İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/7026 K.2023/7959

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Esas2022/7026Karar2023/7959Tarih11 Eylül 2023Okuma7 dk · 1.494 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2022/7026 E., 2023/7959 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Eylül 2023
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Sayısı
2020/598 E., 2022/774 K.
Hüküm/karar
Esastan ret
İlk derece mahkemesi
... 11. İş Mahkemesi
Sayısı
2017/22 E., 2019/624 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.494 kelime·7 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalıya ait inşaat işyerinde çalışırken iş kazası geçirdiğini, %69 oranında malul kaldığını, iş kazasının meydana gelmesinde kusurun tamamen davalıya ait olduğunu beyan ederek 10.000,00 TL maddi tazminat ile 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınmasını talep etmiş, ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 293.575,71 TL olarak belirlemiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile SGK müfettişi tarafından düzenlenen tahkikat raporu ile olayın iş kazası olduğu, meydana gelen kazada işverenin %70 oranında, dava dışı ...'in %30 oranında kusurlu oldukları, davacının kusursuz olduğunun tespit edildiği, Mahkemece alınan bilirkişi raporunda işverenin %70 oranında dava dışı ...'in %30 oranında kusurlu olduğu, davacı işçinin kusursuz olduğunun tespit edildiği, ...

1. İş Mahkemesi'nin 2017/464 Esas sayılı dosyasına ait dava dilekçesi ile 27.08.2018 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde.

SGK tarafından davalı ... aleyhine işçi ...'ün 08.07.2015 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu yaralanması sebebi ile kurum tarafından yapılan masrafın tahsili talebi ile dava açıldığı, 27.08.2018 tarihli bilirkişi raporu ile işveren ...'nun % 70 oranında, dava dışı ...'in %30 oranında kusurlu olduğu, sigortalı ...'ün kusursuz olduğunun tespit edildiği,

Konak SGM'nin 15.05.2019 tarihli yazısına göre davacının 08.07.2015 tarihinde geçirdiği kaza sonucu maluliyetinin %68 olarak tespit edildiği , 16.07.2019 tarihli hesap raporu ile davacının geçirdiği kaza sonrasında Kurum tarafından karşılanmayan maddi zararının 293.575,71 TL olduğunun tespit edildiği,

olayın meydana geliş şekli, tarafların sosyo-ekonomik gelir durumları ve kusur durumları, paranın alım gücü, manevi tazminat miktarının zenginleştirici ve fakirleştirici miktarda tayin olunamayacağına dair ilkelerde dikkate alınarak manevi tazminatın takdir edildiği gerekçesi ile davanın kabulü ile 293.575,71 TL maddi tazminatın 08.07.2015 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 100.000,00 TL manevi tazminatın 08.07.2015 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde.

Mahkemece davalı iş sahibi yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek karar verilmesinin hatalı olduğunu, müvekkili ile davacı arasında bir iş akdinin bulunmadığını, sorumluluktan bahsedebilmek için İş Kanunu hükümlerine tabi olmayı gerektiren bir sözleşme olması gerektiğini, dava dosyasındaki deliller ile müvekkili ile davacı işçinin yaralanmasına kusurlu davranışı ile sebep olan ... arasında imzalanan sözleşmenin aslında bir iş değil istisna (eser) sözleşmesi olduğunun aşikar olduğunu,

kusur ve illiyet bağının tespitinin sadece inşaat mühendisi bir bilirkişiye bırakılmasının hatalı olduğunu, yine maddi tazminat hesaplaması konulu bilirkişi raporunun da uzman bilirkişiden alınmadığını ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki yazı, bilgi ve belgeler, kanuni gerektirici sebepler, dosyadaki delil durumu, SGK tahkikat raporu, olayın oluşuna uygun birbirini teyit eden ve denetime açık bilirkişi raporları, tüm dosya içeriği ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesi yerinde görüldüğü gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı ... vekili, davanın A24 .....,Emlak A.Ş.‘ye karşı açıldığı ve ...’nun bu şirketin yetkilisi olmadığını,davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, davacının ...’nun işçisi olmadığını, ... ile ... arasında imzalanan sözleşmenin eser sözleşmesi olduğunu, davalı ile davacı arasında bir hizmet sözleşmesi bulunmadığını, kusur ve illiyet bağına ilişkin tespitlerin konusunda uzman bilirkişi tarafından yapılması gerektiğini belirterek temyiz etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, zararlandırıcı sigorta olayı sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 7, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 28 ila 39, 417 ve 420 ncı maddeleri, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 15, 17 ve 18 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunun 4 üncü maddeleridir.

3. Değerlendirme

Bilindiği üzere bir hakkı dava etme yetkisi (dava hakkı) kural olarak o hakkın sahibine aittir. Bir hakkın sahibinin kim olduğu, dolayısıyla o hakkı dava etme yetkisinin kime ait olduğu, (o davada davacı sıfatının kime ait olacağı) veya bir hakkın elde edilmesi amacıyla kime karşı dava edileceği (o davada davalı sıfatının kime ait olacağı) tamamen maddi hukuk kurallarına göre belirlenir. Ancak, bir davanın davacısının veya davalısının o dava yönünden davacı veya davalı sıfatına sahip bulunmadığının belirlenmesi halinde, mahkeme dava konusu hakkın mevcut olup olmadığını inceleyemeyeceği ve sıfat yokluğundan davanın reddine karar vermek zorunda olduğu için, taraf sıfatı usul hukukunun da düzenleme alanındadır.

Eş söyleyişle, sıfat, dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir.

O halde, dava konusu şey üzerinde kim veya kimler hak sahibi ise, davayı da bu kişi veya kişilerin açması gerekir. Davayı açabilmek için gerekli sıfat, dava konusu şey üzerinde hak sahibi olan kişiye aittir. Bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının tayininde olduğu gibi maddi hukuka göre belirlenir.

Mahkemenin taraflar arasında dava konusu hakkın esası hakkında bir karar verebilmesi için, bu kişilerin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatlarına sahip olmaları gerekir. Bir davada taraf olarak gösterilen kişiler, taraf ve dava ehliyetine ve davayı takip yetkisine sahip olsalar bile, taraflardan birinin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatı yoksa, davanın esası hakkında bir karar verilemez; bu halde 6100 sayılı HMK’nun 114/1-d maddesi gereğince davanın usulden reddine karar verilir.

Görüldüğü üzere, taraf sıfatı aynı zamanda dava şartı olduğundan taraf sıfatının yokluğu, davada taraf olarak gözüken kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olduğu için def'i değil, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülmesi mümkün ve mahkemece de kendiliğinden nazara alınması zorunlu bir itiraz niteliğindedir.

Nitekim aynı ilkeler, Hukuk Genel Kurulu’nun 23.06.2004 gün ve 2004/4-371 E. 2004/375 K.; 18.04.2007 gün ve 2007/5-233 E., 2007/221 K.; 04.03.2009 gün ve 2009/10-34 E. 2009/104 K.; 04.11.2009 gün ve 2009/2-402 E., 2009/484 K.; 03.02.2010 gün ve 2010/4-4 E., 4 K. sayılı kararlarında da benimsenmiştir.

6100 sayılı HMK’nun 124 maddesinde de “Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkündür. Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir. Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Bu durumda hâkim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder.” düzenlemesi yer almaktadır.

"Belirtildiği üzere açılan bir hukuk davasında husumet Mahkemenin re'sen gözönüne alacağı bir hadisedir ve kamu düzeniyle ilgilidir. Bu nedenle iradi taraf değişikliğinde, hakimin süre vermesi aslanda iradi taraf değişikliği için talep şartının yerine getirilmesinden ibaret olup mahkemece bu husus tarafa hatırlatılmaktadır."

Somut olayda, dava dilekçesinde davalı olarak A24 Ordu Emlak A.Ş. (Yetkilisi ...)nun gösterildiği, dava dilekçesinin.....Atatürk Bulvarı Menderes adresinde işyeri yetkilisi ... adına tebliğ edildiği, dosyada bulunan vekaletnamenin ... adına verildiği, SGK denetim raporunda işveren olarak ...'nun gösterildiği, kazanın meydana geldiği .....,Mah. adresindeki bina inşaatı işinin 16.12.2011 tarihinden itibaren ... adına kayıtlı olduğu, ...

1.İş Mahkemesi 2017/464 Esas sayılı dosyasında derdest olan rücu davasında davalı olarak ...'nun gösterildiği ve davalının cevap dilekçesinde kendisinin A24 Ordu Emlak A.Ş. isminde bir şirketi olmadığını, A24 Gayrimenkul Tic.

A.Ş. ile arasında franchise sözleşmesi bulunduğunu, dava dışı şirketin bu dava ile ilgisi olmadığını belirttiği, Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarına göre de A24 Ordu Emlak A.Ş. unvanlı bir şirket bulunmadığı, en yakın A24 Emlak Ticaret A.Ş. unvanlı şirketin ortaklarının ise Nihat Aydın ve Hakan Hezer olduğu ve kayıtlarda ... isimli yetkilisi olmadığı, davacı vekilinin ön inceleme celsesinde, davalı tarafın ünvanını hata ile Anonim Şirket olarak bildirdiğini, aslında davacının kazayı ...'nun evinde yapılan tadilat sırasında geçirdiği,

işverenin ... olduğunu beyan ettiği, Mahkemece karar başlığında davalı olarak A24 Ordu Emlak A.Ş. (yetkilisi ... ) gösterildiği, UYAP sisteminde A24 Emlak Ticaret A.Ş.'nin taraf olarak kaydedildiği anlaşılmaktadır.

Yapılacak iş, dava dilekçesi, davacı vekilinin ön inceleme aşamasındaki beyanı, ticaret sicil kayıtları irdelenerek, öncelikle işverenlik sıfatı ve husumetin doğru şekilde belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesidir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının sair yönler incelenmeksizin BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

11.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/7026, K. 2023/7959, 11 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/7026
Karar No
2023/7959
Tarih
11 Eylül 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/7044 K.2023/6169
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/7060 K.2023/8373
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2022/7064 K.2023/3843
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/7072 K.2023/5473
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/7079 K.2023/4346
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/7080 K.2023/4353

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.