KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2022/7663 E., 2024/7442 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 2008/373 E., 2016/1 K.
- Karar
- Davanın kısmen kabulüne
Karar Metni
681 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının 30.06.2020 tarihinde kesinleştirilerek infazı için Tapu Sicil Müdürlüğüne gönderilmesinden sonra, davalı ... vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine 20.10.2022 tarihli ek kararla kesinleşme şerhinin ortadan kaldırılmasına karar verilerek dava dosyası Dairemizi gönderilmiş olmakla; dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... dava dilekçesinde. Cide ilçesi Alayüz Köyünde Örtülü Mahallesinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında davalılar adına yapılan tespitin hatalı olduğunu, bu yerlerdeki taşınmazların dedesi (ölü) ...'tan kendilerine intikal ettiğini, kadastro çalışmaları sırasında kendisi torunu olarak kendisi ve kardeşi ...
Abay'a müşterek olarak yazılması gerekirken taşımazların davalılar adına tespit gördüğünü, 148 ada 11, 149 ada 1, 149 ada 3, 149 ada 7, 156 ada 2, 160 ada 7, 160 ada 21, 162 ada 17, 162 ada 19, 148 ada 15, 149 ada 2, 149 ada 4, 149 ada 8, 156 ada 9, 160 ada 14, 162 ada 16, 162 ada 18, 162 ada 20, 162 ada 15, 159 ada 11, 159 ada 28, 159 ada 31, 160 ada 20, 155 ada 35, 159 ada 12, 159 ada 30, 159 ada 32 ve 165 ada 2 parsel sayılı taşınmazlarda miras hakkının bulunduğunu, dedesi öldükten sonra yerlerin taksim edilmediğini ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazların muris adına tespit ve tescilini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde; 149 ada 1, 149 ada 8 ve parsel, 162 ada19 parsel sayılı taşınmazların kendisine ait olmadığını, ...'a ait olduğunu, söz konusu parsellerde hiçbir hakkının bulunmadığını, davacı ...'in köydeki mallarda hiçbir hakkının bulunmadığını, gerekli işlemlerin yapılmasını talep ettiğini ifade etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... dava konusu 159 ada 11, 159 ada 28, 159 ada 31, 159 ada 12, 159 ada 32, 165 ada 2, 156 ada 2, 156 ada 9, 160 ada 21, 160 ada 14, 162 ada 15 ve 162 ada 17 parsel sayılı taşınmazlar ile 159 ada 30 parsel sayılı taşınmazın bilirkişisinin krokisinde (B) harfi ile gösterilen kısmının davacı ve davalıların kök murisi Osman'dan intikalen geldiği,
intikalden sonra hiçbir zaman tüm mirasçıların bir araya gelerek taşınmazları taksim etmedikleri, böyle bir taksim varsa bile tüm mirasçılar iştirak etmediğinden geçerli kabul edilemeyceği, davacının da taşınmazlarda hakkının bulunduğu ..." gerekçesiyle, davacının bu taşınmazlara yönelik davasının kabulüne, 160 ada 7, 160 ada 20, 162 ada 16, 149 ada 3, 149 ada 1, 149 ada 2, 149 ada 4, 149 ada 7 ve 149 ada 8 parsel sayılı taşınmazlara yönelik davanın feragat nedeniyle reddine,
162 ada 19 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki davanın ise sübut bulmaması nedeniyle (taşınmazın tespit maliki Osman'ın babaannesinden gelmesi nedeniyle) reddine karar verilmiş ve bu karar, taraflarca kanun yoluna başvurulmadığından bahisle 30.06.2020 tarihinde kesinleştirilerek ifası için Cide Tapu Müdürlüğüne gönderilmiştir.
Bilahare; davalı ... vekili, gerekçeli kararın 7201 sayılı Tebligat Kanunu' nun 10. ve 21/1 maddelerine göre tebliğ edilmesi gerekirken, anılan Kanun' un 21/2 maddesine göre tebliği edildiğini, bu nedenle söz konusu tebligatın usulsüz olduğunu ileri sürerek temyiz talebinde bulunması üzerine İlk Derece Mahkemesinin 20.10.2022 tarihli ara kararıyla, kesinleşme şerhinin ortadan kaldırılmasına karar verilmiş ve dava dosyası Dairemize gönderilmiştir.
Her ne kadar İlk Derece Mahkemesinin 20.10.2022 tarihli ara kararıyla, kesinleşme şerhinin ortadan kaldırılmasına karar verilmiş ise de, dosya kapsamına göre, davalı ...'a gerekçeli kararın iki kere tebliğ edildiği, ilk tebligatın 18.03.2016 tarihinde yapıldığı, ancak bu tebligatın doğrudan 7201 sayılı Kanun' un 21/2. maddesine göre yapılmış olması nedeniyle usulüne uygun olmadığı; daha sonra gerekçeli kararın, davalı ...'a 23.03.2016 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ve adı geçen davalı tarafından, yasal temyiz süresi geçtikten sonra 19.10.2022 tarihinde temyiz yoluna başvurulduğu anlaşıldığından,
İlk Derece Mahkemesinin kesinleşme şerhinin kaldırılmasına ilişkin ek kararın kaldırılmasına ve davalı ...' ın yasal süresinden sonra vermiş olduğu temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/7663, K. 2024/7442, 11 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama