KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2022/6361 E., 2024/6214 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2019/1075 E., 2022/177 K.
- Karar
- İstinaf başvurusunun esastan reddine
- İlk derece mahkemesi
- Borçka Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/335 E., 2019/433 K.
Karar Metni
764 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, dava dilekçesinde; Borçka ilçesi Muratlı köyü sınırları içinde Değirmen Kapısı mevkinde bulunan çay ve fındık tarlası vasfında, yaklaşık 2670 m2 büyüklüğündeki taşınmazın babasından intikal ettiğini ve kardeşler arasında taksimle kendisine verildiğini, yaklaşık 30 yıldır zilyetliğinde bulunduğunu, kendisinden önce de babası tarafından 50 yılı aşkın süre tarım arazisi olarak kullanıldığını belirterek, kadastro çalışmaları esnasında orman vasfıyla Hazine adına tescil edilen 169 ada 8 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davaya konu (A) harfi ile gösterilen alanın taksimler sonucu davacıya intikal ettiği, önceleri mısır kazınmaktayken davacı tarafından çay dikildiği ve halen tarım arazisi olarak kullanıldığı, eklemeli zilyetlik yoluyla yaklaşık 35-40 yıldır zilyet edinildiği, bilirkişi raporlarına göre taşınmazın en az 1969 yılından beri tarım alanı halinde olduğu, bu hususun mahalli bilirkişi ve kadastro tespit bilirkişileri beyanları ile doğrulandığı, taşınmazın komşu kadastro tespit tutanaklarında niteliğinin belirtilmediği ve vasıflarının kuru tarım arazisi olup yüz dönüm şartının ihlal edilmediği,
(A) harfi ile gösterilen alanın zilyetlikle kazanılabileceği, ancak (B) harfi ile gösterilen alanın orman niteliğinde olması sebebiyle zilyetlikle kazanılamayacağı gerekçeleriyle, davanın davalı Hazine ve Orman İdaresi yönünden kısmen kabulü ile Borçka ilçesi, Muratlı köyü, 169 ada 8 parsel sayılı taşınmazın 11.02.2019 tarihli fen bilirkişisi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 248,81 m2 kısmına ilişkin tapu kaydının iptali ile bulunduğu adadaki son parsel numarası verilerek çay bahçesi vasfıyla davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, (B) harfi ile gösterilen alana ilişkin talebin reddine,
davalı Muratlı Köyü Tüzel Kişiliği yönünden açılmış olan davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi, çekişmeli parselin (B) harfi ile gösterilen bölümünün eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada orman sayılan yerlerden olduğunun anlaşıldığı, eylemli hali ile de orman olduğu gerekçeleriyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
Davalı ... İdaresi vekili, İlk Derece Mahkemesince kararın davalılar yönünden kesin olmak üzere verildiğinden aleyhe olan kısmın istinaf edilemediğini, Bölge Adliye Mahkemesi kararında ise 3402 sayılı Kanuna 7251 sayılı Kanunun 53 üncü maddesi ile eklenen ek madde 6 yollamasıyla Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 7035 sayılı Kanun ile değişik 361/1 inci maddesi uyarınca temyiz kanun yolunun açık tutulduğunu, bu nedenle davacı adına tapuya tesciline karar verilen (A) harfi ile gösterilen kısım yönünden kararı temyiz ettiklerini, taşınmazın orman ile çevrili olup, bütünlük oluşturduğunu, özel mülkiyete konu edilemeyeceğini, bilirkişi raporlarının yetersiz olduğunu, davanın reddi gerektiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmiştir.
Kural olarak, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunda bulunmayan tarafın Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz hakkı bulunmamaktadır. Ancak ilk kararı istinaf etmeyen taraf, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak yeni bir karar verilmesi halinde bu yeni kararı temyiz edebilecektir. Diğer bir ifadeyle, istinaf başvurusunun reddi halinde Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı sadece istinaf başvurusu reddedilen tarafa aittir.
Somut uyuşmazlıkta, davalı ... İdaresi vekili tarafından İlk Derece Mahkemesince kararın davalılar yönünden kesin olarak verilmesi nedeniyle istinaf kanun yoluna başvurulamadığının bildirildiği, sonrasında ise Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz edildiği görülmüştür.
Buna göre, davalı ...
İdaresi tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmadığı ve Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararla da aleyhine yeni bir hukuksal durum yaratılmadığı, öte yandan Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf dilekçesi doğrultusunda, taşınmazın reddine karar verilen (B) harfi ile gösterilen kısmına yönelik inceleme yapıldığı, diğer bir anlatımla temyize konu kısım yönünden Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen bir karar olmadığı, bu yönden İlk Derece Mahkemesi kararının kesinleştiği anlaşılmakla, davalı ...
İdaresinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz hakkı bulunmamaktadır. Aksi düşünce, istinaf başvurusunda bulunmayan tarafa İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf kanun yolunu atlayarak temyiz etme hakkı tanınmış olur ki, bu durum 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun)
ile hayata geçirilen üç kademeli yargılama sistemini iki kademeli yargılama sistemine dönüştürür ve istinafın devre dışı bırakılmasına yol açar.
Bu itibarla, İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmeyen davalı ... İdaresi vekilinin, Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz hakkı bulunmadığından, temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/6361, K. 2024/6214, 23 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama