KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2022/6974 E., 2023/4347 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Eylül 2023
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/33 E., 2022/263 K.
- Karar
- Davanın reddine
Karar Metni
871 kelime·4 dk okuma·10 bölüm
Taraflar arasında görülen uygulama kadastrosuna itiraz davasında İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Uygulama kadastrosu sonucunda, Keşap ilçesi ... Köyü ... mahallesi mevkii çalışma alanında ve tapuda davacı adına kayıtlı bulunan 109 ada 18 parsel ... 7.701,98 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, komisyon kararı uyarınca aynı parsel numarasıyla 7.645,23 metrekare yüzölçümlü olarak; davalı adına tapuda kayıtlı bulunan 109 ada 17 parsel ... 2.002,25 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, komisyon kararı uyarınca aynı parsel numarasıyla 2.052,48 metrekare yüzölçümlü olarak ve 109 ada 22 parsel ... 1.655,19 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise, yine komisyon kararı uyarınca aynı parsel numarasıyla 1.786,93 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir
2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında tapuda davalı ... adına kayıtlı bulunan Keşap ilçesi ... Köyü ... mahallesi 109 ada 17 ve 22 parsel ... taşınmazların yüzölçümlerinin, davacının maliki olduğu Keşap ilçesi ... Köyü ... mahallesi 109 ada 18 parsel ... taşınmaz aleyhine arttığını ileri sürerek, eski hale getirilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı ..., usulüne uygun dava dilekçesinin tebliğine rağmen davaya cevap vermemiş, duruşmada alınan beyanında, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 17.12.2015 tarihli ve 2015/473 Esas, 2015/984 Karar ... kararı ile, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından 107 ada 17 ve 22 parsel ... taşınmazların davalı Muzzafer Yılmaz ile yapmış oldukları rızai taksim gereği kendisine ait olduğu ancak kadastro tespiti sırasında davalı adına yazıldığı iddiası ile iş bu davanın açıldığı, tapu müdürlüğünden gönderilen kayıtlardan da anlaşıldığı üzere dava konusu yapılan taşınmazların bulunduğu mahalde 22.02.1994 tarihinde kadastro tutanağının tutulduğu ve 28.11.1994 tarihli kesinleşme ile taşınmazların davalı adına kaydedildiği,
dolayısıyla davanın açıldığı tarih itibariyle on yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın, davalı ... yönünden hak düşürücü süre nedeni ile reddine; davalı ... yönünden ise, açılan davanın niteliği gereği ilgili kuruma husumet yöneltilemeyeceğinden bahisle pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 17.12.2015 tarihli ve 2015/473 Esas, 2015/984 Karar ... kararına karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 02.12.2019 tarihli ve 2019/5115 Esas, 2019/7974 Karar ... ilamıyla; "davanın nitelendirilmesinde hata yapıldığı, davacının, komşu taşınmazlar ile kendi taşınmazı arasındaki tesis kadastrosu ile oluşturulan sınırın 3402 ... Kadastro Kanunu'nun 22/A maddesi uyarınca yapılan çalışmalar sonucunda değiştirildiğini öne sürerek uygulama kadastrosuna karşı dava açtığı açıklanarak, bu hususta yöntemince araştırma ve inceleme yapılıp sonucu dairesinde karar verilmesi" gereğine değinilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozma ilamına Uyularak Verilen Karar
Bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, 03.11.2021 tarihli bilirkişi raporunda "yenileme ölçüsü sınırı ile aynı sınır olduğu bu sınırların ilk tesis kadastrosu sınırları ile tecviz sınırları içerisinde örtüştüğü tespit edildi" denilmesi, kırmızı renk ile gösterilen sınırın ihtilaflı sınır olduğu davacının bu bölümün içerisinde bulunan eski evin babası tarafından kendisine verildiğini ev ile birlikte bu bölümün 109 ada 18 nolu parsele ilave edilmesini istediği, dinlenen mahalli bilirkişinin sınırları bilmediği taşınmazı ortak kullandıklarını söylenmesi, davacın rızai taksimi ispata elverişli delil sunmadığı, yemin deliline de dayanmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın niteliğinin ve dolayısıyla ispat araçları hususunun mahkemece hatalı değerlendirildiğini, tesis kadastrosu ve yenileme kadastrosunun davacı aleyhine olacak şekilde birbirinden farklı olduğunu, bu hususun ek bilirkişi raporunda da belirtildiğini ancak ilk derece mahkemesince dikkate alınmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, uygulama kadastrosuna itiraza ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 ... Kanun'un 22/2-a maddesi,
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ...
Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 189,15 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/6974, K. 2023/4347, 13 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama