KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2022/7830 E., 2025/3699 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/609 E., 2022/683 K.
- İlk derece mahkemesi
- Urla Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 2013/26 E., 2017/20 K.
Karar Metni
453 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında Urla Kadastro Mahkemesinde görülen kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonucunda verilen hükmün davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince, istinaf başvurusu esastan reddine karar verilmiş olup, bu karar davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasında,................. Mahallesi çalışma alanında bulunan 889, 890, 891, 892, 893, 972, 973, 978, 984, 985, 1008, 1009, 1010, 1036, 1037, 1038, 1039, 1041 parsel sayılı sırasıyla 308,00 m², 322,00 m², 945,00 m² , 790,00 m², 753,00 m², 1.259,00 m², 2.087,00 m², 341,00 m², 45,00 m², 80,00 m², 1.509,00 m², 1.254,00 m², 2.392,00 m², 467,00 m², 1.269,00 m², 1.443,00 m², 2.952,00 m², 2.075,00 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, genel mahkemede dava konusu olduklarından söz edilerek, malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmişlerdir.
Davacılar ... ve ... Mirasçıları ...ve arkadaşları tarafından, kadastro tespit gününden önce Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan yüzölçümü arttırılması davası, davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.
İlk Derece (Kadastro) Mahkemesince, kadastro tutanakları ile aktarılan dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; "... davaya konu 972, 973 ve 978 parsel sayılı taşınmazların Mart 1288 yoklama 218 sıra nolu tapu kaydı kapsamında ve kıyı kenar hattı dışında kaldığı, dava konusu 984, 985, 1008, 1009, 1010, 1036, 1037, 1038, 1039 ve 1041 parsel sayılı taşınmazların da Mart 1288 yoklama 335 sıra nolu tapu kaydı kapsamında kaldığı,
dava konusu taşınmazların tamamının kadastro tespitinin yapıldığı yıl itibarı ile 20 yılı aşkın bir süredir aralıksız olarak bilirkişilerin raporları ekindeki krokilerde adları geçen şahıslar yada mirasçıları tarafından kullanıldıkları, ayrıca ............................’ın hisselerinin kalmadığına dair beyanda bulundukları ..." gerekçesiyle davanın reddine ve her bir taşınmazın ayrı ayrı zilyetleri adına tesciline karar verilmiş;
hükmün, davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/7830, K. 2025/3699, 13 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama