İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/5853 K.2023/6115

...

Esas2022/5853Karar2023/6115Tarih21 Kasım 2023Okuma56 dk · 11.243 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2022/5853 E., 2023/6115 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Kasım 2023
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

11.243 kelime·56 dk okuma·8 bölüm

...

MAHKEMESİ

Kadastro Mahkemesi

SAYISI

2013/5 E., 2013/21 K. DAVACILAR : ... VEKİLİ : Avukat ... VEKİLİ : Avukat ... ASLİ MÜDAHİLLER : 1. ..., 2. ... vd DAVA TARİHİ : ...

KARAR

Davanın kabulüne, davanın reddine, karar verilmesine yer olmadığına ..., davacılar ... ve ... vekili

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen önceki kararlar, yapılan temyiz incelemeleri sonunda Yargıtay 7. ve (Kapatılan) 16. Hukuk Dairelerince bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince, son bozma ilamına uyularak ve davalar birleştirilmesi suretiyle yapılan yargılama sonucunda; dava konusu 73, 74, 75, 90, 92, 99, 141 parsel ... taşınmazlar bakımından davacı ... mirasçıları. 185, 198 ve 487 parseller bakımından davacı ... ... mirasçıları. 91 parsel bakımından davacı ... ... .... 100 parsel bakımından davacı ... ... mirasçıları. 82 ve 96 parseller bakımından davacı ... mirasçıları.

69, 95 ve 104 parseller bakımından davacı ... ... mirasçıları. 89 parselin A harfi ile gösterilen bölümü bakımından davacı ..., B harfi ile gösterilen bölümü bakımından ise davacı ... ... mirasçıları. 144 parsel bakımından davacı ... ... mirasçıları. 106, 137 ve 369 parseller bakımından davacı ... ... mirasçıları. 102, 114, 123, 488 ve 494 parseller bakımından davacı ... ... mirasçıları yararına, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ...

Kanun) 14 ve 46 ncı maddesinde yazılı kazanım koşullarının oluştuğu gerekçeleriyle adı geçenler (ölenler bakımından ise "mirasçıları" şeklinde yazılmak suretiyle) adlarına tescillerine; dava konusu 8, 10, 13, 17, 23, 29, 48, 49 ve 51 - 68 parseller bakımından re'sen araştırma sonucu yapılan incelemede, bu parsellerde kimin gerçek hak sahibi olduğunun bilinemediği, diğer davacıların bu taşınmazlara ilişkin bir talebi de olmadığı, yapılan keşif sonucu da zilyetliğe ilişkin bir delile rastlanmadığı gerekçesi ile bu parsellerin tespit gibi Hazine adına tescillerine;

çekişmeli 140 ve 105 parsel ... taşınmazlar hakkında ...Kadastro Mahkemesi' nin 1989/170 Esas ve 1991/28 Karar ... ilamı ile karar verilmiş olup, bu kararın kesinleştirilerek bu parseller yönünden tescil işlemi yapılmış olması nedeniyle mükerrer sicil oluşmasını önlemek amacıyla yeniden karar verilmesine yer olmadığına; dava konusu 64 parsel ... taşınmaz hakkında ise, yine ...Kadastro Mahkemesi'nin 2000/12 Esas ve 2002/4 Karar ... ilamı ile karar verilmiş olduğu, bu kararda müdahil ...’nin davasının reddine karar verildiği ve kararın kesinleştirilerek bu parseller yönünden tescil işlemi yapılmış olduğu anlaşıldığından,

mükerrer sicil oluşmasını önlemek amacıyla yeniden karar verilmesine yer olmadığına; dava konusu 344, 445 ve 493 parsel ... taşınmazların ise mera olarak sınırlandırılmasına, çekişmeli taşınmazlar hakkında verilen toprak tevzi komisyon kararlarının iptaline karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı Hazine vekili, davalı ... mirasçısı ..., davacılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

... ili ...ilçesi ... Köyü çalışma alanında, 766 ... Tapulama Kanunu (766 ... Kanun) uyarınca 1969 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında, dosya arasında tutanak asılları bulunan;

a) 487 parsel ... 3000 metrekare ve 198 parsel ... 2000 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, ırsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... ... adına;

b) 137, 83, 120, 106, 114, 29, 495, 369, 93, 97, 10, 117, 139, 363, 411, 413, 416, 483, 96, 9, 12, 21, 34 parsel ... muhtelif yüzölçümlü taşınmazlar, 29, 495, 369, 93, 97, 10, 117, 139, 363, 411, 413, 416, 483, 9, 12, 21, 34 parsel ... taşınmazların edinme sütunlarında tespit gününden önce Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu oldukları açıklanmak suretiyle, toprak tevzi tapularına istinaden Hazine adına;

c) 445 parsel ... taşınmaz, ırsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına;

ç) 8 parsel ... taşınmaz, ırsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedenleriyle, (... oğlu) ... ...'nın zilyetliğinde iken adı geçenin bu yeri 1968 yılında (...oğlu) ...'a sattığı gerekçesiyle ... adına tespit edildikten sonra, Kadastro Komisyonunun 02.05.1971 tarihli kararı ile, tespitin iptal edilmesi suretiyle taşınmazın, 320 hisse itibar edilerek 250/320 hissesi ... adına; 10/320 hissesi (... oğlu) ... adına; 40/320 hissesi (... oğlu) ... ... adına ve 20/320 hissesi (... oğlu) ... adlarına;

d) 48 parsel ... taşınmaz, ırsen intikal, taksim, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği, hisse satışı ve miras yoluyla gelen hak nedenleriyle ve kadastro komisyon kararıyla, 320 hisse kabul edilerek 103/320 hissesi (... oğlu) ... adına; 20/320 hissesi (... oğlu) ... adına; 80/320 hissesi (... oğlu) ... adına; 31/320 hissesi (... kızı) ... adına; 10/320 hissesi (... oğlu) ... adına; 52/320 hissesi (... oğlu) ... ... adına; 24/320 hissesi (... oğlu) ... ... adlarına;

e) 49 parsel ... taşınmaz, ırsen intikal, taksim, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği, hisse satışı ve miras yoluyla gelen hak nedeniyle, 24/96 hissesi (... oğlu) ... ... adına, 8/96 hissesi (... oğlu) ... adına, 8/96 hissesi (... oğlu) ... adına, 17/96 hissesi (... oğlu) ... adına, 30/96 hissesi(... oğlu) ... adına ve 9/96 hissesi (... oğlu) ... ... adlarına;

f) 185 parsel ... taşınmaz, ırsen intikal, taksim, kazandırıcı zamanaşımı ve miras yoluyla gelen hak nedeniyle, (... oğlu) ..., (... kızı) ..., (... ... evlatları) ... ve ... ... ile (... ... evladı) ..., ... ve ... adlarına;

g) 82, 123, 488 ve 494 parsel ... taşınmazlar, ırsen intikal, taksim, miras yoluyla gelen hak ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, 2/6 şar paylarla (...evlatları) ... ile ..., 1/6 şar paylarla (...evlatları) ... ile ... adlarına;

ğ) 340 parsel ... taşınmaz, ırsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, ... ve müşterekleri adına;

h) 17 parsel ... taşınmaz, ırsen intikal, taksim, miras yoluyla gelen hak ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, (...oğlu) ... adına tespit edildikten sonra, kadastro komisyon kararı ile 250/320 hissesi (...oğlu) ... adına; 10/320 hissesi (... oğlu) ... adına; 40/320 hissesi (... oğlu) ... ... adına ve 20/320 hissesi (... oğlu) ... adına;

ı) 493 parsel ... taşınmaz, ırsen intikal, taksim, miras yoluyla gelen hak ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, ... ve müşterekleri adına;

i) 344 parsel ... taşınmaz, tapu kaydı, harici satış ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına;

J) 102, 486, 78, 76, 65, 63-77, 485, 144, 154, 153, 140, 122, 121, 116, 100, 89, 105, 104, 68, 67, 73, 75, 90, 64, 91, 92, 95, 99, 141, 295, 74, 69, 94, 81, 80 parsel ... muhtelif yüzölçümündeki taşınmazlar, tespit gününden önce genel mahkemede dava konusu olduklarından bahisle malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiş;

k) 341, 342 ve 343 parsel ... taşınmazlar, kadimden bu yana mera oldukları gerekçesiyle, mera vasfıyla sınırlandırılmış;

l) 23 ve 51 parsel ... taşınmazlar ise, tevzi tapusu nedeniyle Hazine adına tespit edildikten sonra, genel mahkemede dava konusu olduklarından bahisle maliklerinin üzerleri çizilerek, kadastro tutanakları kadastro mahkemesine tevdi edilmiştir.

A. Davacı ... Tarafından Açılan Palu Asliye Hukuk Mahkemesinin 1966/18 Esas Numarasından Gelen Ana Dosya:

1. Davacı (... oğlu) ... vekili 21.12.1965 tarihinde, davalı Köy İşleri Bakanlığı aleyhine, Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı dava dosyasına sunduğu dava dilekçesinde özetle; ... ili ...ilçesi ... Köyünde bulunan, dava dilekçesinde hudutlarını bildirdiği 11 ayrı taşınmazın ırsen intikal ve taksim nedeniyle müvekkili olan davacının zilyetliğinde bulunduğunu, bu taşınmazların toprak tevzi çalışmaları neticesinde Hazine adına tescil edilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, Hazine adına olan tapu kayıtlarının iptali ile bu taşınmazların davacı adına tescilini talep etmiş; yargılama sırasında yörede 1969 yılında kadastro çalışmalarının başlaması nedeniyle dava dosyası, görevsizlik kararı verilerek Tapulama (Kadastro) Mahkemesine aktarılarak bu mahkemenin 1979/121 Esas sırasına kaydedilmiştir.

2. Palu Tapulama Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, 11.07.1983 tarihli ve 1979/121 Esas, 1983/239 Karar ... kararı ile, ".... Çekişmeli 90-91-95-99-141 parsellerin mera olmadığı, yine 68 ve 69 parsellerin evveliyatının kaçak ve yitik kişilere ait olmadığı ve taşınmazların tarla vasfında olup ... ...'ya ait oldukları.

73-74-65-66-67-91-95-99-141-295-343 ve 445 parsellerin ise 20 yılı şakın zamandır davacı ...'in kullanımında bulunduğu, 75 parsel ... taşınmazın ise ...'e ait olduğu gerekçesiyle, 65-66-67-73-74-90-91-95-99-141-343 parsel ... taşınmazların hükümde gösterilen paylarla ... ve müşterekleri adına tesciline. 68 ve 69 parsellerin ... ... ... adına tesciline. 75 parselin ... ... oğlu ... veresesi adına tapuya tesciline.

295 parsel ... taşınmazın fen bilirkişi ... ... raporunda "a" ile gösterilen 700 m2 sinin umumi çayır olarak sınırlandırılmasına, (b) ile gösterilen 1050 m2 sinin ifraz edilerek ... adına tesciline.

92 parsel ... taşınmazın tutanağının olağan usullere göre tamamlanmak üzere Tapulama Müdürlüğüne iadesine, 343 ve 445 parsellerin komisyon kararının kesinleştirilmesinin ve kütüğe yapılan tescilin yolsuz olması nedeniyle iptaline ..." karar verilmiş; bu kararın, davalı Hazine temsilcisi ve Köy İşleri vekilinin temyizi üzerine, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 4.6.1986 tarihli ve 1986/3714 Esas, 1986/5957 Karar ... ilamıyla; "...

Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermeye yeterli olmadığı, çekişmeli 445 ... taşınmazın kim adına tescil edileceğinin hüküm yerinde gösterilmemesinin isabetsiz olduğu, davacı tarafın tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayandığı ancak dayanılan tapu ve vergi kayıtlarının uygulanmadığı; zira dayanılan kayıtların Hazine lehine de delil olabileceği;

toprak tevzi komisyonunca düzenlenen belirtme tutanağının içeriğinin, onu imzası ile onaylayan kişiyi de bağlayacağı, dava konusu 295 parselin toprak tevzi komisyonunca yapılan belirtme sırasında Hazine'ye ait yer olarak tespit edildiğine ve tutanağı ... de imzasıyla onayladığına göre ... yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla mülk edinme koşullarının gerçekleştiğinin kabul edilemeyeceği;

ayrıca dava konusu taşınmazlardan 66 ve 67 parsellerin aynı zamanda Tapulama Mahkemesinin 1979/122 Esas ... davasının konusu olarak da incelemeye tabi tutulduğu ve o dosyada bu parsellerin mera olarak sınırlandırılmasına karar verildiğinin Yargıtay'ca incelenen 1986/3713 esas ... dosya içeriğinden anlaşıldığı ve bu haliyle aynı taşınmazlar hakkında birbiriyle çelişen karar verildiği, bu sakıncanın önlenebilmesi için dava dosyalarının birleştirilmesi gereğinin düşünülmemesinin de doğru olmadığı açıklanarak, gerekiyorsa dava dosyalarının birleştirilmesi, dava konusu taşınmazların bulunduğu yerde mera tahsisi olup olmadığının araştırılması,

varsa tahsis kararının ve haritasının getirtilip uygulanması, belirtmelik bilirkişilerin tanık olarak dinlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi;" gereğine işaret edilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

3. Bozma sonrası dava dosyası, Palu 1. Tapulama Mahkemesinin 1986/322 Esas sırasına kaydedildikten sonra, ...ilçesinde adliye teşkilatı kurulması üzerine ...Kadastro Mahkemesine devredilerek, bu mahkemenin 1989/169 Esas numarasına kaydedilmiştir.

4. ...Kadastro Mahkemesinde, bozma ilamı doğrultusunda yapılan yarfılama neticesinde, 09.08.1999 tarihli ve 1989/169 Esas, 1994/4 Karar ... kararla; "... Davacı ...'in 67 - 68 - 89 - 140 parsellere ilişkin davasını ispatlayamadığı.

96 - 140 ve 105 parsellerin ise halihazırda maliklerinin kesinleştiğinin Tapu Sicil Müdürlüğü'nün 21.7.1999 tarihli yazısından anlaşıldığı ve yine çekişmeli 295 parsel ... taşınmazın ise bozma ilamı doğrultusunda Hazine adına tescilinin gerektiği gerekçesiyle, davaların kısmen kabulüne, çekişmeli 67 ve 344 parsellerin Hazine adına tespit gibi tesciline. 73 - 74 - 90 - 91 - 95 -99 - 104 - 141 ve 445 parsellerin (... oğlu) ... adına tesciline.

68 - 69 ve 92 parsellerin ... ... oğlu ... ... adına tesciline. 75 parselin ... ve ... ... ... adına tesciline. 89 ve 144 parsellerin ... mirasçıları ... ve ... ... adına tesciline.

100 parselin ... mirasçıları ... ve müşterekleri ile ... mirasçıları ... ve müşterekleri adına hükümde gösterilen paylarla tesciline, 96 - 105 ve 140 parsellerin maliki kesinleşmiş olduğundan bu parseller hakkında karar verilmesine yer olmadığına ..." karar verilmiş; bu kararın, davalı Hazine vekili, Köy hizmetleri vekili, davacı ... mirasçıları ..., ..., ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 15.12.2003 tarihli ve 2003/3880 Esas, 2003/3600 Karar ... ilamıyla; "...

Bozma kararına uyulmakla bozma ilamı doğrultusunda işlem yapılmasının zorunlu olduğu ancak uyulmasına rağmen bozma ilamının gereklerinin yerine getirilmediği, sadece zilyetlik yönünden araştırma yapıldığı, hükmüne uyulan bozma kararında öngörülen diğer yönler üzerinde durulmadığı, ayrıca aynı gün temyiz incelemesi yapılan 1989/165 ve 1989/69 Esas ... dava dosyalarının nitelik ve içeriklerinin dikkate alınmasında iş bu dava ile belirtilen davalar arasında hukuki irtibat bulunduğu için bu üç dosyanın birleştirilmesinin zorunlu olduğu,

gerçekten dava konusu 68, 69 ve 73 parsel ... taşınmazların hüküm yerinde ... ... adına tesciline karar verildiği halde 1989/165 Esas ... dava dosyasında ise aynı taşınmazların ... kızı ... adına tesciline karar verildiği, yine 89 parsel ... taşınmazın ...Kadastro Mahkemesinin 1989/69 Esas ... dava dosyasında ... mirasçıları adına tesciline karar verildiği halde 1989/165 Esas ... dosyada aynı taşınmazın ... ve ... mirasçıları adına tesciline karar verildiği ve böylelikle aynı taşınmazlar hakkında çelişkili kararlar oluştuğu, davacı ... vefat ettiği halde mirasçıları tespit edilerek usulünce taraf teşkili sağlanmadığı,

bu hususun bile başlı başına bozma nedeni olduğu, 68, 69 ve 100 parsel ... taşınmazlar hakkındaki davadan, 20.06.1994 tarihli celsede davacılar vekili tarafından yöntemine uygun olarak feragat edildiği ve feragatın kesin hükmün sonuçlarını doğurduğu halde, feragat beyanının neden nazara alınmadığının hüküm yerinde tartışılmadığı ..." hususlarına işaret edilerek, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

5. Bozma sonrası iş bu dava, ...Kadastro Mahkemesinin 2004/3 Esas numarasına kaydedilip yargılama bu esas üzerinden sürdürüldüğü sırada ...Kadastro Mahkemesinin kapatılması nedeniyle Palu Kadastro Mahkemesinin 2013/5 Esas numarasına kaydedilmiştir.

B. Davacı ... ... Tarafından Açılan Palu Asliye Hukuk Mahkemesinin 1966/34 Esas Numarasından Gelen Dosya:

1. Davacı ... ... vekili Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu 12.2.1966 tarihli dava dilekçesinde özetle; 100 seneyi aşkın süredir müvekkili olan davacı ve müştereklerinin elinde bulunan dava dilekçesinde mevki ve hudutlarını bildirdiği taşınmazların yörede yapılan toprak tevzi çalışmaları sırasında Hazine adına tespit ve tescil edildiğini ileri sürerek, 68 Nolu Toprak Komisyonu çalışmalarının iptali ile bahse konu taşınmazların davacı adına tescilini talep etmiş; yargılama sırasında yörede 1969 yılında kadastro çalışmalarının başlaması nedeniyle iş bu dava, görevsizlik kararı verilerek Tapulama (Kadastro) Mahkemesine aktarılmış ve neticeten ...Kadastro Mahkemesinin 1989/165 Esas sırasına kaydedilerek yargılamaya devam edilmiştir.

2. ...Kadastro Mahkemesinin 1989/165 Esas sırası üzerinden yürütülen yargılama neticesinde, 26.7.1999 tarihli ve 1989/165 Esas, 1999/3 Karar ... kararla; " davacı ... ...'nın çekişmeli 8 - 10 - 13 - 17 - 23 - 29 - 48 - 49 ve 51 parsellere yönelik olan ve sübut bulmayan davasının reddine ve bu taşınmazların tespit gibi tescillerine; çekişmeli 68 - 69 - 73 - 185 - 198 ve 487 parsellere yönelik davasının ise kısmen kabul ile bu parsellerin ... kızı ... adına tapuya tesciline, bu parsellere ilişkin toprak tevzi komisyonu kararının iptaline;

çekişmeli 89 parselin, 6 hisse itibar edilerek 1'er hissesinin ... mirasçıları ... ile ... ..., 2 şer hissesinin ise ... ile ... adlarına tesciline " karar verilmiş; bu kararın, davalı Hazine temsilcisi ve Köy İşleri vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 23.3.2004 tarihli ve 2004/537 Esas, 2004/1056 Karar ... ilamıyla; "... dava konusu 8, 17, 48, 49, 185, 198 ve 487 parsel ... taşınmazların kadastro tespitlerinin olağan usullere göre yapıldığı, bir başka ifade ile malik haneleri doldurularak tespit edildiği açıklanarak,

10, 13, 23, 29, 51, 68, 69, 73 ve 89 parsel ... taşınmazların ise malik haneleri açık bırakılmak suretiyle 3402 ...

Kadastro Kanunu'nun 5. Maddesi uyarınca tespit edildikleri, tespit gününden önce davacı ... tarafından genel mahkemede açılan davanın görevsizlik kararı verilerek kadastro mahkemesine aktarıldığı dikkate alınarak, mahkemece öncelikle aktarılan davanın kapsamının yöntemine uygun şekilde belirlenmesi; bunun için davacının dava dilekçesinin yerel bilirkişilere okunarak dilekçede tarif edilen taşınmazların kadastro sırasında hangi parsel ya da parseller adı altında işlem gördüğünün duraksamaya meydan vermeyecek şekilde kadastro paftası da yerine uygulanmak suretiyle belirlenmesi;

uzman bilirkişiden keşfi ve uygulamayı izlemeye elverişli ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması; ayrıca yerel mahkemece, iş bu dosyada aktarılan davanın kapsamında olduğu kabul edilen 23 ve 51 parsel ... taşınmazların Kadastro Mahkemesinin 2002/34 Esasında kayıtlı dava dosyasında, 89 parsel ... taşınmazın ise 1989/169 ve 1989/69 Esas ... dava dosyalarında ve yine 68, 69 ve 73 parsel ... taşınmazlarında yine 1989/169 esas ... dosyasında dava konusu oldukları dosya içeriği ile belirlendiğinden, sözü edilen dava dosyalarının getirtilmesi,

söz konusu taşınmazlar hakkında açılan bu davaların sonuçlanıp sonuçlanmadığının, sonuçlanmış ise hükmün kesinleşip kesinleşmediğinin, kesinleşmiş ise taraflar arasında kesin hüküm bulunup bulunmadığının incelenmesi; davalar sonuçlanmamış ise söz konusu parsellerle ilgili dava dosyalarının birleştirilmesi;

ayrıca aktarılan davanın konusu olduğu kabul edilen taşınmazlardan tümünün ya da bir bölümünün aktarılan davanın kapsamı dışında kaldığının belirlenmesi halinde, aktarılan davanın kapsamı dışında kalan taşınmaz veya taşınmazların kadastro tutanaklarının olağan yönteme göre tamamlanması için tutanak ve eklerinin kadastro müdürlüğüne geri çevrilmesine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmesi ve sonucuna göre karar verilmesi ..." gereklerine değinilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

3. Bozma sonrası iş bu dava, ...Kadastro Mahkemesinin 2004/5 Esas numarasına kaydedildikten sonra, 10.1.2005 tarihinde davacı ... tarafından açılan ve yukarıda "A" bölümünde gösterilen ana dava dosyası (2013/5 Esas) ile birleştirilmiştir.

C. Hazine Davaları

1. Davacı Hazine temsilcisi Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu 16.05.1966 tarihli dava dilekçesinde özetle; toprak tevzi komisyonunun 50 - 471 ve 485 parsel numaralı taşınmazlarının Hazinenin tapulu malı olduğu halde, davalı ... tarafından fuzulen işgal edildiğini ileri sürerek, davalının müdahalesinin men'ini talep etmiş ve yargılama sırasında sırasıyla Aralık 1965 tarihli, 25 sıra;

aynı tarih 32 sıra ve aynı tarih 67 nolu tapu kayıtlarına da dayanmış olup, akabinde yörede 1969 yılında kadastro çalışmalarının başlaması nedeniyle, görevsizlik kararı verilerek dava dosyası Tapulama (Kadastro) Mahkemesine aktarılmış ve neticeten Palu Tapulama Mahkemesinin 1970/1 Esas numarasına kaydedildikten sonra aynı mahkemenin 1970/52 (...Kadastro Mahkemesi 1989/69) Esas ... dava dosyası ile birleştirilmiştir.

2. Davacı Hazine temsilcisi Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu 21.04.1966 tarihli dava dilekçesinde özetle; toprak tevzi komisyonunun 85 nolu parselinin Hazinenin tapulu mülkü olduğu halde davalı ... tarafından fuzulen müdahale edildiği iddiasıyla, davalınını müdahalesinin önlenmesini talep etmiş; akabinde yörede 1969 yılında kadastro çalışmalarının başlaması nedeniyle görevsizlik kararı verilerek Palu Tapulama Mahkemesine gönderilen dava dosyası bu mahkemenin 1970/20 Esas sırasına kaydedildikten sonra, 29.03.1971 tarihli ve 1970/20 Esas, 1971/51 Karar ... kararla, aynı mahkemenin 1970/59 Esas numaralı (davacı ... tarafından açılan davanın önceki esaslarından olup bu dava neticeten iş bu temyize konu Kovancılar 2013/5 Esas numarasına kaydedilmiştir) dava dosyası ile birleştirilmiştir.

3. Davacı Hazine temsilcisi Sulh Hukuk Mahkemesine sunduğu 14.04.1966 tarihli dava dilekçesinde özetle; toprak tevzi komisyonunun 85 - 75 - 67 ve 202 nolu parsellerinin Hazinenin tapulu mülkü olduğu halde davalı ... tarafından fuzulen müdahale edildiğini ileri sürerek, davalının müdahalesinin men'ini talep etmiş;

akabinde yörede 1969 yılında kadastro çalışmalarının başlaması nedeniyle görevsizlik kararı verilerek Palu Tapulama Mahkemesine gönderilen dava dosyası bu mahkemenin 1970/21 Esas sırasına kaydedildikten sonra 29.3.1971 tarihli ve 1970/21 Esas, 1971/48 Karar ... kararla, aynı mahkemenin 1970/59 Esas numaralı (davacı ... tarafından açılan davanın önceki esaslarından olup bu dava neticeten iş bu temyize konu Kovancılar 2013/5 Esas numarasına kaydedilmiştir) dava dosyası ile birleştirilmiştir.

D. Davacılar ... İle ... ... Ve ... Tarafından Açılan Dava:

1. Davacılar (...oğlu) ... ile (... oğlu) ... ve (... oğlu) ... , Asliye Hukuk Mahkemesine sundukları dava dilekçelerinde. 70 senedir zilyet ve malik oldukları ve 1320 tarihli tapular ve 1937 tarihli vergi kayıtları ile kendilerine ait olan taşınmazların bir kısmının tamamen, bir kısmının ise dönüm fazlası olarak Hazine adına tapuya bağlandığını ileri sürerek, Hazine adına oluşturulan tapu kayıtlarının iptalini talep etmişler;

bu dava, Palu Asliye Hukuk Mahkemesinin 1966/1 Esas numarasına kaydedildikten sonra yörede 1969 yılında kadastro çalışmalarının başlaması nedeniyle görevsizlik kararı verilerek Tapulama (Kadastro) Mahkemesine aktarılmış ve neticeten ...Kadastro Mahkemesinin 1989/69 Esasına kaydedilerek yargılamaya devam edilmiş olup, yargılama sırasında müdahil ..., 13.05.1999 tarihli müdahale dilekçesiyle, 64 parsel ... taşınmazın 50 yılı aşkın süredir kendisinin zilyetliğinde bulunduğunu iddia ederek, bu parselin kendi adına tescili istemiyle davaya katılmıştır.

2. ...Kadastro Mahkemesinin 1989/69 Esas ... dava dosyası üzerinden yapılan yargılama sonunda, 04.12.2001 tarihli ve 1989/ 69 Esas, 2001/39 Karar ... kararla; " çekişmeli 64 parsel ... taşınmaz hakkındaki davanın iş bu dosyadan tefrikine; çekişmeli 82 - 89 - 100 - 123 - 488 ve 494 parsel ... taşınmazların ...oğlu ... mirasçıları ... ve ... ile ...oğlu ... mirasçıları ... ve hükümde adları gösterilen müşterekleri adına gösterilen paylarla tesciline.

102 - 137 ve 369 parsellerin ...'in evlatları ... ve ...'in hükümde adları ayrı ayrı gösterilen mirasçıları adına gösterilen paylarla tesciline. 144 ve 198 parsellerin ... evlatları ... ..., ... 'in hükümde adları ayrı ayrı gösterilen mirasçıları ile ... evladı ... adına tesciline.

106 ve 114 numaralı parseller hakkında kesinleşmiş mahkeme kararı bulunduğundan bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına" şeklinde karar verilmiş; bu kararın Hazine vekili tarafından tüm parseller yönünden, müdahil ... tarafından ise iş bu dosyada hakkında hüküm bulunmayan 63 parsel yönünden temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 15.12.2003 tarihli ve 2003/4137 Esas, 2003/3587 Karar ... ilamıyla; "...

Dairenin 2002/3880 Esas ..., yerel mahkemenin 1989/169-1994/4 E.K. ... dava dosyasının temyiz incelemesinin de aynı gün yapıldığı ve belirtilen dosya ile iş bu dosya arasında fiili ve hukuki irtibat bulunduğunun dosya içeriği ile belirlendiği açıklanarak, iş bu dava dosyasının derdest olan ...1989/169 Esas ... dava dosyası ile birleştirilmesi.." gereğine işaret edilerek, sair yönler incelenmeksizin hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

3. Bozma sonrası dava, ...Kadastro Mahkemesinin 2004/4 Esas sırasına kaydedildikten sonra, 31.5.2004 tarihinde davacı ... tarafından açılan ve yukarıda "A" ile gösterilen bölümde açıklanan ana dava dosyası (2013/5 Esas; ...Kadastro Mahkemesinin 2004/3 Esas) ile birleştirilmiştir.

4. ...Kadastro Mahkemesinin 1989/69 Esas ... dava dosyasından tefrikine karar verilen çekişmeli 64 parsel hakkındaki dava, aynı mahkemenin 2000/12 Esas sırasına kaydedilmiş olup, bu esas üzerinden yapılan yargılama sonucunda, 25.3.2002 tarihli ve 2000/12 Esas, 2002/4 Karar ... kararla; "... mera tahsis ve tespit çalışması bulunmadığı, çekişmeli taşınmazın kaçak - yitik kişilerden de kalmadığı,

kültür arazisi olup zilyetlikle edinmeye elverişli olduğu ve Hazine adına tapu kaydının oluştuğu tarihe kadar davacı ... oğlu ... ... lehine Kadastro Kanunu'nun 14. ve 46 maddesi koşullarının oluştuğu ..." gerekçesiyle, davacılar ..., ..., müdahil davacı ...'nin davalarının ayrı ayrı reddine; dava konusu 64 parsel ... taşınmazın ... ... mirasçıları ..., ... adlarına 1/6 şar hisselerle tapuya tesciline karar verilmiş; bu kararın, Hazine vekili ile müdahil davacı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 2005/7927 Esas, 2005/ 11943 Karar ... ilamıyla; "...

Müdahil ... lehine çekişmeli taşınmaz üzerinde zilyetlikle iktisap koşulları oluşmadığının, dosya içerisinde dinlenen tüm mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile sabit olduğu açıklanarak, müdahil ...'nin tüm temyiz itirazlarının reddi ile aleyhine olan hükmün onanmasına karar verildikten sonra,

davala Hazinenin temyiz itirazları yönünden, ilk derece mahkemesince çekişmeli 64 parsele komşu parsel kayıtları ve dayanakları ile komşu parsellerin toprak tevzi çalışmaları sırasında Hazine adına olup tespitlerine esas alınan tapu kayıtları getirtilip yöntemine uygun şekilde uygulanmadan ve davalı olmaları nedeniyle henüz kadastrosu kesinleşmemiş bulunan komşu parsellere ilişkin dava dosyalarıyla iş bu dava dosyasının birleştirilmesi düşünülmeden karar verildiğinden yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermeye yeterli olmadığına işaret edilerek,

derdest olduğu anlaşılan komşu 63 ve 65 parsellere ilişkin aynı mahkemenin 2004/3 Esas ... dava dosyasının birleştirilmesi, komşu ... ve 67 parseller de dahil olmak üzere tüm komşu parsellerin tutanak suretleri ile dayanağı belgelerin celpedilerek dosya içine konulması, bundan sonra yöntemince kayıt ve belge uygulaması yapılması ve ayrıca tarafların bildirdiği ve bildireceği tanıklardan taşınmazın öncesi, zilyetliğin başlangıcı ve sürdürülüş biçimi hakkında ayrıntılı bilgi alınması,

bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm delillerin birlikte değerlendirilerek karar verilmesi ..." gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiş olup, asli müdahil ... vekilinin karar düzeltme istemi de aynı Dairenin 17.4.2006 tarihli ve 2006/269 Esas, 2959 Karar ... kararı ile reddedilmiştir.

5. Bozma sonrası dava, ...Kadastro Mahkemesinin 2006/1 Esas sırasına kaydedildikten sonra, tensiben davacı ... tarafından açılan dava dosyası (2013/5 Esas; ...Kadastro Mahkemesinin 2004/3 Esas) ile birleştirilmiş ve müdahil ... 18.2.2005 harçlandırma ve havale tarihli dilekçesi ile, çekişmeli 89 parselin 33.000 m2 lik kısmını, komşu ve kendisine ait 88 parsel ile bir bütün olarak kullandığını, kendisine ırsen intikal ettiğini ileri sürerek, 89 parselin bu bölümünün adına tesciline karar verilmesi istemiyle davaya katılmıştır.

II. CEVAP

Davalılar cevaplarında; davanın reddini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 24.12.2013 tarihli ve 2013/5 Esas-2013/21 ... kararı ile; " dava konusu 73, 74, 75, 90, 92, 99, 141 parsel ... taşınmazlar bakımından davacı ... mirasçıları. 185, 198 ve 487 parseller bakımından davacı ... ... mirasçıları. 91 parsel bakımından davacı ... ... .... 100 parsel bakımından davacı ... ... mirasçıları. 82 ve 96 parseller bakımından davacı ... mirasçıları. 69, 95 ve 104 parseller bakımından davacı ... ... mirasçıları.

89 parselin A harfi ile gösterilen bölümü bakımından davacı ..., B harfi ile gösterilen bölümü bakımından ise davacı ... ... mirasçıları. 144 parsel bakımından davacı ... ... mirasçıları. 106, 137 ve 369 parseller bakımından davacı ... ... mirasçıları. 102, 114, 123, 488 ve 494 parseller bakımından davacı ... ... mirasçıları yararına, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ...

Kanun) 14 ve 46 ncı maddesinde yazılı kazanım koşullarının oluştuğu gerekçeleriyle adı geçenler (ölenler bakımından ise "mirasçıları" şeklinde yazılmak suretiyle) adlarına tescillerine; dava konusu 8, 10, 13, 17, 23, 29, 48, 49 ve 51 - 68 parseller bakımından re'sen araştırma sonucu yapılan incelemede, bu parsellerde kimin gerçek hak sahibi olduğunun bilinemediği, diğer davacıların bu taşınmazlara ilişkin bir talebi de olmadığı, yapılan keşif sonucu da zilyetliğe ilişkin bir delile rastlanmadığı gerekçesi ile bu parsellerin tespit gibi Hazine adına tescillerine;

çekişmeli 140 ve 105 parsel ... taşınmazlar hakkında ...Kadastro Mahkemesi' nin 1989/170 Esas ve 1991/28 Karar ... ilamı ile karar verilmiş olup, bu kararın kesinleştirilerek bu parseller yönünden tescil işlemi yapılmış olması nedeniyle mükerrer sicil oluşmasını önlemek amacıyla yeniden karar verilmesine yer olmadığına; dava konusu 64 parsel ... taşınmaz hakkında ise, yine ...Kadastro Mahkemesi'nin 2000/12 Esas ve 2002/4 Karar ... ilamı ile karar verilmiş olduğu, bu kararda müdahil ...’nin davasının reddine karar verildiği ve kararın kesinleştirilerek bu parseller yönünden tescil işlemi yapılmış olduğu anlaşıldığından,

mükerrer sicil oluşmasını önlemek amacıyla yeniden karar verilmesine yer olmadığına; dava konusu 344, 445 ve 493 parsel ... taşınmazların ise mera olarak sınırlandırılmasına, çekişmeli taşınmazlar hakkında verilen toprak tevzi komisyon kararlarının iptaline " karar verilmiş; hüküm, davalı ... mirasçısı ..., davacılar ... ve ... vekili ile davalı - davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

IV. Değerlendirme

1. Kadastro Mahkemesinin görevi, aktarılan davanın kapsamı ile sınırlı olup, kapsam dışında kalan taşınmazlar ancak başkaca bir davanın konusunu oluşturabilecektir.

Çekişmeli 10 ve 29 parsel ... taşınmazlar yönünden yapılan incelemede, davacı ... ... vekili tarafından tespit gününden evvel açılan ve ilk olarak Palu Asliye Hukuk Mahkemesinin 1966/34 Esas numarasına kaydedilen davada, davacı vekilinin 03.04.1967 tarihli dilekçesi ile tevzinin 8 (kadastronun 10) nolu parseli ile tevzinin 23 (kadastronun 29) nolu parselinin dava konusu olduğu bildirilmiş olup, bozma öncesi verilen 26.07.1999 tarihli ve 1989/165 Esas,1999/3 Karar ... kararla,

davacı ... ...'nın davasının sübut bulmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş (her ne kadar ... ... davasının kapsamı yöntemince belirlenmemiş ise de) ve verilen bu ret kararı sadece davalılar Hazine ve Köy Tüzelkişiliği tarafından temyiz edildiğinden, bir başka ifade ile, davacı ... ... yahut mirasçıları tarafından anılan ret kararının temyiz edilmediğinden,

aleyhine verilen ret kararının kesinleştiği ve bunun davacı ... ... mirasçılarını bağlayacağı, dolayısıyla bu parseller bakımından aktarılan davanın kapsamının belirlenmesinin sonuca etkili olmayacağı ve bu parsellere yönelen başkaca bir dava yahut davaların da bulunmadığı dosya kapsamından anlaşıldığından, iş bu taşınmazların önceki kararı temyiz eden Hazine adına tesciline edilmiş olması karşısında, bu parseller hakkındaki hükme yönelen, aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Ancak; çekişmeli bu taşınmazlar, malik haneleri açık bırakılmak suretiyle, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 5 ... maddesi uyarınca tespit edilmiş olup İlk Derece Mahkemesince, "malik hanelerinin Hazine adına doldurulmasına" şeklinde karar verilmesi gerekirken, "tespit gibi Hazine adına tesciline" şeklinde hüküm kurulması isabetsiz ve bozmayı gerektirmekte ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden anılan parseller hakkındaki hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

3. Yukarıda (1) nolu bent dışında kalan ve mahkemece hakkında hüküm kurulan yahut dosya arasında tutanak asılları bulunup haklarında olumlu olumsuz hüküm kurulmayan diğer tüm taşınmazlar yönünden yapılan inceleme ve temyiz itirazlarının değerlendirilmesinde ise; Kadastro Hakimi, infazı mümkün doğru sicil oluşturmakla yükümlü olduğu gibi, mahkemece davaya konu edilen istemler yönünden olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerektiği de kuşkusuzdur. Ayrıca 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 297 nci maddesindeki düzenlemeye göre de, verilen hükümde, taleplerden her biri hakkında taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.

a) Çekişmeli 67 ve 343 parsel ... taşınmazlar, hem ... tarafından kadastro tespit gününden evvel genel mahkemede açılıp kadastro mahkemesine devredilen (Palu Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1966/18 Esas ... dosyadan gelen) Palu Kadastro Mahkemesinin 1979/121 Esas ... davada, hemde bu dosyada verilen hükmün bozulmasına ilişkin Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 1986/3714 Esas, 1986/5957 Karar ... ilamında belirtildiği üzere 1979/122 Esas ... davada dava konusu olduğu halde bu parseller hakkında olumlu yada olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru görülmemiştir.

b) Yine; çekişmeli 295 parsel ... taşınmaz yönünden da olumlu yada olumsuz bir karar verilmemiş olup, çekişmeli taşınmaz, Asliye Hukuk Mahkemesinde davacı ... tarafından açılan davada, dava konusu olduğundan bahisle malik hanesi açık bırakılarak tespit edildiği halde ve anılan parselin tutanak aslı dosya arasında bulunmasına rağmen, ilk derece mahkemesince bu taşınmaz hakkında sicil oluşturacak şekilde bir karar verilmemiş olması da isabetsizdir.

c) Dosya arasında tutanak asılları bulunan 9, 12, 21, 34, 93, 97, 117, 363, 483, 411, 413, 416 ve 139 parsel ... taşınmazların, ilgili sütunlarında yazılı toprak tevzi tapu kayıtları nedeniyle Hazine adına tespit edildikleri, ancak tutanaklarının üzerinde davacı ... ... (...) tarafından açılan Asliye Hukuk Mahkemesinin 1969/116 Esas ... dosyasında davalı olduklarından bahisle malik hanelerinin açık bırakılmış olduğu anlaşılmakta olup "Mahkemece öncelikle aktarılan davanın kapsamının yöntemine uygun şekilde belirlenmesi;

bunun için davanın dayandığı dava dilekçesinin yerel bilirkişilere okunarak dilekçede tarif edilen taşınmazların kadastro sırasında hangi parsel ya da parseller adı altında işlem gördüğünün duraksamaya meydan vermeyecek şekilde kadastro paftası da yerine uygulanmak suretiyle belirlenmesi, uzman bilirkişiden keşfi ve uygulamayı izlemeye elverişli ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması" şeklindeki Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 23.03.2004 tarihli ve 2004/537 Esas, 2004/1056 Karar ... bozma ilamında gösterildiği şekilde inceleme ve araştırma yapılmadığından, bir başka ifade ile,

bu taşınmazların davacı ... ...'nın davasına konu olup olmadıkları yöntemince araştırılıp tespit edilmediğinden, anılan parsellerin gerçekten aktarılan davanın konusu olup olmadığı anlaşılamamıştır.

Hal böyle olunca. İlk Derece Mahkemesince, davacı ... ... tarafından açılan dava yönünden hükmüne uyulan bozma ilamı çerçevesinde yapılacak araştırma ve incelemeden sonra anılan parsellerin ... 'nın açtığı aktarılan davanın kapsamı içerisinde kalıp kalmadığı belirlenmeli; kalıyorlarsa tarafların bildirdikleri ve bildirecekleri deliller ile 3402 ...

Kanun'un 30/2 nci maddesi uyarınca re'sen yapılacak inceleme ile ulaşılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmeli ve karar verilirken.

Asliye Hukuk Mahkemesinin 966/39 Esas numarasında, (Fikri oğlu) ... vs. tarafından, Hazine aleyhine açılan dava, Palu Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.6.1985 tarihli ve 1979/399 Esas, 1985/143 Karar ... kararı ile 363 parsel ... taşınmazın, dosya davacıları adına tescillerine karar verildiği ve verilen bu kararın 03.02.1986 tarihli ve 1986/951 Esas, 1986/726 Karar ... ilamla ile onandığı ve onama üzerine -tashihi karar talebinde bulunulmadığından- hükmün 19.03.1986 tarihinde kesinleştiği ve taşınmazın tapuya tescilinin sağlandığı gözetilmeli;

yine 9, 12 ve 21 parsel ... taşınmazların her üçünün 07.06.1988 tarihli ve 550 yevmiye ile “Kadastro tespiti davalı veya komisyonda itirazlı yerlerin tescili” nedeniyle. 34 parsel ... taşınmazın "Tapulama nedeniyle” ve 24.6.1986 tarihli ve 957 yevmiye nolu. 139 parselin aynı tarihli ve 953 yevmiye nolu. 411 parsel ... taşınmazın aynı tarihli ve 950 yevmiye nolu.

413 parsel ... taşınmazın aynı tarihli ve 949 yevmiye nolu işlemle, 483 parsel ... taşınmazın ise "hükmen tescil" nedeniyle ve 7.7.1994 tarihli ve 495 yevmiye numaralı işlem ile tapuya kaydedilmiş olmaları nedeniyle, tescile esas işlemlerin sebepleri araştırılmak suretiyle haklarında olumlu yada olumsuz bir karar verilmesi gerektiği dikkate alınmalı; anılan taşınmazların aktarılan davanın kapsamı dışında kaldığının anlaşılmaları halinde ise, tutanak asıllarının tapu müdürlüğüne iadesine karar verilmeli.

93 - 97 ve 117 parsel ... taşınmazlar yönünden ise, geri çevirme kararına rağmen tapu kayıtları dosya arasına gönderilmemiş olduğundan, bu parsellerin tapuya tescillerinin sağlanıp sağlanmadığı araştırılarak, tapuya tescilleri yapılmış ise tutanak asıllarının tapu müdürlüğüne iadesine karar verilmeli; malik haneleri hala boş ise, tespitin olağan usullere göre tamamlanması için tutanak asıllarının kadastro müdürlüğüne iade edilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmelidir.

İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar göz ardı edilerek, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.

ç) Dosya arasında tutanak aslı bulunan 340 ve 341 parsel ... taşınmazlar hakkında olumlu yada olumsuz bir hüküm kurulmadığı gibi, 340 parselin tutanağının malik hanesi dolu olup üzerinde yahut edinme sütununda davalı olduğuna dair bir belirtmede bulunmadığı; yine 341 parsel ... taşınmazında mera olarak tespit edilip tutanakların üstlerinde yahut edinme sütunlarında davalı olduklarına dair bir belirtmede bulunmadığı halde, anılan parsellerin, yukarıda ayrıntısı ile açıklanan aktarılan davaların kapsamında kalıp kalmadığı, bir başka ifade ile eldeki davalara konu olup olmadıkları, değillerse tutanak asıllarının neden dava dosyası içerisinde yer aldığı da anlaşılamamıştır.

d) Dosya arasında tutanak asılları bulunup yine haklarında olumlu olumsuz bir karar verilmeyen 83 - 120 - 495 - 342 ve 485 parsel ... taşınmazların, tespit gününden evvel davacı ... ve müşterekleri tarafından açılan Palu Asliye Hukuk Mahkemesinin 1966/1 Esas numaralı dosyasında dava konusu oldukları kabul edilmiş ve davacılar vekili de 25.03.1980 tarihli celsede bu parsellerin de davalarına konu olduğunu bildirmiş olup, bu taşınmazların aktarılan davaların konusu olup olmadıkları dosya kapsamından kesin olarak anlaşılamadığından İlk Derece Mahkemesince,

anılan taşınmazların aktarılan bu dava ile yine aktarılan davacı ... ...'nın davasına konu olup olmadıklarının kesin olarak belirlenmesi; bunun sonucuna göre, aktarılan davanın konusu olmadıklarının anlaşılması halinde İlk Derece Mahkemesince, 83 ve 120 parseller yönünden tapu kaydının oluştuğu (geri çevirme kararı sonucunda 83 parselin 23.2.1999 tarihli ve 90 yevmiye numaralı işlem ile 120 parsel ... taşınmazın ise kadastro sonucu 16.01.1970 tarihinde kesinleştiği belirtildiğine göre) dikkate alınarak ve mera vasfıyla sınırlandırılan 342 parselin ise özel siciline tescil edilmesi için,

bu taşınmazlara ait tutanakların tapu müdürlüğüne iadesine karar verilmesi. 495 parselin ise malik hanesi açık olduğu için tutanağının olağan usullere göre tamamlanması için kadastro müdürlüğüne gönderilmesi gerekmektedir.

İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.

e) Dosya arasında tutanak aslı bulunan 485 parsel yönünden ise yukarıdaki (c) bendinde yazılı olan hususlara ek olarak, bu taşınmazın ve yine dosya arasında tutanak asılları bulunup yine haklarında olumlu olumsuz bir karar verilmeyen ve yine Sulh Hukuk Hukuk Mahkemesinin 1966/29 Esas numaralı dosyasında davalı bulunduklarından bahisle malik haneleri açık bırakılmış olan 63, 65, 76, 77, 78 ve 486 parsel ... taşınmazların, davacı Hazinenin, davalı ... aleyhine, tevzi tapu kaydına dayanarak açtığı ve Sulh Hukuk Mahkemesinde 1966/39 Esas numarasını alan ve taşınmazların bulunduğu yörede kadastro çalışmaları yapılması üzerine,

25.12.1969 tarihli celse tutanağında davacı Hazine davasına konu edildiğinin de yazılı olmasına rağmen, bu parseller hakkında da sicil oluşturacak şekilde bir karar verilmemiş olması isabetsizdir.

Hal böyle olunca. İlk Derece Mahkemesince, anılan parsellerin, aktarılan davanın konusu olup olmadığının kesin olarak belirlenmesi; aktarılan davanın konusu iseler tarafların bildirdikleri ve bildirecekleri deliller ile 3402 ...

Kanun'un 30/2 nci maddesi uyarınca re'sen yapılacak inceleme sonucuna göre bir karar verilmesi; aktarılan davaların konusu olmadıklarının anlaşılması helinde ise, malik haneleri hala açık olduğu için tutanaklarının olağan usullere göre tamamlanmak üzere kadastro müdürlüğüne iade edilmesi gerekirken, bu yönde hüküm tesis edilmemiş olması isabetsiz olduğu gibi;

davacı ... tarafından açılan dava sonucunda, Palu Tapulama Mahkemesinin 11.7.1983 tarihli ve 1979/121 Esas, 1983/239 Karar ... kararı ile 65 parsel ... taşınmaz aktarılan davanın konusu kabul edilerek hakkında hüküm kurulmuş olduğu halde, iş bu temyize konu davada bu parsel hakkında hüküm kurulmamış olması ve anılan parsel hakkında hüküm kurulmama nedeninin açıklanmamış olması da usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.

f) Yine dosya arasında 122, 21, 116, 154, 94, 81 ve 80 parsel ... taşınmazlara ait tutanak asılları mevcut olup, anılan parsellerin tutanak asıllarının incelenmesinde, Asliye Hukuk Mahkemesinin 1966/13 Esas ... dosyasında dava konusu olduklarından bahisle malik haneleri açık bırakıldıkları anlaşılmakta olup, bahsi geçen 1966/13 Esas ... dava dosyasının eldeki davalarla ilgisi olup olmadığı tespit edilememiş; eldeki davaların, görevsizlik, yetkisizlik, birleştirme, bozma üzerine kaydedildiği esaslar incelendiğinde, eldeki davanın Asliye Hukuk Mahkemesinin 1966/13 Esas ... dosyasıyla ilgisi de tespit edilemediği gibi yine dosya arasında hakkında hüküm kurulan 13 parsel ... taşınmazın tutanak aslının da bulunmadığı anlaşılmaktadır.

İlk Derece Mahkemesince, tutanak aslı dosya arasında bulunmayan 13 parsel ... taşınmaz hakkında hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, tutanak aslı dosya arasında bulunan 122, 21, 116, 154, 94, 81 ve 80 parsel ... taşınmazlara ait tutanak asıllarının hangi sebeple dosya arasında bulunduğunun açıklanmaması ve bu parseller hakkında olumlu yada olumsuz bir karar verilmemiş olması da doğru görülmemiştir.

4. Çekişmeli 140 ve 105 nolu parseller bakımından yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince, iş bu parseller hakkında ...Kadastro Mahkemesinin 1989/170 Esas, 1991/28 Karar ... ilamı ile karar verilmiş olduğu ve bu karar doğrultusunda tescil işlemlerinin yapılmış olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle bu parseller yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Ne varki, anılan taşınmazların, kadastro tutanaklarının malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edildikleri anlaşılmakta olup, bu taşınmazların dosya arasında bulunan tapu kütük sayfaları ile tapu kayıtlarının incelenmesinde 12.07.1994 tarih ve 505 yevmiye numaralı "komisyon kararı"na istinaden, belirtilen tarihte ... ve paydaşları adına tapuya tescil edildiklerinin belirtildiği tespit edilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde belirtilen ...Kadastro Mahkemesinin 1989/170 Esas, 1991/28 Karar ... karar örneği dosya arasında mevcut ise de bu kararda kesinleşme şerhi bulunmadığından, anılan kararın kesinleşip kesinleşmediği dosya kapsamından tespit edilemediği gibi; tapu kütük sayfalarında yer alan edinme sebebinin "hükmen tescil" değil "komisyon kararı" olması karşısında, yapılan tapuya tescil işleminin kesinleşen mahkeme kararına istinaden mi yoksa komisyon kararı uyarınca mı yapıldığı hususunda tereddüt oluşmuş ve tescile esas tarih ve yevmiye numarası belirtilen işlemin (tescil sebebinin) ne olduğu da anlaşılamamıştır.

Öte yandan; davacı ... ... tarafından açılan dava yönünden hükmüne uyulan, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 23.3.2004 tarihli ve 2004/537 Esas, 2004/1056 Karar ... bozma ilamınında "..

Mahkemece öncelikle aktarılan davanın kapsamının yöntemine uygun şekilde belirlenmesi; bunun için davanın dayandığı dava dilekçesinin yerel bilirkişilere okunarak dilekçede tarif edilen taşınmazların kadastro sırasında hangi parsel ya da parseller adı altında işlem gördüğünün duraksamaya meydan vermeyecek şekilde kadastro paftası da yerine uygulanmak suretiyle belirlenmesi ..." gereğine işaret edildiği halde, aktarılan davacı ... ... tarafından açılan davanın kapsamı da açıklanan şekilde belirlenmediğinden, bu taşınmazların davacı ... ...'nın davasına konu olup olmadığı da yöntemince tespit edilmemiş;

şayet bu parseller, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesi ve hükmünde belirtildiği gibi ...Kadastro Mahkemesinin 1989/170 Esas, 1991/28 Karar ... kararına istinaden tapuya tescil edilmiş ise tutanak asıllarının neden eldeki dava dosyası içerisinde muhafaza edildiği ve hükme esas alınan 26.10.2007 tarihli keşifte, hangi nedenle çekişmeli bu parseller hakkında keşif yapılarak bilirkişi raporu düzenlendiği de anlaşılamamıştır.

Hal böyle olunca. İlk Derece Mahkemesince, öncelikle çekişmeli taşınmazların tapuya tescillerinin sebebi olarak tapu kütüğünde gösterilen 2.7.1994 tarihli ve 505 yevmiye numaralı işleme esas bilgi ve belgeler Tapu Müdürlüğünden getirtilerek dosya arasına konulmalısı;

yine ...Kadastro Mahkemesinin 1989/170 Esas, 1991/28 Karar ... dava dosyası varsa kesinleşme şerhli karar örneği ile birlikte getirtilerek dosya arasına konulması ve davacı ... ... tarafından açılan dava yönünden hükmüne uyulan bozma ilamı çerçevesinde yapılacak araştırma ve incelemeden sonra anılan parsellerin davacı ... ...'nın açtığı aktarılan davanın kapsamında kalmadığının belirlenme ve bu davanın kapsamı dışında kaldığının anlaşılması halinde, çekişmeli taşınmazların tutanak asıllarının 1989/170 Esas, 1991/28 Karar ... dava dosyasıyla birlikte Tapu Müdürlüğüne iade edilmesi gerekirken, bu hususlar göz ardı edilerek,

açıklanan şekilde araştırma ve inceleme yapılmadan, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsizdir.

5. Çekişmeli 96 parsel yönünden yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince, bu taşınmazın aktarılan davaların kapsamında kaldığı kabul edilerek, davacı ... mirasçıları adına, miras payları oranında tapuya tesciline karar verilmiş ise de, yukarıdaki bentte açıklanan şekilde davacı ... ... tarafından açılan davanın kapsamı yöntemince belirlenmediğinden ve aşağıdaki paragrafta açıklanan nedenler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, bu parselin aktarılan davanın konusu olup olmadığı hususunda teredüt hasıl olmuştur.

Şöyle ki; anılan taşınmazın kadastro tespit tutanağı incelendiğinde, toprak tevzi çalışmaları sonucu oluşan tapu kaydına istinaden Hazine adına tespit edildiği ve itiraz edilmediğinden bahisle tutanağın 16.1.1970 tarihinde kesinleşmiş olduğu görülmektedir.

Ayrıca; dosya arasında bulunan taşınmaza ait tapu kütük sayfaları ile tapu kayıtlarının incelenmesinde de, bu taşınmazın 23.2.1999 tarihli ve 90 yevmiye numaralı işlemle ve “hükmen tescil - mahkeme kararı” nedeniyle tapuda (... evlatları) ..., ..., ..., ... ve ... ile (... oğlu) ... adına tapuda tescilli bulunduğu anlaşılmaktadır.

Öte yandan; iş bu taşınmaza ait ve dosya arasında bulunan Asliye Hukuk Mahkemesinin 1989/181 Esas, 1995/94 Karar ... ve 13.09.1996 tarihinde kesinleşen kararının incelenmesinde ise, çekişmeli 96 parsel ... taşınmaz hakkında, davacı ... tarafından açılan dava sonucunda, Palu Asliye Hukuk Mahkemesinin 1986/164 Esas, 1987/255 Karar ...

(Yargıtay 8.Hukuk Dairesinin 27.6.1988 tarihli ve 1988/6914 Esas, 8878 Karar ...) onama kararı üzerine 03.11.1988 de kesinleşen kararıyla taşınmazın Hazine adına olan tapu kaydının 1/6 hisse oranında iptali ile bu payın (... oğlu) ... adına tapuya tesciline karar verildiği, taşınmazın bakiye 5/6 hissesi bakımından ise yine ...Asliye Hukuk Mahkemesinin 1989/181 Esas, 1995/94 Karar ... ve 13.9.1996 kesinleşme tarihli kararı ile Hazine adına olan 5/6 hissenin iptali ile (... evlatları) ..., ..., ..., ... ve ... adlarına 1/6 şar hisse ile tesciline karar verilmiş olduğu anlaşılmaktadır.

İlk Derece Mahkemesince verilen bu son kararda ise, bu kez de yukarıda açıklanan hükmen tescil kararları ile çelişki yaratacak şekilde, lehine tescili hükmü kurulan mirasçıların kimler olduğu ve payları belirtilmeksizin, taşınmazın tamamının ... mirasçıları adına miras payları oranında tapuya tesciline karar verildiği ve böylelikle taşınmazın davacı ... ... tarafından açılan davanın kapsamına girip girmediği araştırılmaksızın, infazda tereddüt yaratacak şekilde hüküm tesis edildiği anlaşılmaktadır.

Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, öncelikle davacı ... ... tarafından açılan dava yönünden hükmüne uyulan bozma ilamı çerçevesinde yapılacak araştırma ve incelemeden sonra çekişmeli 96 parsel ... taşınmazın davacı ... ...'nın açtığı aktarılan davanın kapsamında kalıp kalmadığının yöntemince belirlenmesi, şayet davacı ... ... tarafından açılan davanın kapsamında kalmıyor ise taşınmazın kadastro tespitinin itirazsız olarak kesinleşmiş olduğu ve yukarıda açıklanan mahkeme ilamları ile de hükmen tescil edildiği dikkate alınarak, taşınmazın tutanak aslının tapu müdürlüğüne iade edilmesi ile yetinilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.

6. Çekişmeli 64 parsel ... taşınmaz yönünden yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince, temyize konu olan iş bu kararla, ...ilçesi ... Köyünde kain 64 nolu parsel yönünden, " ...Kadastro Mahkemesinin 2000/2 Esas, 2000/4 Karar ... ilamı (bu dosyada sadece 64 parsel dava konusu) ile 64 nolu parsel yönünden karar verilmiş olduğu, bu karar da müdahil ...'nin davasının reddine karar verilmiş olduğu ve ilgili kararın kesinleştiği anlaşılmış olmakla bu parsel yönünden karar verilmesine yer olmadığına" şeklinde hüküm kurulmuş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.

Şöyle ki; ...Kadastro Mahkemesinin 2000/2 Esas, 2000/4 Karar ... ilamının incelenmesinde, çekişmeli 64 parsel ... taşınmazın, ... ... mirasçıları ... ve müşterekleri adlarına 1/6 şar hisselerle tapuya tesciline, asli müdahil ...’nin iş bu parsele yönelik davasının ise reddine karar verildiği, verilen kararın, davalı Hazine vekili ile müdahil davacı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 06.12.2005 tarihli ve 2005/7927 Esas,11943 Karar ... ilamıyla; "...

Müdahil davacı ... lehine çekişmeli taşınmaz üzerinde zilyetlikle iktisap koşulları oluşmadığı, dosya içerisinde dinlenen tüm mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile sabit olduğundan, tüm temyiz itirazlarının reddi ile müdahil aleyhine olan hükmün onanmasına,

davalı Hazinenin temyiz itirazlarına gelince, mahkemece çekişmeli 64 parsele komşu parsel kayıtları ve dayanakları ile komşu parsellerin toprak tevzi çalışmaları sırasında Hazine adına olup tespitlerine esas alınan tapu kayıtları getirtilip yöntemine uygun şekilde uygulanmadan ve davalı olmaları nedeniyle henüz kadastrosu kesinleşmemiş bulunan komşu parsellere ilişkin dava dosyalarıyla iş bu dava dosyasının birleştirilmesi düşünülmeden karar verildiğinden yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermeye yeterli olmadığı açıklanarak,

hükmün bozulmasına ... " karar verildiği ve bu bozma ilamı sonrası davanın, ...Kadastro Mahkemesinin 2006/1 Esas sırasına kaydedildiği ve bilahare aralarında fiili ve hukuki irtibat bulunduğundan bahisle eldeki dava ile birleştirildiği görülmektedir.

Buna göre; asli müdahil ... yönünden aleyhine olan önceki karar kesinleşmiş ise de, 64 parsel ... taşınmaza yönelik davalı Hazinenin temyiz itirazları kabul edilek hüküm bozulmuş olduğuna göre, 64 parsel yönünden ortada kesinleşen bir ilam bulunmamaktadır. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, hükmüne uyulan Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi' nin 06.12.2005 tarihli ve 2005/7927 Esas,11943 Karar ... ilamı çerçevesinde araştırma yapılmak suretiyle 64 parsel hakkında sicil oluşturacak şekilde bir hüküm kurulması gerekirken, malik hanesi açık olan bu parsel hakkında karar verilmesine yer olmadığına yönünde hüküm tesis edilmesi isabetsizdir.

7. İlk Derece Mahkemesince, 185, 198 ve 487 parsel ... taşınmazlar yönünden, davacı ... ... yararına zilyetlikle edinim koşullarının oluştuğu kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, bu parseller yönünden yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmadığı gibi, hükmüne uyulan bozma ilamının gerekleri de tam olarak yerine getirilmemiştir.

Şöyle ki; anılan taşınmazlar, malik haneleri doldurulmak suretiyle 487 ve 198 parseller ... ... adına.

185 parsel ... taşınmaz ise ... ve müşterekleri adına, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle belgesizden tespit edilmiş; ...Kadastro Mahkemesinin 26.7.1999 tarihli ve 1989/165 Esas, 1999/ 3 Karar ... kararı ile, bu taşınmazların, ... kızı ... adına tapuya tesciline, taşınmazlara ilişkin toprak tevzi komisyonu kararının iptaline karar verilmiş olup bu kararın, temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 23.03.2004 tarihli ve 2004/537 Esas, 2004/1056 Karar ... ilamıyla; "...

Mahkemece öncelikle aktarılan davanın kapsamının yöntemine uygun şekilde belirlenmesi; bunun için davanın dayandığı dava dilekçesinin yerel bilirkişilere okunarak dilekçede tarif edilen taşınmazların kadastro sırasında hangi parsel ya da parseller adı altında işlem gördüğünün duraksamaya meydan vermeyecek şekilde kadastro paftası da yerine uygulanmak suretiyle belirlenmesi,

uzman bilirkişiden keşfi ve uygulamayı izlemeye elverişli ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması.." gereğine değinilerek bozulmasına karar verildiği halde, aktarılan davanın kapsamı hükmüne uyulan bozma ilamında açıklanan şekilde belirlenmemiş ve mahkemenin hangi gerekçe ile anılan parselleri aktarılan davacı ... ...' nın davası kapsamında kabul ettiği hüküm yerinde tartışılmamıştır.

Bundan ayrı olarak; çekişmeli 487 parsel ... taşınmaz hakkında "... ... mirasçıları" adına tescili şeklinde, adı geçenin mirasçıları belirlenmeden infaza elverişli olmayacak şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsiz olduğu gibi; çekişmeli 198 parsel ... taşınmazın dosya arasına 2005 tarihinde gelen tapu kayıtlarına göre, ifrazen 743 ve 744 parsellere ayrıldığı ve bunlardan 743 parsel ... taşınmazın 300 m2 yüzölçümlü olarak,“kanal vasfıyla”, 14.4.1987 tarihli ve 640 yevmiye ... işlemle ...

Genel Müdürlüğü adına, 744 parsel ... taşınmazın ise 1700 metrekare yüzölçümlü olarak 10.10.2001 tarihli ve 733 yevmiye numaralı işlemle ve “intikal” nedeniyle (... kızı) ... adına tapuya tescil edildiği; daha sonra 744 parsel ... taşınmazın da 16.04.2007 tarihli ve 357 yevmiye numaralı işlemle ve “kamulaştırma” nedeniyle tekrar ifraz edilerek 1128 ve 1129 parsellere ayrıldığı ve ifrazen oluşan 1128 parsel ...

171,67 metrekare yüzölçümlü taşınmazın aynı tarih ve yevmiye numaralı işlemle Hazine adına “yol” vasfıyla tapuya tescil edildikten sonra, Hazine tarafından 20.6.2014 tarihli ve 1187 nolu “tashih” işlemi ile Karayolları Genel Müdürlüğü adına tapuya tescil edildiği ve yine ifrazen oluşan 1129 parsel ...

1.528,33 metrekare yüzölçümlü taşınmazın ise, “tarla” vasfıyla ve 16.04.2007 tarihli ve 357 yevmiye nolu işlemle (... kızı) ... adına tescil edildiği halde, ilk derece mahkemesince, belirtilen ifraz, kamulaştırma vb. işlemlere esas bilgi ve belgeler varsa mahkeme kararları da getirilip denetlenmemiş; yine dosya kapsamından, 185 parsel ... taşınmazın, 1988 yılında yapılan kamulaştırma nedeniyle üç parçaya ifraz edilerek 804 - 805 ve 806 parsel ... taşınmazların oluştuğu, bunlardan 804 parselin 22.04.1988 tarihli ve 334 yevmiye nolu işlem ile 312.00 m2 yüzölçümlü olarak “tarla” vasfıyla Hazine adına tescil edildiği;

diğer ifraz parselleri olan 805 nolu taşınmaz 2735,00 m2 yüzölçümlü olarak, 22.4.1988 tarihinde "hükmen - mahkeme kararı" nedeniyle, 806 parsel ...

3953.00 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise 16.01.1970 tarihinde " tapulama nedeniyle " (... kızı) ..., (... oğlu) ..., (... ... evlatları) ... ve ... ... ile (... ... evladı) ...; (... evlatları) ...,...,... ve ... adlarına tescil edilmiş olduğu anlaşılmakta olup, ilk derece mahkemesince bu bilgi ve belgeler de getirtilip değerlendirilmemiş ve yapılan kamulaştırma ve ifraz ve tahsis işlemleri sonucu tapuda malik olan ...

Genel Müdürlüğü ve Karayolları Genel Müdürlüğünün davaya katılımları sağlanarak yöntemince taraf koşulu tamamlanmamıştır.

Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince öncelikle, davacı ... ... tarafından açılan dava yönünden hükmüne uyulan bozma ilamı çerçevesinde yapılacak araştırma ve incelemeden sonra çekişmeli taşınmazın davacı ... ...'nın açtığı aktarılan davanın kapsamında kalıp kalmadığının yöntemince belirlenmesi; şayet davacı ... ...'nın açtığı davanın kapsamı dışında kalıyor ise çekişmeli taşınmazların tapu kayıtlarının oluşmuş olduğu dikkate alınarak taşınmazların tutanak asıllarının (zaten tapuya tescilleri sağlandığı için) tapulama müdürlüğüne iade edilmesi gerekirken, belirtilen şekilde araştırma ve inceleme yapılmaksızın hüküm kurulmuş olması isabetsizdir.

8. Çekişmeli 137 parsel ... taşınmaz yönünden yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince, bu taşınmazın ... ... mirasçıları adına miras payları oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş ise de, taşınmazın 05.12.2000 tarihli ve 700 yevmiye nolu işlemle " kanal " vasfıyla Hazine adına tapuya tescil edilen 481,00 m2 yüzölçümlü 1156 ... ve yine tarla vasfıyla aynı tarihte yine Hazine adına ifrazen tescil edilen 23.019,00 m2 yüzölçümlü 1157 ... parsellere ifraz edildiği halde, söz konusu ifrazen tescil işlemlerine esas bilgi ve belgeler getirilip değerlendirilmediğinden ve taşınmazın, davacı ... ... tarafından açılan aktarılan davanın kapsamında kalıp kalmadığı da yöntemince belirlenmediğinden, verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğundan söz edilemez.

9. Çekişmeli 106 parsel ... taşınmaz yönünden yapılan incelemede. Dosya arasında bulunan tapu kaydına göre, bu taşınmazın 23.2.1999 tarihli ve 90 yevmiye numaralı işlemle ve " hükmen tescil " nedeniyle tapuda (... evlatları) ..., ..., ..., ... ve ... ile (... oğlu) ... adına tapuda kayıtlı olduğu;

dosya arasında mevcut bu taşınmaza ait Asliye Hukuk Mahkemesinin 1989/181 Esas, 1995/94 Karar ... ve 13.9.1996 tarihinde kesinleşen kararının incelenmesinde ise, 106 parsel ... taşınmaz hakkında, ... tarafından açılan dava sonucunda, Palu Asliye Hukuk Mahkemesinin 1986/164 Esas, 1987/255 Karar ... onama (Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 27.6.1988 tarihli ve 1988/6914 Esas, 8878 Karar ... ilamı) kararı üzerine 03.11.1988 de kesinleşen kararıyla, taşınmazın Hazine adına olan tapu kaydının 1/6 hisse oranında iptali ile bu payın (... oğlu) ... adına tapuya tesciline karar verildiği;

taşınmazın bakiye 5/6 hissesi bakımından ise, yine ...Asliye Hukuk Mahkemesinin 1989/181 Esas, 1995/94 Karar ... ve 13.09.1996 kesinleşme tarihli kararıyla, Hazine adına olan 5/6 hissenin iptali ile davacılar (... evlatları) ..., ..., ...,... ve ... adlarına 1/6 şar hisse ile tesciline karar verilmiş olduğu anlaşılmaktadır.

İlk Derece Mahkemesince verilen bu son kararda ise, bu kez de yukarıda açıklanan hükmen tescil kararları ile çelişki yaratacak şekilde, lehine tescili hükmü kurulan mirasçıların kimler olduğu ve payları belirtilmeksizin, taşınmazın tamamının ... mirasçıları adına miras payları oranında tapuya tesciline karar verildiği ve böylelikle taşınmazın davacı ... ... tarafından açılan davanın kapsamına girip girmediği araştırılmaksızın, infazda tereddüt yaratacak şekilde hüküm tesis edildiği anlaşılmaktadır.

Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, öncelikle davacı ... ... tarafından açılan dava yönünden hükmüne uyulan bozma ilamı çerçevesinde yapılacak araştırma ve incelemeden sonra çekişmeli 106 parsel ... taşınmazın davacı ... ...'nın açtığı aktarılan davanın kapsamında kalıp kalmadığının yöntemince belirlenmesi, şayet davacı ... ... tarafından açılan davanın kapsamında kalmıyor ise taşınmazın kadastro tespitinin itirazsız olarak kesinleşmiş olduğu ve yukarıda açıklanan mahkeme ilamları ile de hükmen tescil edildiği dikkate alınarak, taşınmazın tutanak aslının tapu müdürlüğüne iade edilmesi ile yetinilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.

Yine.

İlk Derece Mahkemesince 114 parsel ... taşınmaz hakkında yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, bu taşınmazın 05.12.2000 tarihli ve 699 yevmiye nolu işlemle “kanal” vasfıyla Hazine adına aynı tarihte tapuya tescil edilen 394,00 m2 yüzölçümlü 1151 parsel ile (... kızı) ... ile (... evlatları) ... ..., ... (ve baba isimleri yazmayan) ...,...ve ... adlarına aynı tarih ve yevmiye ile ifrazen kaydedilen 1152 parseller altında ifrazen tapuya tescil edildikleri, bu hususun 28.02.2005 tarihinde dosya arasına gelen tapu kayıtlarından anlaşıldığı,

ayrıca bu taşınmaza ilişkin ...Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1995/116 Esas, 1995/139 Karar ..., davacısı ... ve arkadaşları, davalısı Hazine olan ilama göre de taşınmazın Hazine adına olan 64/96 hissesini iptal edip ...’ler adına tescil edildiği ve bu kararın Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 24.3.1997 tarihli ve 1996/7054 Esas,1997/2168 Karar ... kararı ile onanarak 01.05.1997 tarihinde kesinleşmiş olduğunun anılan ilamda yazılı olduğu tespit edildiği halde, tapuda yapılan ifraz işleminin nedeni üzerinde durulmamış ve bu hususa ilişkin bilgi ve belgeler getirtilip değerlendirilmemiş olduğu gibi,

davacı ... ... tarafından açılan davanın kapsamı da yöntemince araştırılıp belirlenmediğinden, çekişmeli taşınmazın söz konusu davanın kapsamında olup olmadığı hususunda da tereddüt hasıl olmuştur.

Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, öncelikle davacı ... ... tarafından açılan dava yönünden hükmüne uyulan bozma ilamı çerçevesinde yapılacak araştırma ve incelemeden sonra çekişmeli bu taşınmazın, davacı ... ...'nın açtığı aktarılan davanın kapsamında kalıp kalmadığının yöntemince belirlenmesi, şayet davacı ... ...' nın açtığı davanın kapsamında kalmıyor ise taşınmazın tespitinin itirazsız olarak kesinleşmiş olduğu ve yukarıda açıklanan mahkeme ilamları ile de hükmen tescil edildiği dikkate alınarak, taşınmazın tutanak aslının tapu müdürlüğüne iade edilmesi ile yetinilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.

10. Çekişmeli 369 parsel ... taşınmaz yönünden yapılan incelemede; anılan taşınmazın, ilgili sütununda yazılı toprak tevzi tapu kayıtları nedeniyle Hazine adına tespit edildiği, ancak kadastro tutanağının üzerinde davacı ... ... (...) tarafından açılan Asliye Hukuk Mahkemesinin 1969/116 Esas ... dosyasında dava konusu olduğuna dair şerh bulunduğu anlaşılmakta olup İlk Derece Mahkemesince," ... öncelikle aktarılan davanın kapsamının yöntemine uygun şekilde belirlenmesi;

bunun için davacının dava dilekçesinin yerel bilirkişilere okunarak dilekçede tarif edilen taşınmazların kadastro sırasında hangi parsel ya da parseller adı altında işlem gördüğünün duraksamaya meydan vermeyecek şekilde kadastro paftası da yerine uygulanmak suretiyle tespit edilmesi, uzman bilirkişiden keşfi ve uygulamayı izlemeye elverişli ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması" yönündeki, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 23.3.2004 tarihli ve 2004/537 Esas, 2004/1056 Karar ... kararında gösterildiği şekilde inceleme ve araştırma yapılmadığından,

bir başka ifade ile taşınmazın davacı ... ...'nın açtığı davaya konu olup olmadığı yöntemince tespit edilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

11. Çekişmeli 100 parsel ... taşınmaz yönünden yapılan incelemede.

İlk Derece Mahkemesince, anılan taşınmazın ... mirasçıları adına tesciline karar verilmiş ise de, çekişmeli taşınmaz başında bozma öncesi yapılan 02.09.1998 tarihli keşifte, tespit tarihine kadar ... ve müştereklerinin taşınmaza 30 yılı aşkın süreyle zilyet oldukları bildirdildiği halde, bozma sonrası yapılan 26.10.2007 tarihli keşifte bu kez taşınmazın ... mirasçılarının zilyet ve tasarrufunda bulunduğu bildirilmiş olup, böylelikle her iki keşifte alınan beyanlar arasında, dava konusu taşınmaz üzerinde kimin zilyet olduğu hususunda çelişki oluşmasına rağmen, söz konusu beyanlar arasındaki çelişki yöntemince giderilmeksizin,

soyut ve uyuşmazlığı çözmekten uzak beyanlara itibar edilerek hüküm kurulmuş olduğundan, yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermek için yeterli olduğundan söz edilemez.

12. Çekişmeli 89 parsel ... taşınmaz yönünden yapılan incelemede.

İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazın fen bilirkişisinin raporunda yazılı olduğu haliyle ekli krokide A harfi ile gösterilen 34.104 metrekarelik kısmının müdahil davacı ... adına, B harfi ile gösterilen 26.146 metrekarelik kısmının ise ... mirasçıları adına, miras payları oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş olup, hükmüne uyulan önceki tarihli bozma ilamında "... davacı tarafın tapu kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayandığı; dayanılan tapu ve vergi kayıtlarının uygulanmadığı; zira dayanılan kayıtların Hazine lehine de delil olabileceği;

toprak tevzi komisyonunca düzenlenen belirtme tutanağının içeriğinin, onu imzası ile onaylayan kişiyi de bağlayacağı açıklanarak, ... dava konusu taşınmazların bulunduğu yerde mera tahsisi olup olmadığının araştırılması, mevcut ise tahsis kararının ve haritasının getirtilip uygulanması, belirtmelik bilirkişilerinin tanık olarak dinlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi ..." gereğine değinildiği halde, bozma ilamnının gerekleri yerine getirilmemiş;

ayrıca, çekişmeli 89 parsel ... taşınmaz yönünden 18.02.2005 harçlandırma ve havale tarihli dilekçesi ile davaya müdahil olan (... ... oğlu 1933 doğumlu) ..., 2007 tarihinde yapılan keşifte alınan beyanında, bu yerin babası ... ... ...’ten kendisine kaldığını belirttikten sonra, ifadesinin devamında, " bu yer ... ... ... (babası) ile amcam ... mirasçılarına aittir " dediği halde, A bölümünün neden sadece ... adına tesciline karar verildiği de hüküm yerinde tartışılıp açıklanmamıştır.

Ayrıca, 102 parsel ... taşınmaz hakkında 02.09.1998 tarihli keşifte, taşınmazın ..., ..., ..., ... ve ...' in, 26.10.2007 tarihli keşifte ise ... mirasçılarının zilyet ve tasarrufunda bulunduğu bildirildiği halde, söz konusu keşiflerde alınan beyanlar arasında oluşan çelişkiler giderilmeden ve hangi beyana ne sebeple üstünlük tanındığı tartışılıp gerekçeleriyle açıklanmadan ... mirasçıları adına, mirasçıların kim olduğu belirtilmeksizin, infazda tereddüt yaratacak tarzda hüküm kurulmuş olması da usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.

Öte yandan.

İlk Derece Mahkemece, 144 parsel ... taşınmazın ... ... mirasçıları adına tesciline karar verilmiş ise de, davacılar ...oğlu ... ve müşterekleri ile (... oğlu) ... ... ve arkadaşları tarafından, Asliye Hukuk mahkemesinde açılan davada, henüz kadastro geçmeden evvel 05.08.1967 ve 06.08.1967 tarihinde (208 numaralı toprak tevzi parseli üzerinde yapılan ki fen bilirkişi raporlarında 208 nolu toprak tevzi parselinin 144 numaralı kadastro parseline tekabül ettiği bildirilmiştir) yapılan keşiflerde dinlenen mahalli bilirkişilerce, davacıların kadim zilyetliğinden bahsedilmesine rağmen,

aynı keşiflerde dinlenen belirtmelik bilirkişilerinin beyanlarında, dava konusu yerlerin bidayette hali vaziyetteki boş mera neviinden yerler olduğu, 1955 yılına kadar kimsenin ekip dikmediği, 1955 yılında sürülerek tarla haline getirildiği ifade edildiği halde, anılan taşınmazın belirtilen tarihlerde gerçekten kullanılıp kullanılmadığını aydınlatmak bakımından hava fotoğraflarından yararlanılması gerektiği düşünülmemiş.

02.09.1988 tarihli keşifte, bu taşınmazın ... ...'den, ... ... ve ... ...'e mirasen intikal ettiği ve adı geçenlerce kullanıldığı, 26.10.2007 tarihli keşifte ise taşınmazın sadece ... ...'e ait olduğu belirtildiği ve dolayısıyla keşif beyanları arasında taşınmazın evveliyatı, kullanım durumu, özel mülkiyete konu yerlerden olup olmadığı, özel mülkiyete konu yerlerden ise zilyetlikle kazanım süresi ve koşullarının oluşup oluşmadığı ve oluşmuş ise kimler lehine olduğu hususlarında çelişki oluştuğu halde, söz konusu çelişkiler giderilmemiş;

yine, İlk Derece Mahkemesince, 445 parsel ... taşınmaz bakımından 1989/169 Esas ... dosyada yapılan 22.08.1991 tarihli keşifte dinlenen komşu köy mahalli bilirkişileri, çekişmeli taşınmazın miras yoluyla ...'e intikal ettiğini, 50 yılı aşkın süredir de adı geçen tarafından kullanıldığını, mera olmadığı gibi meradan açma bir yer de olmadığını beyan ettikleri halde, iş bu temyize konu son karar ile taşınmazın hangi sebeple mera olarak sınırlandırılmasına karar verildiği gerekçeli kararda tartışılıp açıklanmamıştır.

Ne var ki, dosya arasında bulunan tapu kaydına göre, anılan taşınmazın 16.9.1970 tarih ve 679 yevmiye numaralı işlemle ... adına tesciline karar verildiği ve 2018 tarihinde de kayden satış suretiyle... adına tapuda tescilli olduğu anlaşılmakta olup, bir taşınmaz hakkındaki kadastro tespiti kesinleşmeden tapuya tescil edilmiş olması hukuken yok hükmünde ise de, hak kaybına sebebiyet verilmemesi açısından, tapu maliki olan kişi yahut kişilerinde davada taraf olması gerektiği halde, İlk Derece Mahkemesince bu husus gözden kaçırılarak,

anılan tapu maliki davaya dahil edilmemiş, böylelikle yöntemince taraf teşkili sağlanmaksızın hüküm kurulması cihetine gidilmiştir.

13. İlk Derece Mahkemesince, dava konusu 8, 48, 49, 13 ve 17 parsel ... taşınmazların, Hazine adına tesciline karar verilmiş ise de, bu taşınmazlardan 8 parsel ... taşınmazın satış nedeniyle 20.03.1972 tarihli ve 677 yevmiye nolu işlemle, 10/320 hissesi ( ... oğlu) .... 310/320 hissesi ise (...oğlu) ... adına.

48 ve 49 parsel ... taşınmazların, ... ..., ... ve ... ile ... ve tapuda 2018, 2019 ve 2021 tarihlerinde yapılan kayden intikal işlemleri ile dava dışı bir çok kişi adına. 13 parsel ... taşınmazın, 07.07.1994 tarihli ve 495 yevmiye numaralı işlemle ve " hükmen tescil " nedeniyle ... ve diğerleri adına.

17 parsel ... taşınmazın ise, satış nedeniyle 16.10.1972 tarihli ve 1644 yevmiye numaralı işlemle, 310/320 hissesi (...oğlu) ..., 10/320 hissesi (... oğlu) ... adına tapuda kayıtlı olduğu ancak adı geçenlerin davada taraf olmadıkları anlaşılmaktadır.

Bir taşınmaz hakkındaki kadastro tespiti kesinleşmeden tapuya tescil edilmiş olması hukuken yok hükmünde ise de, hak kaybına sebebiyet verilmemesi açısından, tapu maliki olan kişi yahut kişilerinde davada taraf olması gerektiği halde, İlk Derece Mahkemesince bu husus gözden kaçırılarak, anılan tapu maliklerinin davaya dahil edilmemesi ve böylelikle taraf teşkilinin eksik bırakılması doğru görülmemiştir.

14. Çekişmeli 493 ve 344 parsel ... taşınmazlar yönünden yapılan incelemede; dava konusu 493 parsel ... taşınmazın, ırsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedenleriyle, ... ve müşterekleri adına tapu kaydının oluştuğu, ancak tapu kayıt maliklerinin büyük bölümünün (... hariç diğer kayıt maliklerinin) davada taraf olmadığı; dava konusu 344 parsel ... taşınmazın ise, ilgili sütununda yazılı tapu kayıtlarına, harici satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak,

(...oğlu) ... adına " Komisyon kararı " nedeniyle 29.4.1971 tarihli ve 313 yevmiye numaralı işlemle adına tapuya tescil edildiği ve yargılama sırasında bir çok kez kayden intikaller gördüğü halde, tapu maliklerinin davada taraf olarak yer almadığı anlaşılmakta olup İlk Derece Mahkemesince, taşınmazların tapu malikleri davaya dahil edilmek suretiyle yöntemince taraf teşkili sağlanmadan hüküm kurulmuş olması isabetsiz olduğu gibi, çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde yapılmış mera tahsisi olup olmadığı araştırılmadan ve 1989/169 Esas ... dosyada 22.9.1991 tarihinde yapılan keşifte,

açıkça çekişmeli 344 parsel ... taşınmazın mera niteliğinde olmadığı beyan edildiği halde, bu taşınmazlar yönünden, mahalli bilirkişi dinlenilmeksizin icra edilen 2007 tarihli keşfe değer verilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması da doğru görülmemiştir.

15. Dava konusu 69, 1, 95 ve 104 parsel ... taşınmazlar yönünden yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince, bu taşınmazların " ... ... mirasçıları adına " tesciline denilerek, mirasçılarının kim olduğu yazılmadan infazda tereddüt yaratacak şekilde hüküm kurulmuş; 91 parsel ... taşınmazın ise, ... ... ... adına tesciline karar verilmiştir.

Dosya arasında bulunan tapu kayıtlarına göre, 104 parsel ... taşınmazın, " komisyon kararı " nedeniyle 12.7.1994 tarihli ve 505 yevmiye numaralı işlemle (... evlatları) ..., ..., ..., ..., ..., ..., (... evlatları) ..., ..., ..., (...kızı) ..., (...oğlu) ..., (... oğlu) ... ... ve (... kızı) ... adlarına tapuya tescil edildiği anlaşılmaktadır. Ne var ki.

İlk Derece Mahkemesince, tescile esas 12.7.1994 tarihli ve 505 yevmiye nolu işlemin nedeni araştırılmamış; yine bozma öncesinde, ...Kadastro Mahkemesinin 09.08.1999 tarihli ve 1989/169 Esas, 1994/4 Karar ... dosyası kapsamında yapılan incelemede ve alınan beyanlarda, bu parselin ... tarafından 50 yılı aşkın süredir kullanıldığı, taşınmazın Hazine veya başkasıyla ilgisi olmadığı belirtildiği halde, iş bu temyize konu dosyada 2007 yılında yapılan keşifte alınan beyanlarla önceki keşif beyanları arasında çelişki bulunduğu halde bu çelişki de yöntemince giderilmemiş;

yine, bozma öncesi 1989/165 Esas ... dosyada 02.09.1998 tarihinde yapılan keşifte alınan beyanlarda, 69 parsel ... taşınmazın tespit tarihinden 30 yıl öncesinden beri ... ...'nın zilyetliğinde olup ona da ... ...' ten intikal ettiğinin ifade edildiği.

95 parsel ... taşınmaz yönünden ise, 22.08.1991 tarihinde yapılan keşifte, taşınmazın 50 yılı aşkın süredir ... tarafından kullanıldığı bildirildiği halde, iş bu temyize konu dosyada yapılan 2007 tarihli keşifte bu kez, anılan taşınmazların ... ... mirasçılarının kullanımında bulunduğu, 91 parsel yönünden yine aynı tarihte yapılan keşifte taşınmazın asıl malikinin ... olduğu, 50 yılı aşkın süredir adı geçen tarafından malik sıfatıyla kullanıldığı,

ölümü üzerine ...'e intikal ettiği ve ... tarafından kullanıldığı belirtilmiş olup, iş bu temyize konu dosyada yapılan 2007 tarihli keşifte, bu kez de anılan taşınmazın ... ... ...'a ait olduğu ve onun zilyetliğinde bulunduğu ifade edilmek suretiyle, farklı tarihlerde yapılan keşif beyanları arasında, taşınmazların evveliyatları ve kullanım durumları hususunda çelişki ortaya çıkmasına rağmen, söz konusu beyanlar arasındaki çelişki üzerinde durulmamış, bu çelişkiler yöntemince giderilmeden karar verilmesi cihetine gidilmiştir.

16. Dava konusu 73, 74, 75, 90, 92, 99 ve 141 parsel ... taşınmazlar yönünden yapılan incelemede. İlk Derece Mahkemesince, anılan taşınmazlar hakkında " ... mirasçıları adına " denilerek, mirasçılarının kim olduğu yazılmadan, infazda tereddüt yaratacak tarzda tescil hükmü kurulmuş olup, bu hüküm kurulurken sadece iş bu dosyada 2007 yılında yapılan keşif dikkate alınmıştır.

Ne var ki; bozma öncesinde,1989/169 Esas ... dosyada yapılan 22.08.1991 tarihli ve iş bu temyize konu dosyada 2007 yılında yapılan keşiflerde, 73, 74, 90, 99 ve 141 parsel ... taşınmazların ...'in zilyetliğinde bulunduğu, ondan da oğlu olan davacı ...'e intikal ettiği bildirilmiş.

92 parsel yönünden ise, 22.08.1991 tarihinde yapılan keşifte, bu taşınmazın 50 - 60 yıldır ... ...'nın kullanımında olduğu belirtildiği ve böylelikle keşif beyanları arasında çelişki doğduğu halde, söz konusu çelişki yöntemince giderilmemiş; yine 75 parsel hakkında 22.8.1991 tarihinde yapılan keşifte, bu taşınmazın aslında ... ... ...'ye ait olup tevzide yanlışlıkla ... adına yazıldığı,

evveliyatı ... ... ...'ye ait iken ölümü ile çocukları ... ve ...'e kaldığı beyan edilerek keşif beyanları arasında çelişki oluştuğu halde bu çelişki de yöntemince giderilmemiş ve ayrıca 1989/169 Esas ... dosyanın evveliyatı olan 1979/121 Esas ... dosyada yapılan keşifte dinlenen belirtmelik bilirkişileri, 91, 90, 95, 99 ve 141 parsellerin 1955 yılına kadar mera iken, 1955 yılında ... tarafından ilk kez tarla olarak kullanılmaya başlandığını, ölüm tarihi olan 1976 yılına kadar tarla olarak tasarruf edildiğini beyan etmiş olup ilk derece mahkemesince, beyanlar arasındaki çelişki, yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeye çalışılmış ise de,

beyanda bulunan her bir şahsın kendi beyanında ısrar ettiğini ifade etmesi nedeniyle çelişki giderilemediği halde, anılan taşınmazların belirtilen tarihlerdeki niteliğinin ve gerçekten kullanılıp kullanılmadıklarının aydınlatılması bakımından hava fotoğraflarından yararlanılması gerektiği de düşünülmemiştir.

17. Dava konusu 68 parsel ... taşınmaz yönünden yapılan incelemede; bu taşınmaza ilişkin kadastro tutanağının malik hanesi, taşınmazın Asliye Hukuk Mahkemesinin 1966/18 Esas ... dosyasında dava konusu olduğundan bahisle açık / boş bırakılmış olup İlk Derece Mahkemesince, iş bu temyize konu dosyada 2007 tarihli keşifte alınan yetersiz ve soyut beyanlara dayanılarak, taşınmazın zilyetlik durumunun bilinemediği gerekçesiyle, taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmiştir.

Ne var ki; bozma öncesi 22.08.1991 tarihinde yapılan keşifte, taşınmazın ... ...'ya babası ... ... ...'dan miras yoluyla intikal ettiği, 60 yıldır bu yerin tarla vasfıyla ve malik sıfatıyla kullanıldığı, Hazine'nin veya 3. kişilerin bu yerde hakkının bulunmadığı beyan edildiği ve bu beyanlara istinaden 26.07.1999 tarihli ve 1989/165 Esas,1999/3 Karar ... kararla da bu taşınmazın davacı ... ... adına tesciline karar verildiği halde keşif beyanları arasındaki çelişki giderilmediği gibi, "Mahkemece öncelikle aktarılan davanın kapsamının yöntemine uygun şekilde belirlenmesi;

bunun için davanın dayandığı dava dilekçesinin yerel bilirkişilere okunarak dilekçede tarif edilen taşınmazların kadastro sırasında hangi parsel ya da parseller adı altında işlem gördüğünün duraksamaya meydan vermeyecek şekilde kadastro paftası da yerine uygulanmak suretiyle belirlenmesi,

uzman bilirkişiden keşfi ve uygulamayı izlemeye elverişli ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması" yönündeki Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 23.3.2004 tarihli ve 2004/537 Esas, 2004/1056 Karar ... bozma ilamında gösterildiği şekilde inceleme ve araştırma da yapılmamış, bir başka ifade ile ... ...'nın davasına konu olup olmadığı da yöntemince tespit edilmemiş ve eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması cihetine gidilmiştir.

18. Çekişmeli 82, 123, 488 ve 494 parsel ... taşınmazlar yönünden yapılan incelemede; taşınmazların, irsen intikal, taksim, miras yoluyla gelen hak ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedenleriyle, 2/6 şar paylarının (...evlatları) ... ile ... adına, 1/6 şar paylarının ise (...evlatları) ... ile ... adlarına tespit edildiği;

a) Bunlardan, 82 parsel ... taşınmazın, 16.1.1970 tarihinde (...evlatları) ... ve ... ile (...evlatları) ... ve ... adlarına tapuya tescil edildiği, geri çevirme ilamı sonrası dosyaya gelen güncel tapu kayıtlarına göre, paydaşlardan ... hissesinin 2018 yılında " birden fazla ölüm + birleşme " nedeniyle bir çok intikal gördüğü;

ayrıca diğer paydaşlar olan ..., (...evlatları) ... ve ... ile ... ... payının intikali ile tapu maliki olan şahısların davada taraf olmadıkları anlaşılmakta olup, bir taşınmaz hakkındaki kadastro tespiti kesinleşmeden tapuya tescil edilmiş olması hukuken yok hükmünde ise de, hak kaybına sebebiyet verilmemesi açısından, tapu maliki olan kişi yahut kişilerinde davada taraf olması gerektiği halde, İlk Derece Mahkemesince bu husus gözden kaçırılarak, anılan tapu malikleri davaya dahil edilmemiş ve böylelikle yöntemince taraf teşkili sağlanmaksızın hüküm kurulması cihetine gidilmiştir.

b) Çekişmeli 123, 488 ve 494 parsel ... taşınmazlar hakkında ise, " ... mirasçıları " adına denilerek tescil hükmü kurulmuş olup, anılan taşınmazlardan 123 ve 488 parsellerin, " Komisyon kararı " nedeniyle 20.03.1972 tarihli ve 697 yevmiye numaralı işlemle, 494 parselin ise " tapulama " nedeniyle 21.01.1970 tarihinde (...evlatları) ... ve ... ile (...evlatları) ... ve ... adlarına tapuya tescil edildikleri anlaşılmakta olup, ... mirasçılarının kimler olduğu hükümde belirtilmediğinden ve dosya kapsamından da anlaşılamadığından, ...' in tapu maliki olanların dışında başkaca mirasçısı yahut mirasçılarının bulunması halinde, ilk derece mahkemesince kurulan hüküm, tapu maliklerinin paylarına etki edebileceği gibi, bu haliyle hükmün infaza elverişli olduğundan da söz edilemez.

19. Çekişmeli 23 ve 51 parsel ... taşınmazlar yönünden yapılan incelemede. İlk Derece Mahkemesince, bu taşınmazların Hazine adına tescillerine karar verilmiş ise de, 23 parsel ... taşınmazın hükmen tescil nedeniyle, 05.07.2004 tarihli ve 553 yevmiye nolu işlemle ... ile (... evlatları) ..., ..., ... kızı ...,..., ..., ... ve ... adlarına.

51 parsel ... taşınmazın ise, 26.11.2002 tarihli ve 146 yevmiye nolu işlemle " Hükmen tescil - mahkeme kararı " nedeniyle (... oğlu) ... (...), ..., (... oğlu) ..., (... oğlu) ... ..., (... oğlu) ... ve ... adına hükmen tescil edildiği görülmekte olup, bu taşınmazların malik hanelerinin açık bırakılmasına sebep Asliye Hukuk Mahkemesinin 1966/35 Esas ... dava dosyasının, yörede kadastro çalışmalarının başlaması nedeniyle kadastro mahkemesine devredildiği ve ...Tapulama Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda 22.4.2022 tarihli ve 1990/515 Esas, 2002/5 Karar ... kararla,

51 parsel ... taşınmazın tamamının yukarıda adı yazılı kişiler ve mirasçıları adına hükmen tesciline karar verildiği, bahse konu kararda Hazinenin de taraf olduğu ve hükmün Hazine ve davacıların temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 15.10.2002 tarihli ve 2002/10099 Esas, 2002/10518 Karar ... ilamıyla 51 parsel yönünden onandığı, 23 parsel yönünden ise "... çekişmeli 23 parsel ... taşınmazın tamamının ... mirasçıları adına tesciline karar verilmesi gerektiğine ...” işaret edilerek bozulduğu,

bozma sonucu dosyanın ...Kadastro Mahkemesinin 2002/34 Esas numarasına kaydedildiği ve bu dosya üzerinden bozma ilamına uyularak yürütülen yargılama sonucunda 23.6.2003 tarihli ve 2003/3 Karar ... kararla, 51 parsel yönünden, verilen önceki hükmün kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına.

23 parsel ... taşınmazın ise hükümde gösterilen paylarla ... mirasçıları ... ve müşterekleri adına hükmen tesciline karar verildiği ve karardaki kesinleşme şerhine göre bu kararın Yargıtay onamasından geçerek 11.4.2004 tarihinde kesinleşmiş olduğu anlaşılmaktadır.

Buna göre; anılan taşınmazlar bakımından 3402 ... Kanun'un 30/2 nci maddesi uyarınca re'sen malik tayini yapıldığı ve bunun sonucunda hükmen tapu kayıtlarının oluştuğu, anılan kararlarda ... ...' nın da taraf olduğu ve anılan kararların aleyhine kesinleştiği, bu nedenle taşınmazların eldeki davanın konusunu oluşturmadığı ve ayrıca, anılan kararlarla Hazine aleyhine kesin hüküm oluştuğu gözetilmeksizin, eldeki davanın konusunu oluşturmayan bu taşınmazlar hakkında kesin hüküm de gözden kaçırılarak Hazine adına tescillerine karar verilmesi isabetsiz olup; tutanak asıllarının tapu müdürlüğüne iadesine karar verilmesi gerekir.

20. Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince, yukarıda (3.3.a.b.c.ç.d.e.f). (3.4), (3.5), (3.6.). (3.7.). (3.8.). (3.9). (3.10.). (3.11.). (3.12). (3.13.). (3.14); ( 3.15). (3.16.);(3.17). (3.18-A. 3.18-B).

(3.19) nolu bentlerde gösterilen ve ayrıntısıyla açıklanan şekilde, eksik bilgi ve belgeler ile aktarılan davaların açılış tarihi olan 1965 yılından geriye doğru temin edilebilecek tüm hava fotoğrafları dosya arasına getirtilip, dosya ikmal edildikten sonra.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 23.03.2004 tarihli ve 2004/537 Esas, 2004/1056 Karar ... ilamında belirtildiği üzere, ilk olarak davacı ... ...'nın davasının kapsamı belirlenmesi (zira somut olayda aktarılan davanın kapsamı hususunda sadece ... ... davası yönünden bozma yapılmıştır) amacıyla bir ön keşif yapılmalı ve yapılacak bu keşifte, dava dilekçesi yerel bilirkişilere okunarak dilekçede tarif edilen taşınmazların kadastro sırasında hangi parsel ya da parsel numaraları altında işlem gördüğü duraksamaya meydan vermeyecek şekilde, kadastro paftası da yerine uygulanmak suretiyle belirlenmeli;

uzman bilirkişiden keşfi ve uygulamayı izlemeye elverişli ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; bunun sonucunda belirlenecek kadastro parsellerine ait tutanak asıllarının dosya arasında bulunmadığının anlaşılması halinde, tutanak asılları davalı şerhi verilerek dosya arasına konulmalı;

bu şekilde belirlenecek parsellerin tapu kaydı oluşmuş ise gerek belirlenecek taşınmazların tapu kayıt malikleri gerekse yukarıdaki bentlerde bozma konusu yapılan parsellerin tapu malikleri yöntemince davaya dahil edilerek taraf teşkilinin sağlanmalı ve bu şekilde taraf teşkili sağlandığında tapu maliklerinden itiraz ve delilleri sorulmalı ve bildirmeleri halinde delilleri toplanmalı;

davacı ... ...' nın davasının ve diğer davaların kapsamı dışında kaldığı belirlenen taşınmazlara ait tutanak asılları, tapu kayıtları oluşmuş ise tapu müdürlüğüne, malik haneleri hala açık olanlar ise tutanaklarının olağan usullere göre tamamlanması için kadastro müdürlüğüne iadelerine karar verilmeli;

Akabinde; yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan, taşınmazların bulunduğu köyde ve komşu köylerde oturan seçilecek şahıslar arasından ayrı ayrı seçilecek 3' er kişilik yerel bilirkişi kurula ve taraf tanıkları ile,

jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisi, fen bilirkişisi, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi ve 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulunun katılımıyla, aktarılan davalara konu parsellerle sınırlı olmak üzere yeniden keşif yapılmalı ve yapılacak bu keşifte, dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, (belirtmelik tutanaklarının edinme sütunlarında yazılı hususlar ile varsa belirtmeliğe esas vergi kayıtları, tapu kayıtları, mahkeme ilamları vs. de okunmak suretiyle), taşınmazların evveliyatlarının ne olduğu,

kim tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldıkları, taşınmazlarda imar-ihya işlemi yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise imar-ihyalarının hangi tarihte tamamlandığı hususlarında, yukarıda ayrıntısı ile açıklandığı şekilde ve önceki keşiflerde alınan beyanlar var olan çelişkileri de giderecek tarzda, ayrıntılı, somut olgu ve olaylara dayalı bilgi alınmalı; taşınmazların niteliği yahut zilyetleri hususunda, alınan beyanlar arasında yine çelişki oluşması durumunda söz konusu çelişkiler, gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle yöntemince giderilmeye çalışılmalı;

tespite aykırı sonuca ulaşılması halinde, sağ iseler tüm tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilmeli; beyanlar arasında oluşan çelişkilerin giderilememesi halinde, hangi beyana ne sebeple üstünlük tanındığı kararda tartışılarak gerekçeleriyle açıklanmalı; toprak tevzi çalışmaları sonucunda Hazine adına oluşan tapu kayıtları ile diğer gerçek kişi davacıların dayandıkları tapu kayıtlarında yer alan hudutlar tek tek okunmak suretiyle, hangi taşınmazın hangi tapu kaydının kapsamında kaldığı belirlenmeye çalışılmalı;

yerel bilirkişi ve tanık sözleri, komşu taşınmazların kadastro tutanakları ve varsa dayanaklarını oluşturan kayıtlarla denetlenmeli; teknik / fen bilirkişisinden, keşfi takibe elverişli, toprak tevzi paftası ile kadastro paftasını ölçekleri eşitlenmek suretiyle üst üste çakıştırır tarzda ve tapu kayıt uygulamasını gösterir şekilde, infaza elverişli ve krokili rapor düzenlenmesi istenmeli;

ziraatçi bilirkişi kurulundan, dava konusu taşınmazların toprak yapılarını ve niteliklerini, zirai durumlarını, eğimlerini, üzerilerinde sürdürüldüğü iddia olunan zilyetliğin şeklini ve süresini, taşınmazlar üzerindeki bitki örtüsünü, taşınmazların imar-ihya gerektiren yerlerden olmaları halinde, imar-ihyaya konu olmaya başladıkları ve imar-ihyanın tamamlandığı tarihi bildirir, komşu parsellerle karşılaştırmalı değerlendirmeyi ve taşınmazların değişik yönlerden çekilmiş fotoğraflarını da içerir, somut verilerek ve bilimsel esaslara dayanan, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı;

jeodezi ve fotogrametri uzmanı harita mühendisi bilirkişisinden, yukarıda belirtilen tarihlerde çekilmiş hava fotograflarının stereoskop aletiyle incelenmesi neticesinde, taşınmazların sınırlarını ve niteliğini, taşınmazlarda imar-ihya tamamlanmış ise tamamlandığı tarih ile üzerilerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıcını, şeklini ve süresini belirtir şekilde rapor alınmalı ve alınacak raporda özellikle, aktarılan dava tarihi olan 1965 yılına göre taşınmazların durumunun değerlendirilmesi istenilmeli ve bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller ile varsa kesinleşen yönler ve 3402 ...

Kanun'un 30/2 nci maddesi de göz önüne alınarak, oluşacak sonuca göre bir karar verilmeli ve karar verilirken; anılan Kanun'un 1 ... maddesi uyarınca, Kadastro Hakiminin doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde, sicil oluşturmaya elverişli bir karar vermekle yükümlü olduğu göz önünde bulundurularak, taşınmazlarda hak sahibi olduğu belirlenen kişilerin ölmüş olması halinde miras bırakanların güncel veraset ilamları dosyaya getirtilmeli, yoksa 3402 ...

Kanun'un 25/1 ... maddesi çerçevesinde veraset ilamı Kadastro Mahkemesi hakimi tarafından düzenlenmeli ve hükümde, lehine tescil (yahut kamulaştırmaya konu edilmişlerse tespit) kararı verilecek kişilerin isimleri ve payları açıkça gösterilmelidir.

21. İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından, yukarıda (IV.3.a.b.c.ç.d.e.f); (IV.4), (IV.5), (IV.6.); (IV.7.); (IV.8.); (IV.9); (IV.10.); (IV.11.); (IV.12); (IV.13.); (IV.14); (IV.15); (IV.16.); (IV.17); (IV.18-A; IV.18-B); (IV.19) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle tarafların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davalı ... mirasçısı ..., davacılar ... ve ... vekili ile davalı - davacı Hazine vekilinin sair temyiz itirazlarının, yukarıda (IV.1.) nolu bentte açıklanan nedenlerle REDDİNE;

Davalı - davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının, yukarıda (IV.1.2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 15 nolu bendinde yer alan " 10 ve 29 " rakamlarının bu bentten çıkartılmasına ve hüküm fıkrasına 16 ncı bent olarak " ...ilçesi ... Köyünde kain 10 ve 29 parsel ... taşınmazların Hazine adına tespit ve tescillerine, kadastro tutanaklarının malik hanelerinin bu şekilde Hazine adına doldurulmasına " ifadesinin eklenmesine, hüküm fıkrasındaki bent numaralarının buna göre teseselsül ettirilmesine ve hükmün, çekişmeli 10 ve 29 parsel ... taşınmazlar yönünden bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA;

Davalı ... mirasçısı ..., davacılar ... ve ... vekili ile davalı - davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının, yukarıda (IV.3.a.b.c.ç.d.e.f); (IV.4), (IV.5), (IV.6.); (IV.7.); (IV.8.); (IV.9); (IV.10.); (IV.11.); (IV.12); (IV.13.); (IV.14); (IV.15); (IV.16.); (IV.17);(IV.18-A; IV.18-B); (IV.19.) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle kabulü ile dava konusu 10 ve 29 parseller dışında kalan taşınmazlar yönünden verilen hüküm ile hakkında hüküm kurulmayan taşınmazlar bakımından mahkeme kararının, yukarıda (IV.20) nolu bentte açıklanan şekilde araştırma ve inceleme yapılmak üzere BOZULMASINA,

Peşin harcın istek halinde temyiz eden davacılar ... ve ... ile davalı ... mirasçısı ...'a ayrı ayrı iadelerine,

1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

21.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

...

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/5853, K. 2023/6115, 21 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Mahkemesi
  4. Sayısı
  5. Karar
  6. I. Dava
  7. C. Hazine Davaları
  8. II. Cevap
  9. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  10. IV. Değerlendirme
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/5853
Karar No
2023/6115
Tarih
21 Kasım 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/5861 K.2023/11514
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/5862 K.2023/12347
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/5863 K.2023/12460
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/5864 K.2023/11974
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/5866 K.2023/6878
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2022/5867 K.2023/5875

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.