KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2022/7780 E., 2025/5483 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 1991/214 E., 2001/517 K.
Karar Metni
319 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı Hazine vekili; ... ili ... ilçesi ... köyünde bulunan 149 parsel sayılı taşınmazın davalılar adına tespit edildiğini, dava konusu taşınmazın Hazineye ait Temmuz 1339 tarihli ve 5 sıra numaralı tapu kaydının kapsamında kaldığını beyan ederek, davalılar adına yapılan tespitin iptali ile taşınmazın davacı Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; dava konusu taşınmazın dayanak tapu kaydının kapsamında kalmadığı, taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14... . maddelerindeki şartların davalılar lehine oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu 149 parsel sayılı 5100 metrekare yüzölçümlü mahsara ve arsa niteliğindeki taşınmazın yarı payının davalı ... , yarı payının da dosyada mevcut 21.11.1973 tarihli ve 1973/162-122 Esas, Karar sayılı veraset ilamı gereğince toplam 44 pay itibarıyla 11 payının muris davalı ...'un eşi ...a, 3'erden 33 payının da davalı ...'un evlatları ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... adlarına tapuya tesciline karar verilmiştir.
Hükmün davacı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesinin 06.05.2002 tarihli ve 2002/1875 Esas, 2002/3375 Karar sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmiş ve ilam 09.12.2002 tarihinde kesinleşmiştir.
Hükmü temyiz etme hakkı, temyizde hukuki yararı bulunmak kaydıyla davanın taraflarına ve aleyhine hüküm kurulan üçüncü kişilere aittir. İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün davalıların lehine olduğu, temyiz istemine konu kararla davalılar ..., ... ..., ... ..., ..., ... ... ve ... ... aleyhine hukuksal bir durum yaratılmadığı ve bu nedenle adı geçen davalıların hükmü temyiz etmekte hukuki yararının olmadığı anlaşıldığından, bir kısım davalılar vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/7780, K. 2025/5483, 10 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama