İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/5769 K.2024/5354

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2022/5769Karar2024/5354Tarih26 Eylül 2024Okuma5 dk · 1.076 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2022/5769 E., 2024/5354 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Eylül 2024
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar
Davanın reddine
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.076 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

Kadastro sırasında; Antalya ili Kumluca ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 202 ada 1 parsel sayılı 14.999,25 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla vasfıyla davalılar adına tespit ve tescil edilmiştir.

Davacı vekili.

Antalya ili Kumluca ilçesi ... köyü ... mevkiinde bulunan 202 ada 1 parsel nolu taşınmazın kadastro komisyonunca 3402 Sayılı Kadastro Kanunu (3402 Sayılı Kanun) 22/a maddesi gereğince yapılan arazi kadastro çalışmaları sonucunda davalı adına tespit edildiğini, bu çalışmanın 28.12.2011 tarihinde ilan edildiğini, ilk orman tahdidinin 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) 3302 Sayılı 31.08.1956 Tarihli ve 6831 Sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (3302 Sayılı Kanun) değişik 1 inci ve 2 nci maddesine göre yapıldığını, bu tahdidin 18.02.1987 tarihinde ilan edildiğini ve süresinde kesinleştiğini,

dava konusu taşınmazın kısmen kesinleşmiş tahdid içinde kaldığını, bu yerin 4785 Sayılı Orman Kanununa Bazı Hükümler Eklenmesine Ve Bu Kanunun Birinci Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (4785 Sayılı Kanun) göre devletleştirilen ve iadeye tabi olmayan yerlerden olduğunu, yapılan tespitin usul ve kanuna aykırı olduğunu ve bu yerin devlet ormanı olarak tespit ve tescil edilmesi gerektiğini belirterek tespitin iptali ile ... köyü ... mevkiinde bulunan 202 ada 1 parsel nolu taşınmazın orman sınırları içinde kalan kısmının orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.

Davalılar, davaya cevap vermemiştir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda 21.10.2014 tarihli ve 2014/62 E., 2014/586 K. sayılı kararla; dava konusu taşınmazın bulunduğu alanda orman kadastrosu çalışmalarının 6831 sayılı Kanuna göre 33 nolu orman kadastro komisyonu tarafından 1986 yılında yapıldığı ve aynı kanunun 2/B maddesi uygulama çalışmalarının 1987 yılında ilan edilerek itirazlı yerler hariç kesinleştiği, orman kadastrosunun tesis kadastrosundan önce yapıldığı, taşınmazda 22/a çalışmaları yapılana kadar 10 yıllık süre geçmesine rağmen herhangi bir dava açılmadığı ve itiraz yapılmadığı, davanın 10 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 05.11.2015 tarihli ve 2015/2608 E., 2015/10638 K. sayılı ilamıyla; "...

Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sonrasında 01.03.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6527 sayılı Kanunun 1. maddesiyle 6831 sayılı Kanunun 11. maddesinde yapılan değişikliğe göre "Orman kadastro komisyonlarınca düzenlenen tutanak ve haritaların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukukî sebeplere dayanarak Hazine hariç itiraz olunamaz ve dava açılamaz." Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararı ve mahkemenin kararına dayanak yaptığı 6527 sayılı Kanunla yapılan değişiklik davanın açıldığı 27.01.2012 tarihinden sonra verilmiş ve yürürlüğe girmiştir.

6527 sayılı Kanunla yapılan değişikliğin derdest davalar yönünden de uygulanacağına dair geçiş hükmü de getirilmemiştir. Buna göre, mahkemece, iddia ve savunma çerçevesinde işin esası incelenerek deliller toplanmalı ve sonucuna göre bir karar verilmelidir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, 19.12.2017 tarih ve 2016/63 E., 2017/404 K. sayılı kararla; dava konusu Saricasu Mahallesi 202 ada 1 parsel sayılı taşınmazın orman sınırları içerisinde kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 26.04.2021 tarihli ve 2020/4090 E., 2021/4023 K. sayılı ilamıyla; "...

Mahkemece öncelikle çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede yapıldığı anlaşılan orman kadastrosu ve 4999 sayılı Kanun uyarınca yapılan fenni hataların düzeltilmesi çalışmalarına ait işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örnekleri ayrı ayrı getirtilmeli, taşınmazın bulunduğu alana ait geniş çaplı kadastro paftası temin edilmeli, yörede 3402 sayılı Kanun'un 22-a maddesi uyarınca uygulama kadastrosu yapılmış olduğundan bu çalışmalara ilişkin tutanak ve belgeler getirtilmeli,

önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan, bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişi kurulu ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır.

Keşifte orman sınır noktaları tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, orman kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek,

çekişmeli taşınmazın orman kadastro haritasına ve 4999 sayılı Kanuna göre yapılan çalışmalara göre konumu ilk tesis kadastrosuna ait pafta ile uygulama kadastrosu sonucu oluşan güncel pafta üzerinde ve aynı ya da yakın orman sınır hatlarında dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilmeli; tutanaklardaki anlatımlar değerlendirilmeli; tutanaklarla tahdit haritası arasında çelişki bulunup bulunmadığı belirlenmeli;

çelişki bulunmakta ise çekişmeli parsel yönünden tahdit tutanakları ile haritalar arasındaki çelişki, tahdit tutanaklarına değer verilmek suretiyle giderilmeli ve bu suretle çekişmeli taşınmazın ilk orman tahdidine ve 4999 sayılı Kanuna göre yapılan fenni hataların düzeltilmesi çalışmalarına göre konumu denetlemeye elverişli şekilde belirlenmeli, düzeltme çalışmalarının ilk orman kadastrosuna uygun şekilde yapılıp yapılmadığı tespit edilerek buna dair müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak, açıklamalı,

krokili rapor alınarak toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır." gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; dosya kapsamına alınan 01.02.2022 tarihli bilirkişi heyet raporu ile denetime elverişli, bozma ilamına uygun inceleme yapılarak usul ve yasaya uygun tespitlerin yapıldığı, hazırlanan rapor ile dava konusu yerin orman sayılmayan alan içerisinde yer aldığının net bir şekilde anlaşıldığı, alınan heyet raporunun bidayette dosya münderecatına dahil olan bilirkişi raporları ile de uyumlu olduğu gibi tezatlık ihtiva etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına,

bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle; İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

26.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/5769, K. 2024/5354, 26 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/5769
Karar No
2024/5354
Tarih
26 Eylül 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/5771 K.2024/5189
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2022/5772 K.2024/13240
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/5775 K.2024/11106
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/5781 K.2024/9696
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/5782 K.2024/22354
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/5783 K.2024/11114

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.