KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2022/6810 E., 2023/5122 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ekim 2023
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/345 Esas 2022/674 Karar
- Karar
- İstinaf talebinin esastan reddine
- İlk derece mahkemesi
- ... Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/56 Esas, 2021/89 Karar
Karar Metni
1.008 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki uygulama kadastrosu tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, görevsizlik nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davacılar ve tereke temsilcisi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar ve tereke temsilcisi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Uygulama kadastrosu sırasında, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında ve tapuda davacı ... ve arkadaşları adına kayıtlı bulunan eski 1131 parsel ... 21.700,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 128 ada 481 parsel numarasıyla 21.878,97 metrekare yüzölçümlü olarak; davalı ... adına kayıtlı bulunan eski 1130 parsel ... 6.900,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise, 128 ada 480 parsel numarasıyla 6.779,55 metrekare yüzölçümlü olarak tespit ve tescil edilmiştir.
2. Davacı ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde;... ili ... ilçesi ... Mahallesi 481 parsel ... taşınmazın vekil edenleri olan davacıların murisine ait olduğunu, taşınmazın 5.000,00 m2'lik kısmının davalıya ait olan 480 parsel ... taşınmaz içerisinde tespit gördüğünü ileri sürerek, yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi ile net yüz ölçümü belirlenecek kısmın davalının taşınmazından ifrazı ile davacıların miras bırakanı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, miras şirketine temsilci atanamaması durumunda dava konusu olan kısmın 481 parsel ... taşınmaza ilave edilmek suretiyle davacıların miras payları oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı cevabında; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu taşınmazların güncelleme tutanakları incelendiğinde yapılan kadastro çalışmasının sınır ve yüzölçümüne yönelik olduğu, davacı vekili tarafından her ne kadar 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ...
Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan güncelleme kadastrosuna ilişkin askı ilan süresi içinde dava açılmış ise de uyuşmazlığın güncelleme kadastrosuna yönelik değil mülkiyet ihtilafına yönelik olduğu, Tapu Müdürlüğünden celp edilen tutanak ve tapu kayıtlarından dava konusu taşınmazların tesis kadastro tutanaklarının dava tarihinden daha önceki tarihte kesinleşmiş olduğu,
tüm bu bilgiler doğrultusunda, açılan davanın mülkiyet ihtilafına ilişkin olduğundan güncelleme kadastrosunun amacının mülkiyet ihtilaflarını çözmek olmaması ve mülkiyet uyuşmazlıklarının güncelleme kadastrosuna ilişkin davalarda tartışma konusu yapılamaması nedeniyle, davacıların davasının görevsizlik nedeni ile reddine, dava konusu ... ili ... ilçesi ...
Mahallesi 128 ada 480 ve 481 parsel ... taşınmazların güncelleme tutanaklarının olağan usullere göre kesinleştirilmesi için kadastro müdürlüğüne iadesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı davacılar ve tereke temsilcisi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar ve tereke temsilcisi vekili istinaf dilekçesinde özetle; eski tapu kayıtlarında murise ait 4 tapu kaydının 26.800,00 m2 olduğunu, 1970 yılında yapılan kadastro çalışmalarında 21.700,00 m2 olarak eksik ölçüldüğünü,eksik kısmın davalının taşınmazı içinde kaldığını, bölgedki diğer tüm taşınmazlarda da bu şekilde hatalar olduğu için 2017 yılında yenilem kadastrosu çalışmaları yapıldığını, ancak bu çalışmaların hatalı olduğunu, taşınmazın 60 yıldır 26.800,00 m2 olarak kullanıldığını, hava fotoğraflarından haritadaki sınırlar ile fiili kullanımın uyuşmadığının belli olduğunu,
yapılan kadsatro çalışmalarında taşınmazların tüm yüz ölçümleri ve sınırlarının değiştiğini, taleplerinin kadstro tespitine itiraz olduğunu ve görevli mahkemenin kadastro mahkemesi olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve İlk Derece Mahkemesince usulüne uygun olarak yapılan inceleme ve araştırma sonucunda 3402 ...
Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosuna itiraz davalarında yapılan kadastro çalışmasının usul ve yasa ile teknik mevzuata uygun olup olmadığı yönünden inceleme yapıldığı, mülkiyete ilişkin uyuşmazlıkların bu kadastro tespitinde Kadastro Mahkemesince incelenemeyeceği,uygulama kadastrosunun amacının kesinleşen tesis kadastrosundan kaynaklanan mülkiyet ihtilaflarını çözmek olmadığı ve bu nitelikteki mülkiyet uyuşmazlıklarının kadastro mahkemesinde görülemeyeceği,
somut olayda davanın uygulama kadastrosu askı ilan süresi içerisinde açıldığı bilirkişi raporuna göre uygulama kadastrosu sınırları ile tesis kadastrosu sınırlarının birbiri ile uyumlu oldukları, tesis kadastrosu sınırları ile uygulama kadastrosu sınırlarının üst üste çakıştığı, yenileme çalışmalarında sınırlarda hiç bir değişiklik yapılmadığı, dava dilekçesindeki ve yargılama aşamasındaki davacı tarafın ilk tesis kadastrosu sırasında dava konusu taşınmazlara uygulanması gereken Temmuz 1967 tarih sıra no.
3, 6, 7'deki tapu kayıtları ile Mart 1967 tarih sıra no.
49 daki tapu kayıtlarının eksik uygulandığı iddiasıyla yüz ölçümlerinin değiştirilmesine ilişkin talebinin tescil istemine yani mülkiyete ilişkin olduğu, bu talebin içeriği dikkate alındığında Kadastro Mahkemesinin değil genel mahkemelerin görevli olduğu, davanın uygulama kadastrosu askı ilan süresi içerisinde açılmasının sonucu değiştirmeyeceği ve İlk Derece Mahkemesinin davanın mülkiyete ilişkin olduğu göz önünde bulundurularak yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 ...
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 353/(1)-b.1 inci maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı, davacılar ve tereke temsilcisi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar ve tereke temsilcisi vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, uygulama kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir
2. İlgili Hukuk
3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 22/a maddesi, 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 362/1-c maddesi.
3. Değerlendirme
1. 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/(1)-a.3 maddesinde, mahkemenin görevli ve yetkili olmasına rağmen görevsizlik veya yetkisizlik kararı vermiş olması veya mahkemenin görevli ya da yetkili olmamasına rağmen davaya bakmış bulunması halinde bölge adliye mahkemesi tarafından davanın esası incelenmeden dosyanın görevli veya yetkili mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarak karar verileceği; aynı şekilde 362/(1)-c maddesinde de, yargı çevresi içinde bulunan ilk derece mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarını çözmek için verilen kararlar ile merci tayinine ilişkin kararların temyiz edilemeyeceği düzenlenmiştir.
2. Somut olayda; İlk Derece Mahkemesince verilen görevsizlik kararına karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiş olup, yukarıda yazılı kanun maddesi uyarınca bu karar temyiz edilemeyeceğinden, davacılar ve tereke temsilcisi vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/6810, K. 2023/5122, 11 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama