KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2022/7187 E., 2023/1441 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mart 2023
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/2 E., 2022/33 K.
- Hüküm/karar
- Davanın kabulüne
Karar Metni
1.410 kelime·7 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonucunda verilen karar hakkında yapılan karar incelemesi sonucunda, Dairece hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Kadastro sırasında Ağrı ili ... ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan temyize konu 101 ada 22 parsel sayılı 98.651,22 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliğiyle beyanlar hanesinde ...'un işgalinde olduğu belirtilerek tapu kaydı nedeniyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir.
2.Davacı ... dava dilekçesinde; dava konusu ettiği taşınmazın kadastro sırasında Hazine adına tespit edilmişse de kendi tasarruf ve zilyetliğinde olduğunu öne sürerek yapılan tespitin iptali ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 04.06.2014 tarihli ve 2014/37 Esas, 2014/82 Karar sayılı kararıyla; Hazine adına tapu kaydının oluştuğu 1961 tarihinden geriye doğru davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabülü karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili eksik incelemeye dayalı olarak verildiğini öne sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 26.05.2016 tarihli 2016/6027 Esas, 2016/5932 Karar sayılı ilamıyla; kısa karar ve gerekçeli karar da farklı taşınmazların davacı adına tesciline karar verildiği belirtilerek çelişki nedeniye hüküm usulden bozulmuştur.
3.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; 06.03.2018 tarihli ve 2016/46 Esas, 2018/28 Karar sayılı ilamıyla; taşınmazın 1961 yılında yapılan toprak tevzii çalışmaları sırasında düzenlenen haritada 18 nolu mera parseli kapsamında kaldığı gerekçesiyle davanın reddine, taşınmazın mera vasfıyla sınırlandırılmasına ve özel siciline kaydına karar verilmiştir.
4.İlk Derece Mahkemesinin 06.03.2018 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı ...; taşınmazın kendi tasarruf ve zilyetliği altında bulunduğunu, kadim mera olduğuna dair bir delil bulunmadığını, mera tahsis kararının da olmadığını, sınırlarının kişilerin zilyetliğinde bulunan taşınmazlarla çevrili olduğunu öne sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.
5. Yargıtay (kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 19.02.2021 tarihli 2018/3099 Esas, 2021/1449 Karar sayılı ilamıyla; dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle hüküm onanmıştır.
6.Bozma ilamına karşı davacı ...'un ölmesi nedeniyle mirasçıları tarafından; taşınmazın 50 yılın üzerinde olarak muris ve evvelleri tarafından zilyet ve tasarruflarında bulunduğunu, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak verilen hükmün bozulması gerektiğini öne sürerek karar düzeltme isteminde bulunmuşlardır.
7.Dairenin 04.11.2021 tarihli ve 2021/11610 Esas, 2021/10953 Karar sayılı ilamıyla, davacı mirasçılarının karar düzeltme istemleri kabul edilerek; keşif sonucunda fen bilirkişileri ... ve ... tarafından düzenlenen raporda, Hazine tapusunun sınırında okunan P.18 meranın kadastro sonucunda 101 ada 7 parsel numarasıyla mera niteliğinde sınırlandırılan taşınmaz olduğu ve çekişmeli taşınmazında doğusunda sınır olarak yer aldığı, bu kayıt kapsamının paftasındaki sınırlarına şeklen ve tülen yararlanarak uyduğu belirtilerek, tapu kaydının kapsamı harita üzerinde gösterildiği, ne var ki.
Mahkemece, usule ilişkin bozma ilamından sonra fen bilirkişisi ... ’dan alınan ek rapor esas alınarak yukarıda belirtilen gerekçeyle taşınmazın mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmiş ise de ek raporun son derece soyut bilgi içerdiği,
asıl rapor ile çelişki arz etmesine rağmen bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeksizin ve taşınmaz hakkında mera iddiasıyla açılmış bir dava bulunmadığına göre, davanın reddine karar verilmesi halinde taşınmazın tespit gibi tesciline dair hüküm kurulması gerekirken talebin dışına çıkılarak taşınmazına mera niteliği ile sınırlandırılmasına karar verildiği gerekçeleriyle onama ilamının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi hükmünün araştırma ve incelemeye dayalı olarak bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda. 31.03.2022 tarihli ve 2022/2 Esas, 2022/33 Karar sayılı ilamıyla, özetle. Hazine tapususun oluştuğu 1961 yılından geriye doğru davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu gerekçesiyle ve bu nedenle; taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile senetsizden zilyetlikle edinim sınırı da dikkate alınarak, davanın kısmen kabulü ile;
taşınmazın fen bilirkişisi tarafından krokide (A) harfi ile belirlenen 82.976,43 m2 yüzölçümündeki bölümünün davacı mirasçıları adına, geriye kalan ve fen bilirkişisi raporunda (B) harfi ile gösterilen 82.976,43 m2 yüzölçümündeki kısmının ise tespit edildiği vasıf ile davalı Hazine adına tapuya tesciline, 108 ada 68 parsel hakkında verilen önceki tarihli hükmün kesinleşmiş olması nedeniyle yeniden karar verilmesine yer olmadığını karar verilmiş, 07.04.2022 tarihli tashih ile; hüküm yerinde açık hesap hatasına dayalı olarak (B) bölümünün 82.976,43 m2 olarak gösterildiği belirtilerek (B) bölümünün yüzölçümü 15.674,79 m2 olarak düzeltilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili, davanın konusunun 101 ada 22 parsel olmasına rağmen hükümde 101 ada 68 parsel hakkında hüküm kurulduğunu, bu haliyle infazın mümkün bulunmadığını, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında buluna yerlerden olduğunu, davacı lehine zilyetlik koşullarının oluşmadığı, bilirkişi raporlarının hüküm vermeye yeterli bulunmadığı yerel bilirkişi ve tanık beyanlarına itibar edilemeyeceğini öne sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, askı ilan süresi içinde açılan kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14, 17 ve 46/1 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına,
bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2. 101 ada 22 parsel yönünden bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince dosya arasına getirtilen kayıtlardan davacı adına 102 ada 12 parsel sayılı taşınmazın 1/2 paylı olarak belgesizden tespit ve tescil edildiği, davacı adına 3402 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesi uyarınca 100 dönüme kadar kuru taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak tespit ve tescil edilebileceğinden, bu nedenle 102 ada 12 parselde davacının payına karşılık gelen 17.023.57 m2 miktarının 100 dönümden düşülerek dava konusu 101 ada 22 parselin (A) ile gösterilen 82.976,43 m2 yüzölçümündeki bölümünün davacı adına tesciline karar verilmiştir.
Ne var ki; davacı ... tarafından eldeki dosyada 101 ada 22 parsel sayılı taşınmaz ile birlikte yine Hazine adına tespit edilen 108 ada 68 parsel sayılı taşınmaz hakkında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle adına tescili istemiyle açılmış, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda 06.03.2018 tarih ve 2016/46 Esas, 2018/28 Karar sayılı ilamıyla; 108 ada 68 parsel sayılı taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmiş, davalı Hazinenin temyizi ile Yargıtay (kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 19.02.2021 tarihli ve 2018/3099 Esas, 2021/1449 karar sayılı ilamıyla onanmış, davalı Hazine tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmamış, böylece 108 ada 68 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki hüküm kesinleşmiştir. Yargılamaya yalnızca 101 ada 22 parsel hakkında devam edilmiştir.
Diğer bir anlatımla; davacı adına belgesizden tespit ve tescil edilen taşınmaz miktarının hesaplamasında artık 108 ada 68 parsel sayılı 11.078,24 m2 yüzölçümlü taşınmazında dahil edilmesi gerektiği açıktır.
Hal böyle olunca. İlk Derece Mahkemesince fen bilirkişisinden ek rapor alınmak suretiyle 101 ada 22 parsel sayılı taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilen (B) bölümü tarafından başlanmak üzere 108 ada 68 parsel miktarının da belirlenerek yine bu nedenle Hazine adına tesciline,
101 ada 22 parselin (102 ada 12 parselin 1/2 payına denk gelen miktarı hem de 108 ada 68 parselin miktarı düşüldükten sonra) geri kalan kısmının davacı taraf adına tesciline karar verilmesi gerekirken Mahkemece bu hususun gözden kaçırılmasında isabet bulunmadığı gibi 2 nolu hüküm fıkrasında davacının "101 ada 22" parsel hakkında davasının kabul edilmesine rağmen ve devamında (A) ve (B) bölümlerine ayrılan bu taşınmazın bu kez ada parsel numarasının"108 ada 68" parsel olarak zikredilmesi suretiyle infazında tereddüt yaratılmasında dahi isabetsiz bulunmamaktadır
VI. KARAR
Yukarıda açıklanan sebeplerle; 1.Davalı Hazine vekilinin (V.C.3.1.) bentte yazılı nedenlerle sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2-Davalı Hazine vekilinin yukarıda (V.C.3.2.) bentte belirtilen nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 101 ada 22 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki hükmün BOZULMASINA,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/7187, K. 2023/1441, 14 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama