İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/6284 K.2023/3069

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2022/6284Karar2023/3069Tarih23 Mayıs 2023Okuma6 dk · 1.256 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2022/6284 E., 2023/3069 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
23 Mayıs 2023
Mahkemesi
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Karar
İstinaf başvurusunun esastan reddine
İlk derece mahkemesi
Antalya Kadastro Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.256 kelime·6 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. Antalya ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) Geçici 8 inci maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sırasında, 113 ada 181 parsel sayılı 327,40 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının edinme sebebi bölümünde mülga 2613 sayılı Kadastro ve Tapu Tahriri Kanunu (2613 sayılı Kanun) ile 5602, 509 ve 766 sayılı Kanunlara göre yapılan kadastro/tapulama çalışmalarında kadastroya tabii tutulmayarak tespit harici bırakılan devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunup ekonomik yarar sağlaması mümkün olan yerden olduğu ve Ayşe Bildirici'nin 1990 yılından beri kullanımında bulunduğu belirtilerek, tarla vasfıyla, davalı Hazine adına tespit edilmiştir.

2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde. Antalya ili, ... ilçesi, ...

Mahallesi 113 ada 181 parsel sayılı taşınmazın komşusu olan 781 parselin kök tapusunun müvekkili olan davacının babası ...'den miras yoluyla kaldığını, dava konusu taşınmazdaki zilyetliğin her daim devam ettiğini, davacının bu arsaya bitişik olan tapulu taşınmazını ihtiyaç sebebiyle satmak zorun kaldığını, davacının tapulu taşınmazını her ne kadar satmış olsa da kullanmış olduğu 781 parselde bulunan arsayı satışa konu etmediğini ve kullanmaya devam ettiğini, kadastro tespiti sırasında taşınmazın içindeki ağaçların ve yapıların görmezden gelindiğini belirterek, kadastro tespitinin iptali ile kadastro çalışmasının yeniden çizilmesine,

113 ada 181 parselin davacı adına tesciline, tescilin mümkün olmaması halinde kullanıcı hanesine davacının adının yazılmasına, taşınmaz içinde bulunan ağaç ve yapıların taşınmaz üstüne beyan / şerh düşülmesine, kullanıcısı gözüktükleri tapulama harici arsaların da adlarına tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; taşınmaz üzerinde davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığını, tespit dışı bırakılma işleminin bir tapulama işlemi olduğunu ve tespit dışı bırakılma işlemine karşı davacının herhangi bir itirazının bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının tescil talebi yönünden; her ne kadar dinlenilen mahalli ve tespit bilirkişileri ile davalı tanığı anlatımlarında dava konusu taşınmazın doğusunda bulunan taşınmazla bir bütün olarak kullanıldığını beyan etmişlerse de bilirkişi heyet raporunda hava fotoğrafları ve uydu görüntüleri ve toprak yapısının incelenmesinde, dava konusu taşınmazın 1953, 1971, 1981 ve 1992 tarihli hava fotoğraflarına ve 2002 tarihli uydu görüntüsüne göre tarımsal faaliyette kullanılmadığının, zeminin çalılık - ağaçlık olarak kullanımsız olduğunun,

bu tarihten sonraki uydu görüntülerinde kısmen bitişiğindeki 113 ada 100 parsel sayılı taşınmaz ile birlikte kullanıldığının, taşınmazın imar ihyasının tamamlanmadığının, taşınmazdaki doğal yetişen yaşlı karaağaç ve çitlembik dışındaki fidanların ortalama 2 - 3 yıllık olduğunun belirlendiği, buna göre taşınmaz üzerinde davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığının anlaşıldığı, davacının kullanıcı şerhi verilmesi talebi yönünden ise;

taşınmaz hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi ve 3402 sayılı Kanun'un Ek 4 üncü maddesi uyarınca yapılan kullanım kadastrosu uygulaması olmadığı gibi 3402 sayılı Kanun'un 19 ncu maddesindeki koşulların da oluşmadığı, aynı zamanda, kadastro tespitine itiraz davasının lehine tescil veya şerh işlemi yapılan tarafa yöneltilmesi gerektiği, Kadastro Müdürlüğü lehine şerh veya tescil işlemi yapılmadığı bu nedenle Kadastro Müdürlüğü'nün taraf sıfatının bulunmadığı gerekçesiyle, davacının davalı Hazine'ye yönelik davasının reddine, davacının davalı ...

