KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2022/7519 E., 2023/5141 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ekim 2023
- Mahkemesi
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1353 E., 2022/1527 K.
- Karar
- İstinaf başvurusunun kabulü ile yeniden hüküm kurulması
- İlk derece mahkemesi
- Bozkır Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/7 E., 2022/13 K.
Karar Metni
624 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında Bozkır Kadastro Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen davanın reddine dair hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kamu düzenine ilişkin nedenlerle kabulüne karar verilmiş olup, bu kez davacı vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasında, Bozkır ilçesi Kuzören Mahallesi çalışma alanında bulunan 302 ada 42 parsel ... 2.392,05 m2 yüzölçümündeki taşınmaz edinme sebebinde ... tarafından arsa haline getirildiği açıklanarak Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı ... vekili, taşınmazın bir bölümünün müvekkiline miras yoluyla intikal ettiğini belirterek adına tescili istemiyle ... aleyhine dava açmıştır.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; "tanıkların beyanlarının kendi aralarında çelişkili olduğu göz önüne alındığında tanık beyanlarına itibar edilmeyip mahalli bilirkişi ve tespit bilirkişi beyanlarına itibar edildiği dava konusu taşınmazın davacı ... ve başka kişiler tarafından kullanılmadığı, herhangi bir ekonomik amaca ilişkin kullanımının olmadığı, mahalli bilirkişiler ve tespit bilirkişisi beyanları ayrıca dosyaya sunulan bilirkişi raporlarından anlaşıldığı, davacının iddialarının soyut olarak kaldığı, 3402 ...
Kadastro Kanunu'nun (3402 ...
Kanun) 14 üncü maddesi uyarınca taşınmazın mülkiyetinin kazanılabilmesi için taşınmaz üzerindeki zilyetliğini 20 yılı aşkın süre ile nizasız ve fasılasız bir biçimde malik sıfatıyla devam etmesi ve bu kullanımının ekonomik amaca yönelik olmasının zorunlu olduğu, bir an davacıya murisinden kalmış olduğu düşünülmüş olsa bile davacının dava konusu ettiği taşınmaz üzerinde kimsenin zilyetlik iradesi göstermediğinin tespit edildiği, mahkememize sunulan raporlarda herhangi bir kullanımın olmadığını anlaşıldığı, terkin zilyetliği irade olarak kaybetme şekillerinden biri olduğu,
terkin varlığı için taşınmazın belirli bir neden yokken uzun yıllar kullanılmaması ve zilyedin taşınmaz üzerinde egemenliğini dile getirecek herhangi bir ilgiyi göstermemiş olması, davacının dava konusu yeri terk ettiği yolunda herkeste bir kanının uyanmış olması gerektiği, zira zilyedin taşınmaz mala ilgi göstermemesi uzun süre taşınmaz üzerindeki başkalarının zilyetliğini itiraz etmemesi zilyedin zilyetliği terk iradesinin varlığının karine olduğu,
dava konusu yerin davacıya murisinden kaldığı beyan edilmiş ise de dosya kapsamından davacının dava konusu taşınmaz üzerinde zilyetliğinin hiç bir şekilde ispatlanamadığı ve taşınmazın kullanmadığına kanaat getirilerek tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacının davasının sübut bulmadığından davanın reddine, dava konusu 302 Ada 42 parsel ... taşınmazın tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline" karar verilmiştir.
Hükme karşı davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1.Hukuk Dairesince; "kadastro davaları lehine tespit yapılan gerçek ya da tüzel kişilere karşı açılacağı, somut olayda; çekişmeli taşınmaz Hazine adına tespit edildiği, Hazinenin mahkemece re'sen davaya dahil edilmesi kendisine taraf sıfatı kazandırmyacağı, çekişmeli taşınmazda tespit maliki olmayan davalı ... hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, davanın esasına ilişkin hüküm kurulması doğru olmadığından, davacı vekilinin istinaf talebinin kamu düzenine ilişkin nedenlerle kabulü ile HMK'nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca anılan mahkeme kararının kaldırılmasına, davalı ... yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, dahili davalı maliye hazinesi yönünden karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve Kanun'a uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/7519, K. 2023/5141, 11 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama