KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2022/6162 E., 2022/7944 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2022
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Tapu Kaydında Yüzölçüm Düzeltilmesi, Tapu İptali Ve Tescil
Karar Metni
685 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı ... mirasçısı ... ile diğer bir kısım mirasçıları ... ve ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ..., çekişmeli 1312 parsel sayılı taşınmazda Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü tarafından hatalı ölçüm ve sınırlandırma yapıldığını, taşınmazın yüzölçümü 21.507,00 m2 olmasına karşın 21.321,00 m2 olarak belirlendiğini ve taşınmazdaki eksik 186,00 m2 kısmın kendisine ait olduğunu ileri sürerek çekişmeli taşınmazdaki sınır ve mesaha tespiti işleminin iptali ile taşınmazın sınır ve mesahasının tekrar belirlenerek taşınmazın mesahasının 21.507,00 m2 olarak düzeltilmesine, bu şekilde taşınmazda meydana gelecek 186,00 m2’lik artışa isabet edecek paya ilişkin tapu kaydının iptali ile bu payın adına tescili istemi ile dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; dava dilekçesinin görev yönünden reddine, talep halinde dosyanın görevli ve yetkili Hatay Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, yargılama harç ve giderlerinin HMK'nin 331. maddesi uyarınca görevli ve yetkili mahkemece, dosyanın gönderilmesinin talep edilmemesi ve ayrıca talepte bulunulması durumunda yargılama harç ve giderleri ile ilgili olarak hüküm verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı ... mirasçısı ... ile diğer bir kısım mirasçıları ... ve ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesi içeriği ile dosya kapsamı bütün halde değerlendirildiğinde, davacının öncelikli talebi 3402 sayılı Kanun'un 41. maddesi uyarınca teknik hataların düzeltilmesi istemine ilişkin olup, Mahkeme'nin kabulü de bu yöndedir.
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun "hataların düzeltilmesi" başlıklı 41. maddesinde; "kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle geometrik durumları kesinleşmiş olan taşınmazlarda ölçü, sınırlandırma, tersimat ve hesaplamalardan doğan hatalar, ilgilinin müracaatı veya Kadastro Müdürlüğünce re'sen düzeltilir. Düzeltme, taşınmaz malikleri ile diğer hak sahiplerine tebliğ olunur.
Tebliğ tarihinden başlayan otuz gün içinde düzeltmenin kaldırılması yolunda Sulh Hukuk Mahkemesinde dava açılmadığı takdirde, yapılan düzeltme kesinleşir." denilmektedir. Dolayısı ile anılan yasal düzenleme uyarınca; düzeltme istemi üzerine Kadastro Müdürlüğünce düzeltme kararı verilmesi halinde, bu karar ilgililerine tebliğ edilir. Bu karara karşı, tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde dava açılmaması halinde tapu sicilinde düzeltme yapılır.
Bu süre içinde açılacak davalarda görevli mahkeme, 3402 sayılı Kanun'un 41/1. maddesi uyarınca Sulh Hukuk Mahkemesidir. 3402 sayılı Kanun'un 41. maddesine dayanılarak, düzeltme kararı infaz edildikten sonra açılacak davalar ile düzeltme isteminin idarece reddi halinde açılacak davalarda ise görevli mahkeme; bu konuda Kadastro Kanunu'nda hüküm yer almadığından, 6100 sayılı HMK'nin 2. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesidir.
Şu halde, eldeki davanın görülebilirlik koşulu idari başvuru yolunun tüketilmesi olduğuna göre gerek bu koşulun yerine gelip gelmediğinin tespiti bakımından gerekse de az yukarıda açıklandığı üzere görev hususunun tayini bakımından taşınmaz hakkında Kadastro Kanunu'nun 41. madde uyarınca bir karar verilip verilmediği, bir diğer ifade ile idari başvuru yolunun tüketilip tüketilmediği ve taşınmaza yönelik sözü edilen madde kapsamında bir karar verilmiş ise düzeltme ya da düzeltme isteğinin reddi kararı, tebliğ ve tebellüğ belgeleri ile diğer tüm evrakın dosyaya celbi zorunludur.
Ne var ki, somut olayda, Mahkemece bu hususlar üzerinde önemle durulmamış, çekişmeli taşınmaz hakkında Kadastro Kanunu'nun 41. maddesi uyarınca bir karar verilip verilmediği araştırılmadığı gibi varsa düzeltme ya da düzeltme isteğinin reddi kararı, tebliğ ve tebellüğ belgeleri ile diğer belgeler dosyaya celbedilmeksizin karar verilmiştir.
Eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi mümkün bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca; Mahkemece öncelikle çekişmeli 1312 parsel sayılı taşınmaz hakkında Kadastro Kanunu'nun 41. maddesi uyarınca karar verilip verilmediği Kadastro Müdürlüğü’nden sorularak mevcut ise; düzeltme ya da düzeltme isteğinin reddi kararı, tebliğ ve tebellüğ belgeleri ile diğer tüm belgeler dosyaya celbedilmeli, bundan sonra idari başvuru yolu tüketilmeden dava açıldığının anlaşılması halinde davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmeli, taşınmaza yönelik düzeltme kararı ya da düzeltme isteğinin reddine yönelik karar verildiğinin anlaşılması halinde ise görev hususu üzerinde durularak sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece, bu hususlar gözardı edilerek eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olduğundan hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/6162, K. 2022/7944, 12 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama