KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2022/6073 E., 2024/5558 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/455 E., 2022/742 K.
- Karar
- İstinaf başvurusunun esastan reddine
- İlk derece mahkemesi
- Gürgentepe Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/53 E., 2021/40 K.
Karar Metni
697 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil, kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Kullanım kadastrosu sırasında, Ordu ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 285 ada 2 parsel sayılı 1.040,62 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine, " 1976 yılından beri ... oğlu ...'nın kullanımındadır" şerhi konularak, fındık bahçesi vasfıyla, Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Ordu ili ... ilçesi ...
Mahallesinde bulunan 101 ada 3 parsel sayılı 1.957.806,922 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz, orman vasfıyla Hazine adına kayıtlı olup, taşınmazın birleştirme ve ifraz işlemlerinden önce geldisi olan 101 ada 1 parsel sayılı taşınmaz, 2011 yılında 5304 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kanun'un 4.maddesi hükümlerine göre yapılan orman kadastrosu ile orman tahdit sınırları içine alındığı, bu çalışmaların 26.04.2011 tarihinde kesinleştiği, 12.12.2018 tarihinde ise, 101 ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazların birleştirme ve ifraz işlemleri sonucunda 101 ada 3 nolu parselin orman vasfıyla Hazine adına tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Davacı ... dava dilekçesinde; Ordu ili ... ilçesi ... Mahallesi 285 ada 2 parsel sayılı taşınmazın keşif sırasında göstereceği kısmının kendisinin kullanımında olmasına karşın hatalı olarak davalı ... adına tespit gördüğünü, aynı yer 101 ada 3 parsel parsel sayılı taşınmazın keşif sırasında göstereceği 5 dönümlük kısmının da, fındık bahçesi olarak kendisinin kullanımında olmasına karşın hatalı olarak orman vasfıyla tespit gördüğünü ileri sürerek dava konusu taşınmazların çekişmeli bölümlerinin tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, çekişmeli yerlerin 2/B arazisi olması halinde ise tapu kaydının beyanlar hanesinde davacının kullanıcı olarak gösterilmesine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "dava konusu 101 ada 3 parsel ile 285 ada 2 parsel sayılı taşınmazların dava tarihi itibariyle Hazine adına kayıtlı olduğu, dava dışı ... lehine kullanıcı şerhi tesis edildiği, tapu iptali ve tescil istemiyle açılan davalarda husumetin dava tarihinde tapu kayıt maliki olan kişiye yöneltilmesinin zorunlu olduğu, davalı ... ve Orman İdaresinin eldeki davada taraf sıfatının bulunmadığı, husumetin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-d maddesi uyarınca dava şartı olduğu,
dava şartlarının tüm defi ve itirazlardan önce mahkemece kendiliğinden gözönünde tutulması gerektiği, ayrıca dava şartı yokluğunun işin esasının incelenmesini önleyeceği" gerekçesiyle, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş; hükme karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, "dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, çekişmeli 101 ada 3 ile 285 ada 2 parsellerin malikinin Hazine olmasına ve 285 ada 2 parselin kullanım şerhi sahibinin ise ... oğlu ... olmasına, gerek dava dilekçesinde gerekse davacı vekilinin 25/12/2020 tarihli dilekçesinde tapu kayıt maliki ve kullanıcı şerhi sahibi olmayan ...'ya husumet yöneltmesine, buna göre husumetin yanlış kişiye yöneltilmesinin maddi bir hataya dayanılmadığının anlaşılmasına,
yargılama aşamasında davacı tarafın iradi taraf değişikliği suretiyle tapu kayıt maliki yahut şerh sahibini davanın tarafı haline getirme konusunda herhangi bir talebinin de bulunmamasına göre davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, bu kez davacı vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olupdavacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/6073, K. 2024/5558, 2 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama