KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2022/7818 E., 2025/1829 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mart 2025
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/478 E., 2022/2323 K.
- Karar
- İstinaf başvurusunun esastan reddine
- İlk derece mahkemesi
- Mersin 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/218 E., 2019/78 K.
Karar Metni
1.213 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu kaydında düzeltim yapılması istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde.
Mersin ili . ilçesi ... köyü .... mevki 9 pafta 674 parsel sayılı taşınmazın (ifrazdan sonra 1987 ve 1988 parsel) davacıların murisi ... adına kayıtlı olduğunu, 6292 sayılı Kanunu'nun 7. maddesine göre mirasçılarının bedelsiz iade talebinde bulunduğunu, Mersin 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 13.10.1998 tarih, 1994/610 E., 1998/774 K. sayılı kararı ile dava konusu 674 parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen 45.027 m²'lik yere ait tapu kaydının iptali ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiğini, kararın kesinleştiğini,
kesinleşmeden sonra hüküm fıkrasının "... krokide (A)=45027 m²'lik yere ait tapu kaydının iptali ile bu yerin 2/B uygulaması ile cümlesinin ilavesi suretiyle anılan hüküm fıkrasının HUMK'nun 459 maddesi uyarınca tavzihine, Hazine vekili ile orman idaresi vekilinin huzurunda karar verildi.
18.04.2003" şeklinde tavzih edildiğini, parselin niteliği mahkeme kararında yazılmadığı için beyannamede boş bırakıldığını, Kadastro Müdürlüğü'nün de beyannameye ve mahkeme kararına aykırı olarak, karara ekli fen bilirkişisi tarafından düzenlenen rapor ve krokide (A) harfi ile gösterilen yere 1987 parsel yerine, 1988 parsel olarak beyannamesini düzenlediğini, ayrıca orman şerhi düştüğünü, tapu müdürlüğünde ise yapılan tescil sırasında edinme sebebi olarak Mersin 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 13.10.1998 tarih, 1994/610 E.,
1998/774 K. sayılı kararı ile Mersin Kadastro Müdürlüğü'nün 09.01.2003 tarih ve 44 fen kayıt nolu tescil bildiriminin yazılı olduğunu, tapu müdürlüğünün ve Kadastro Müdürlüğünün yetki ve görevlerini aşarak tapunun niteliğini orman yazdığını, bu işlemlerin hukuka aykırı olduğunu beyan ederek,
dava konusu Mersin ili Yenişehir ilçesi ... köyü tavşanöreni mevki 9 pafta 1987 parsel (ifrazdan önce 674 parsel) sayılı taşınmazın tapu kaydının niteliği hanesindeki orman ibaresinin ve kadastro haritasındaki orman belirtmesinin terkinine, kadastro haritasında Mahkeme kararına ekli fen bilirkişisinin 02.05.1997 tarihli krokisinde (A) ile gösterilen 45.027 m² kısmın 1987 parsel, (B) ile gösterilen 45.013 m² kısmın 1988 parsel olarak tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili cevabında; dava konusu yerde mahkeme kararından sonra Orman Kadastro Komisyonu tarafından fenni hataların düzeltilmesi ve yargı kararı ile orman vasfında olduğu için tespit dışı bırakılan yerlerin ve yargı kararı ile orman vasfını kazanan yerlerin tespiti için Orman Kadastrosu tespitleri yapıldığını, yapılan tespitlere dair tutanakların 27.06.2014 tarihinde .....köy Mahallesinde ilan edildiğini, ilan sonucunun itiraz edilmemesi nedeni ile keşinleştiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar Hazine ve Yenişehir Tapu Müdürlüğü vekili cevaplarında. Mersin 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.10.1998 tarih, 1994/610 E., 1998/774 K. sayılı kararıyla ile davanın reddine karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, dava konusu edilen 674 parselin 45027 m²lik yere ait tapu kaydının iptali ile bu yerin Hazine adına kayıt ve tesciline karar verildiğini, bu kararın tavzihi sonucu "...
Krokide (A) = 45027 m²lik yere ait tapu kaydının iptali ile bu yerin 2/B uygulaması ile cümlesinin ilavesi suretiyle anılan hüküm fıkrasının HUMK'nun 459 maddesi uyarınca tavzihine, hazine vekili ile orman idaresi vekilinin huzurunda karar verildi.
18.04.2003" şeklinde tavzih edildiğini, kararın kesin olduğunu, söz konusu 674 parselin 45013 m² bölümünün de 1988 parsel olarak tapuya tarla vasfı ile tescil edildiğini, bu parselin Mersin Üniversitesi lehine kamulaştırıldığını, davacı tarafın 1987 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında bulunan orman vasfının Mahkeme kararında bulunmadığını belirtilmiş ise de kararın hükümden önceki fıkrasında belirtilen gerekçe bölümünde orman cinsi ile Hazine adına tapuya kayıt ve tescilinin uygun olacağının belirtildiğini,
kesinleşmiş Mahkeme kararı doğrultusunda yapılan kayıtların usul ve kanuna uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... dava konusu 674 parsel 90.040.00 m² iken mahkeme kararı uyarınca ikiye ifraz olunmakla 1987 parsel orman vasfı ile 45.027 m² miktarı ile ve 1988 parsel tarla vasfı ile 45.013 m² miktarı ile tescil olunduğu, 1987 parselin 2171 parsel numarasını alıp yapılan ve 30.07.1987 tarihinde kesinleşen 6831 sayılı Kanun' un (2/B) maddesi uygulaması ile orman vasfı ile orman sınırı dışına çıkartıldığı, 27.06.2014 tarihinde yapılan Orman Kadastrosu sonucu en son ahvalde kesinleşen Orman Kadastrosu uygulaması ile orman sayılan yerlerden olduğu,
bu halde taşınmazın orman vasfının kesinleştiği, davacı yanın geriye dönük olarak taşınmazın orman vasfı ile tescilinin yolsuz olduğuna dair iddialarının yerinde olmadığı, gerek kesinleşen Mahkeme kararı gerekse Orman Kadastro işlemleri neticesi taşınmazın orman niteliğinin kesinleşmiş olması sebebiyle, taşınmazın vasfına ilişkin tespit ve tescil işleminin usul ve kanuna uygun olduğu ..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hükme karşı, davacılar vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "...
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda vicdani kanaatin oluştuğu, duruşma sürecinin yansıtan tutanaklar, kararın dayandığı deliller ile kanuni sebepler ve gerekçe içeriğine göre, davanın esası ile ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararda usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı ..." gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de, bu karar usul ve yasaya uygun bulunmaktadır. Şöyle ki. Mersin 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1994/610 Esas sayılı dosyasında, davacı ... tarafından, davalılar Hazine ve ... aleyhine, Mersin ili ... köyünde kain 674 parsel sayılı taşınmaza ilişkin 6831 sayılı Kanun' un (2/B) maddesi uygulamasının iptali talebiyle dava açıldığı,
işbu dosya ile birleşen Mersin 3. Asliye Hukuk Mahkemesi' nin 1997/1019 Esas sayılı dosyasında ise davacı Hazine tarafından, davalı ... aleyhine, Mersin ili ... köyünde kain 674 parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescilinin talep edildiği ve yapılan yargılama sonunda 13.10.1998 tarihli kararla, davacı ...'ın davasının reddine, birleşen dosyada davacı Hazine vekilinin davasının kabulüne,
dava konusu 674 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi tarafından düzenlenen 02.05.1997 tarihli krokide (A) harfiyle gösterilen 45027 m²lik yere ait tapu kaydının iptali ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiği ve bu kararın Yargıtay tarafından onanmak suretiyle 07.12.1997 tarihinde kesinleştiği, iş bu kararla ilgili mahkemece 18.04.2003 tarihinde tavzih kararı verilerek "... krokide (A) harfiyle gösterilen 45027 m²lik yere ait tapu kaydının iptali ile bu yerin 2/B uygulaması ile cümlesinin ilavesi suretiyle" şeklinde tavzih edildiği,
bu karara istinaden taşınmazın ifraz olunarak 1987 parsel ve 1988 parsel numaralarını aldığı ve 1987 parselin 45.027 m² olarak orman vasfıyla Hazine adına tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un (2/B) maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkartılan arazi vasfında olduğunun hükmen kesinleşmiş olduğu, buna rağmen söz konusu mahkeme hükmünün infazı sırasında tapu idaresinin takdiriyle niteliğinin orman olarak tapu tescil edildiği, bu durumun dosya içerisindeki 25.02.2015 tarihli Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü XII. Bölge Müdürlüğünün kararıyla sabit olduğu, bu tespitler çevresinde davacıların dava açmakta hukuki yararlarının bulunduğu anlaşılmakta olup, bu durum karşısında İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun bulunmadığından, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/7818, K. 2025/1829, 6 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama