KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2022/7530 E., 2024/4191 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2024
- Mahkemesi
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/954 E., 2022/1455 K.
- Karar
- İstinaf başvurusunun esastan reddine
- İlk derece mahkemesi
- Kayseri 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/219 E., 2022/70 K.
Karar Metni
535 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında Kayseri 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davalı Mülhak Vakıf vekili ile davalı ... Genel Müdürlüğü vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... Genel Müdürlüğü vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Dava dilekçesinde, davacılar ... ve ... ...'nin Kayseri'de kurulu Mülhak Gavremzade Abdulkadir Ağa Bin ... Vakfı'nın galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduklarının tespitine karar verilmesi istenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacıların kök murisleri olan ... ve Nazifeden olma ...'nin torunları olduğu ve onun soyundan geldiği, vakfiye şartları gereğince gallenin batın şartı öngörülmeksizin evladı evlada bırakılmış olduğu gerekçesi ile açılan davanın kabulü ile davacıların Kayseri'de kurulu Mülhak Gavremzade Abdulkadir Ağa Bin ... Vakfı'nın galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespitine tespitine karar verilmiştir.
Davalı Mülhak Vakıf vekili ile Vakıflar Genel Müdürlüğü vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; davacılarla aynı batında yer alan ... , ... ... ve ... tarafından açılan davanın kabulle neticelenmesi ve bu kararın Yargıtay tarafından onanması nedeniyle davacılarla aynı şartlara ve ırsi bağa sahip kişilerle ilgili daha önceden kesinleşen mahkeme kararlarının mevcut olduğu, kuruluş aşamasında galle fazlasına ilişkin vakfiyede batın şartı bulunmasına rağmen bu şartın sonradan kaldırıldığı, galle fazlasına hak etmek için erkek çocuk kız çocuk ayırımının yapılmadığı,
eldeki davanın davacılarının anne tarafından vakıf kurucularıyla irtibatının sağlanmasından dolayı bu yöndeki bilirkişi raporu ve bu rapor esas alınarak verilen İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden dosya kapsamına ve hukuka uygun olduğu gerekçesi ile her iki davalı vekilinin yerinde olmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı verdiği temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepler tekrar edilerek yapılan araştırma ve incelemenin yetersiz olduğunu, davacıların müteveffa vakıf evladının kan bağı bulunan mirasçısı olmaları, kendilerinin de galleden istifade eden vakıf evladı oldukları anlamına gelmeyeceğini, arz ve izah edilen nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Dava, vakfın gelir fazlasından faydalanmaya yönelik galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... Genel Müdürlüğün vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/7530, K. 2024/4191, 13 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama