KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2022/7168 E., 2024/7774 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/2499 E., 2022/1797 K.
- Dava tarihi
- 10.12.2010
- Karar
- İstinaf başvurusunun esastan reddine
- İlk derece mahkemesi
- Beykoz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/758 E., 2018/478 K.
Karar Metni
569 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı Orman İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Dava; 3302 Sayılı 31.08.1956 tarihli ve 6831 Sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (3302 Sayılı Kanun) Değişik 2/B madde uygulamalarının yok hükmünde sayılması istemine ilişkindir. Dava ilk olarak Mahkemenin 2010/401 Esas sayılı dosyasında görülmüş olup dava konusu taşınmazların sayısının çok fazla olması nedeniyle dava konusu taşınmazlardan 127 ada, 1, 2, 3, 4, 5 parsel sayılı taşınmazlar yönünden tefrik kararı verilerek Mahkemenin şimdiki esasına kaydı yapılmıştır.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Beykoz Elmalı/Örnekköy Mahallesinde yapılan 2/B çalışmalarında 2/B alanına çıkarma işleminin hatalı yapıldığını, bu nedenle yanlış yapılan 2/B çalışmalarının iptaline, dava konusu yerlerin orman olarak Hazine adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince; Dava konusu İstanbul ili Beykoz ilçesi Örnekköy 127 ada 1, 2, 3, 4, 5 nolu parseller orman olmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davacı Orman İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince; ".. kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli taşınmazların 19/04/1990 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde uygulamasında 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışarısında çıkarılan yerde kaldığı,
Orman Yönetimince bu çalışmalara karşı süresinde itiraz edilmediği ve Orman Yönetiminin dava açtığı tarihte 2/B maddesi uygulamasına itiraz süresinin dolduğu, çalışmaların kesinleştiği ve mahallinde yapılan keşif sonucu dosyaya ibraz edilen orman bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazların, ev, arsa, ve fındıklık olarak kullanıldığı, 2007 ortofoto görüntüsünde de benzer durumun söz konusu olduğu, taşınmazlar üzerinde orman ağaçlarının bulunmadığının anlaşıldığı, aynı nevide Beykoz 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/615 E - 2015/389 K sayılı kararının davacı idare tarafından temyiz edilmesi üzerine,
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin 2015/17038 E - 2017/4657 K sayılı 29/05/2017 Tarihli kararıyla onandığı da anlaşılmakla, ilk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Orman İdaresi vekili tarafından; verilen kararın usul ve kanun aykırı olduğu, Yargıtay kararının yanlış yorumlandığı sebebiyle bozulması istemiyle temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/7168, K. 2024/7774, 18 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama