KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2022/7922 E., 2024/6581 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Kasım 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1199 E., 2022/1177 K.
- Dava tarihi
- 08.07.2016
- Karar
- İstinaf başvurusunun esastan reddine
- İlk derece mahkemesi
- ... Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/27 E., 2021/84 K.
Karar Metni
1.040 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz, tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde.
Kastamonu ili ... ilçesi ... köyünde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek-5 inci maddesi uyarınca yapılan orman kadastrosu çalışmaları sırasında 103 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 155 ada 1 parsel sayılı taşınmazla bütünlük sağlaması nedeniyle orman olması gerekirken orman sınırları dışında bırakıldığını, 103 ada 1 parsel sayılı taşınmazın memleket haritasında yeşil alan olarak göründüğünü ve fiili durumunun orman vasfında olduğunu, üzerinde orman bütünlüğünü oluşturan ağaçların bulunduğunu, orman sayılan yerlerden olduğunu,
bu nedenle orman vasfıyla Hazine adına kaydının yapılması amacıyla dava açma zorunluluğu doğduğunu belirterek, 155 ada 1 parsel sayılı orman parselinin sınırının iptal edilerek, 103 ada 1 parsel sayılı taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Kastamonu Kadastro Mahkemesi'nin 16.11.2017 tarihli ve 2016/37 Esas, 2017/22 Karar sayılı ilamı ile; davanın görev yönünden reddine, Asliye Hukuk Mahkemesinin yetkili ve görevli olduğuna, karar kesinleştiğinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili ... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Hüküm, davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 01.03.2018 tarihli ve 2018/154 Esas, 2018/234 Karar sayılı kararı ile davacı tarafından dava konusu edilen parselin adına tespit edilen 155 ada 1 sayılı orman parseli olmayıp, 1957 yılında yapılan kadastro tespitinde mera vasfıyla tutanak düzenlenerek Hazine adına tapuya tescil edilen 103 ada 1 parsel sayılı taşınmaz olduğu, böylece 103 ada 1 parselin kadastro tespitinin kesinleştiği, davanın tutanağın kesinleşmesinden sonra açılmış olması nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu,
bu nedenle görevsizlik kararı verilmesi ve dava konusu olmadığından 155 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastrosunun olağan usullere göre kesinleştirilmesi amacıyla tutanak aslının Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı,
ancak Mahkemece 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Ek-5 inci maddesi uyarınca dava konusu 103 ada 1 parsel sayılı taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlenmediği ve taşınmazların birleştirilmesi hususunun idari nitelikte bir işlem olduğundan bahisle hatalı gerekçe ile görevsizlik kararı verilmesinin ve Kadastro Mahkemesince kesinleşmiş parselle ilgili karar verilemeyeceği halde 103 ada 1 parsel yönünden tespit gibi tescil edilmesi için gönderme kararı verilmesinin doğru olmadığı gerekçeleriyle, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına,
dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, Mahkemenin görevsizliğine, kararın kesinleşmesi ve süresinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli ve yetkili ... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 155 ada 1 parsel sayılı taşınmazın dava konusu taşınmaz olmadığı anlaşıldığından kesinleştirme ve tescil işlemlerinin tamamlanması için tutanak aslının kararın kesinleşmesi durumunda Kastamonu Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiştir.
... Asliye Hukuk Mahkemesince; çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu, mera vasfında bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Hüküm, davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmiştir. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 30.01.2020 tarihli ve 2018/1965 Esas, 2020/76 Karar sayılı kararı ile ...
Köyünde bulunan çekişmeli 103 ada 1 parsel sayılı taşınmazın mera niteliği ile özel sicilinde kayıtlı olduğu, davacı tarafından dava dilekçesinde ...
Köy Tüzel Kişiliğinin taraf olarak gösterildiği, mahkemece Hazine davaya dahil edilmeden yokluğunda yargılama yapılarak hüküm kurulmuş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, kabule göre de çekişmeli taşınmazın 178 sayılı Kararname'nin 13/d maddesi uyarınca ağaçlandırılmak üzere Milli Emlak Genel Müdürlüğü tarafından Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edilip edilmediği, ağaçlandırmanın Orman İdaresince yapılıp yapılmadığı, yine Orman İdaresince 4342 sayılı Mera Kanunu'nun (4342 sayılı Kanun) 14/d maddesi uyarınca çekişmeli taşınmazın tahsis amacının değiştirilmesi için başvuruda bulunulup bulunulmadığı,
bulunulmuş ise akıbetinin ne olduğu yönünde araştırmanın yapılmaması, davalı parseldeki ağaçlandırmaya ilişkin tüm belgelerin getirtilmemesi, kuzeyde bulunan Akçapınar Köyü çalışma alanında kalan komşu parsellerin kadastro tespit tutanakları ile tapu kayıtlarının tapu müdürlüğünden getirtilerek incelenmemesinin isabetsiz olduğu gerekçeleriyle istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılarak davanın yeniden görülmesi amacıyla dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucunda; çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu, mera olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince; orman, fen ve ziraat bilirkişileri tarafından eski ve yeni tarihli memleket haritaları ile hava fotoğraflarına dayalı olarak yöntemine uygun şekilde yapılan uygulama, inceleme ve araştırma sonucu çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu, üzerinde ağaçlandırma yoluyla oluşan sarıçam ağaçlarının bulunduğu, çekişmeli taşınmazın orman olarak kullanılmak üzere tahsis edilmediğinin belirlendiği,
öncesi itibariyle orman sayılmayan mera özel sicilinde kayıtlı olan taşınmazın Orman İdaresince ağaçlandırılmasının hukuken sonuç doğurmayacağı ve taşınmazı orman haline dönüştürmeyeceği, ancak çekişmeli taşınmazın ağaçlandırılan bölümlerinin davacı ... İdaresi tarafından orman olarak kullanılmak üzere 4342 sayılı Kanun'un 14/d maddesi uyarınca tahsis amacının değiştirilmesi yoluna gidilebileceği gerekçeleriyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davacı ... İdaresi vekili; bilirkişi raporunda dava konusu 103 ada 1 parsel sayılı taşınmaz ile 155 ada 1 parsel sayılı taşınmazın sınırları itibariyle bütünlük içinde olduğunun tespit edildiğini, dava konusu taşınmazın zamanla orman varlığına dönüştüğünün açıklandığını, üzerinde 20-30 yaşlarında sarıçam ağaçlarının bulunduğunu, davalı tarafın taşınmazda dikim yaptıkları yönünde beyanı olmadığını, bilirkişi raporunda dava konusu parselin toprak yapısının orman toprağı vasfına dönüştüğü belirtilmiş olmasına rağmen orman sayılmayan yerlerden olduğu kanaatine varılmasının raporun tutarsız olduğunu gösterdiğini, raporun hükme esas alınmasının usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... idaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/7922, K. 2024/6581, 18 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama