örneğinin dosya arasına celp edilmesi,

dava, tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkin olduğundan, dava konusu taşınmazın dava tarihinden önce kesinleşmiş imar planı kapsamında kaldığının belirlenmesi halinde imar planının kesinleştiği tarih itibariyle davacı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenmesi gerektiğinin göz önünde bulundurularak, toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmesi..." gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

5. Bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonucunda, Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.09.2021 tarihli ve 2021/210 Esas, 2021/389 Karar sayılı kararıyla; "... yörede kadastro çalışmalarına başlanıldığı ve çekişmeli taşınmaz bölümü hakkında tutanak tanzim edildiği ..." gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine ve dava dosyasının Kadastro Mahkemesine gönderilmesini karar verilmiştir.

II. CEVAP

Davalı Hazine vekili Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu cevap dilekçesinde; çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup, zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığı gibi, iktisap koşullarının da oluşmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece (Kadastro) Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... çekişmeli taşınmaz üzerinde davacının miras bırakanı ... ve mirasçıları yararına zilyetkli iktisap koşullarının gerçekleştiği ..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 159 ada 3 parsel sayılı taşınmazın hüküm yerinde gösterilen payları oranında ... mirasçıları ... ve müşterekleri adına tesciline karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece (Kadastro) Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı Hazine vekili temyiz başvuru dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığı gibi, davacı lehine iktisap koşullarının da oluşmadığını, bu kapsamda yeterli araştırmanın da yapılmadığını, ayrıca davada taraf koşulunun da sağlanmadığını ileri sürerek hükmün bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazda davacı taraf yararına zilyetlikle kazanım koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 sayılı Kanun'un 14 ve 17 inci maddeleri,

3. Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup, davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

24.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/5445, K. 2024/2759, 24 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. Temyiz
  7. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  8. B. Temyiz Sebepleri
  9. C. Gerekçe
  10. V. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/5445
Karar No
2024/2759
Tarih
24 Nisan 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2022/5485 K.2024/5206
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2022/5496 K.2024/3980
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2022/5502 K.2024/4799
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/5510 K.2024/18072
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/5514 K.2024/18077
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/5517 K.2024/18073

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.