Müdürlüğüne yönelik davasının pasif husumet yokluğundan reddine, 113 ada 181 parsel sayılı taşınmaz hakkında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun Geçici 8 inci maddesi kapsamında yapılan kadastro çalışmasındaki gibi işlem yapılarak Hazine adına kadastro tutanağındaki yüzölçüm ve niteliğiyle tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; bilirkişi raporunun hatalı ve eksik olarak hazırlandığı gibi keşifte dinlenen kişilerin beyanlarıyla da çeliştiğini, taşınmazı müvekkili olan davacının atalarının imar - ihya ettiğini, bilirkişilerin sunduğu fotoğraflarda dahi taşınmazın ekilip dikildiğinin açıkça gözüktüğünü, taşınmazın önceden çalılık olup orman sınırları dışına olduğunun sabit olduğunu ve davacı tarafından taşınmazın ekildiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu 113 ada 181 parsel sayılı taşınmazın, 1970 yılında yapılan ilk tesis kadastrosu çalışmalarında çalılık olarak tapulama harici bırakıldığı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun Geçici 8 inci maddesi uyarınca yapılan davaya konu kadastro çalışmasında 02.07.2020 tarihinde senetsizden tarla niteliğiyle davalı Hazine adına tespit edildiği, 3116 sayılı Orman Kanunu'na (3116 sayılı Kanun) göre yapılarak 1942 yılında kesinleşen orman tahdit çalışmalarında orman sınırları dışında tarım alanında sarı alanda kaldığı,

sonraki orman kadastrosu ve sınır düzeltme çalışmalarında durumunda değişiklik olmadığı ve orman sayılmayan yerlerden olduğu; hava fotoğrafları, memleket haritaları, uydu fotoğrafları ve toprak yapısına göre 1953 yılından 2002 yılına kadar tarımsal faaliyette kullanılmadığı, zeminin çalılık/ağaçlık olarak görüldüğü, 2009 yılında da 113 ada 100 parselle birlikte kısmen kullanıldığı, 2015 yılından keşif tarihine kadar tarımsal amaçlı kullanıldığı,

3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 17 nci maddesinde belirtilen devletin hüküm ve tasarruf altında bulunan yerlerden olduğu ve imar ihyasının yapılmadığı ve dolayısıyla davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz kazanma koşullarının oluşmadığı; davacının terditli istemi olan tescilin mümkün olmaması halinde kullanıcı hanesine davacının adının yazılmasına,

taşınmaz içinde bulunan ağaç ve yapıların taşınmaz üstüne beyan/şerh düşülmesine ilişkin istemi yönünden ise 3402 sayılı Kadastro Kanun'un Geçici 8 inci maddesi, 3402 sayılı Kanun'un yayımı tarihinden önce yapılan tapulama veya kadastro çalışmalarında tespit dışı bırakılan tapuda kayıtlı taşınmazlar ile kamu kurum ve kuruluşlarına ait yerlerde ve çalışma alanı içinde orman olduğu gerekçesiyle tespit harici bırakılan alanlarda, daha sonra kesinleşen orman kadastrosu sonucunda orman sınırı dışında kalan tapulu ve tapusuz taşınmazların 3402 sayılı Kanun hükümleri gereğince kadastrosu yapılacağı düzenlemiş olup,

taşınmazın kullanıcısını belirlemeye değil, mülkiyetine yönelik bir kadastro çalışması olduğundan, anılan Kanun maddesi uyarınca yapılacak kadastro tespitlerinde kullanıcı şerhi verilmesi ya da kullanıma ilişkin iddiaların değerlendirilmesi mümkün bulunmadığı, ayrıca dava konusu taşınmazda 3402 sayılı Kadastro Kanun'un Ek 4 üncü maddesinin de uygulamasının söz konusu olmadığına göre kişiler adına kullanım şerhi vermek mümkün bulunmadığından İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçelerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, çekişmeli taşınmaz üzerinde davacı taraf lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kanun'un Geçici 8 inci maddesi,

3. Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

23.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/6284, K. 2023/3069, 23 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/6284
Karar No
2023/3069
Tarih
23 Mayıs 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/6286 K.2023/2936
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2022/6287 K.2023/3522
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/6291 K.2023/2932
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/6293 K.2023/2626
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/6293 K.2023/2745
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/6297 K.2023/2850

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.