İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/8140 K.2023/4688

Taraflar arasındaki kullanım kadastrosu tespitine itiraz, olmadığı taktirde tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi…

Esas2022/8140Karar2023/4688Tarih26 Eylül 2023Okuma8 dk · 1.515 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2022/8140 E., 2023/4688 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Eylül 2023
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2019/906 E., 2021/525 K.
Karar
Kısmen kabulüne
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.515 kelime·8 dk okuma·10 bölüm

Taraflar arasındaki kullanım kadastrosu tespitine itiraz, olmadığı taktirde tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Kadastro sonucunda, ... ili ... ilçesi ...

Mahallesi çalışma alanında bulunan 982 ve 983 parsel sayılı 1.969,66 ve 7.569,29 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, beyanlar hanesine 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, 982 parselin davalıların murisi ...'nin, 983 parselin dava dışı ...'un işgalinde olduğu şerhi verilerek tarla niteliği ile davalı Hazine adına 1997 yılında tespit ve 1998 yılında tescil edilmiş, 28.06.2010 tarihinde yapılan güncelleme ile her iki taşınmaz tevhit edilerek 1852 parsel numarasını almış, aynı gün yeniden ikiye ifraz edilerek.

173 ada 1 parsel numarası ile 2.216,69 metrekare yüzölçümüyle ...'nin kullanımında olduğu, 173 ada 2 parsel numarasıyla 5.473,09 metrekare yüzölçümüyle dava dışı ...'un kullanımında olduğu belirtilerek Hazine adına tescili yapılmıştır.

2. Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacılar ile davalıların murisi ... arasında akdedilen 02.11.2006 tarihli satış vaadi sözleşmesiyle 250,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın kendilerine devri hususunda anlaştıklarını, sözleşme gereğince bedelin bir kısımını ödediklerini, 2012 yılında yapılan güncelleme ile taşınmazın kullanıcısı olarak davalıların murisinin adının yazılması nedeniyle noter kanalı ile ihtarname göndererek sözleşmenin ifasını istediklerini, bunun üzerine karşı tarafça kötü niyetli ve tek taraflı olarak sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiğini, ancak; tek taraflı bu feshi kabul etmediklerini belirterek;

sözleşme uyarınca taşınmazdaki kullanıcı şerhindeki isimlerin iptali ile kendi adlarının yazılması, davanın devamı süresinde taşınmazın davalılar adına tescil edilmesi halinde davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile kendi adlarına tescili, bu talebin de kabul görmemesi halinde davanın bedel davası olarak kabulü ile dava tarihindeki rayiç bedelin tespiti ile şimdilik 100.000,00 TL'nin sözleşme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.

II. CEVAP

1.Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davalı ... tarafından 6292 Sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) kapsamında doğrudan satış talebinin bulunduğunu ancak henüz sonuçlanmadığını, davacıların kullanım ve zilyetliğinin bulunmadığını, hak sahipliğinin de kabul edilemeyeceğine ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

2.Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; davacılar ile müvekkillerin murisi arasında yapılmış bulunan sözleşmenin maddi olarak satış vaadi veya zilyetlik devir sözleşmesi olmadığını ve davaya konu yerle ilgili olarak ilerde tapu çıkması ihtimali bulunduğunu düşünülerek tarafların belirsiz bir akit yaptıklarını ve satış vaadi sözleşmesinin malik ile arasında yapılan bir akit olduğu düşünüldüğünde sunulan belgenin satış vaadi olarak kabul edilemeyeceğini,

davacıların müvekkillerinin murisine 46.250,00 TL ödeme yaptığını ancak ödemeye ilişkin diğer edimlerini yerine getirmediğini ve 2B kapsamında tapunun çıkmaması sonucunda ifa imkansızlığının ortaya çıktığını, bunun yanında dava konusu edilen yerin davacıların murisine teslim edilmediğini, yerin muris tarafından kullanılmaya devam edildiğini, sözleşmenin ifa imkansızlığı nedeniyle 2007 yılında sona erdiğini, davacıların talep ettiği 250 m² lik arsanın rayiç değerinin 630.000,00 TL olduğunu ve davacının rayiç değeri talep etmesinin hakkın kötüye kullanılması olduğunu,

müvekkillerinin murisinin vefatından sonra müvekkilleri tarafından davacılar tarafından yapılan ödemenin iade edildiğini, 2B tespitlerinde malik olmak niyetiyle kurulan zilyetliklerden bahsedildiğini ve davacı tarafın bir an için dahi olsa yeri kullanmadığını ve zilyetliğin teslim edilmediğini belirterek davanın tümüyle reddini, davacılara geri ödeme yapılmış olduğundan sebepsiz zenginleşme hükümlerince davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 11.02.2016 tarih ve 2013/444 E., 2016/63 K. sayılı kararı ile satışı vaadedilen taşınmazın zilyetliğinin davacılara teslim edilmediği, 3402 sayılı Kadastro Kanun'un (3402 sayılı Kanun) 13/B-b maddesinin uygulanabilmesi için öncelikle tapu harici yolla satışı vaat edilen yerin tapulu olması gerekmekte olup, somut olayda taşınmazın tapusuz olması karşısında bu hükmün uygulama olanağının bulunmadığı, davacıların kendi adlarına şerh konulmasını talep edemeyecekleri, ödenen miktarın iadesi yönünde de talep olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 2210.2019 tarihli ve 2016/15366 Esas, 2019/6704 Karar sayılı kararıyla; davalıların murisi ... ile yaptıkları 02.11.2006 tarihli sözleşmeye dayalı olarak ve çekişmeli taşınmazda muris adına bulunan şerhin iptali istemiyle eldeki davayı açtıklarına göre, muris ...'nin ölümüyle terekesinin iştirak halinde bulunduğu, bu nedenle tüm mirasçılarının davalı tarafta yer alması gerektiği, UYAP'tan alınan nüfus kaydına göre, muris ...'nin davalı olarak gösterilen ... ve ... dışında başkaca mirasçısının da bulunduğu, hal böyle olunca;

öncelikle davacı tarafa, adı geçen mirasçıyı davaya dahil etmesi için imkan ve süre tanınması ve taraf teşkilinin tamamlanmasından sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanmadan hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, davanın terditli olarak açıldığı halde, gerekçede bu hususta bir değerlendirme yapılmamasının dahi isabetsiz olup, temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile usul ve yasaya aykırı hükmün bozulmasına, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

D.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;

1.Davacılar ile davalı Hazine haricindeki diğer davalılar murisi arasında yapılan sözleşme, adi yazılı sözleşme olmakla muteber olmadığı, geçersiz sözleşmeye dayalı tapu iptal ve tescil talep edilemeyeceği, 3402 sayılı Kanun m.13/B-b hükmü, resmi memur önünde yapılması gereken taşınmaz devrine istisna getiren bir hüküm ise de ve de taşınmaz tapulu bir taşınmaz ise de sözleşmede Hazine taraf olmadığı için anılan hükmün tatbiki mümkün bulunmadığı,

2. Davacılar ile ... ... arasında tanzim olunan sözleşme geçersiz olmakla, davacılar taşınmazın dava tarihindeki rayiç bedelini talep edemeyeceği, dava tarihindeki rayiç bedelin talep edilmesi için geçerli sözleşmenin varlığı gerektiği, geçersiz sözleşmede de taraflar aldıklarını geri vereceği, ancak burada denkleştirici adalet hükümleri dairesinde tespit ve hesap yapılması lazım geleceği, çoğun içinde az da vardır kuralı gereğince yargılamaya devam olunduğu,

3. Dosya kapsamında denkleştirici adalet hükümleri tatbiki dairesinde bozma ilamından sonra denkleştirici adalet hükümleri gereği raporun SMM, bankacı, inşaat mühendisi veya GDU uzmanı ile nitelikli hesaplama uzmanından oluşan heyete dosya tevdi edilmiş ve heyetten rapor aldırılmış ise de heyet, raporunda her bir kalemi, miktar yönünden değil salt oran üzerinden ortalamasını almış ve hesaplamasını da bu yönde yapmış olmakla rapor hükme esas alınmayıp, bozmadan sonra aldırılan 05.09.2020 tarihli raporda belirtilen hesaplama, oluşa ve dosya kapsamına uygun bulunduğu gerekçesiyle;

4. Davanın tapu iptal ve tescil istemi yönünden reddine,

5. Terditli talep olan taşınmazın dava tarihindeki rayiç değer isteminin de reddine; ancak çoğun içinde az da vardır kuralı gereğince 53.492,40 TL alacağın dava tarihi olan 26.12.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ..., ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

6. Hazine yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; satış vaadine konu edilen taşınmaz sözleşme tarihinde 2B vasfında tapusuz bir taşınmaz olduğundan resmi şekilde satış vaadi sözleşmesine konu edilemediğini, ancak adi yazılı bir sözleşme yapıldığını ve taraflar arasında zilyetliğin devri amacıyla yapılmış ve zilyet olan davalıların murisi ... ... söz konusu taşınmazın 250 m2’lik bölümünü müvekkillere devretmeyi taahhüt ettiğini, kanundaki anlamı ile özel bir hukuki ilişkiye dayanarak zilyetliğin devir tarihine kadar kendisinde kalması hususunda ise taraflar mutabık kaldıklarını, dolayısı ile müvekkillerin,

taşınmazın 250 m2’lik bölümüne hükmen teslim hükümleri gereğince zilyet oldukları açık olup sözleşmenin geçersizliğinden bahsetmenin imkanının bulunmadığını, bu nedenle hükmen teslim koşulları gerçekleşmiş olan zilyetliğin kabulü ile 250 m2'lik kısmı için tapu kayıtlarında davalılar adına bulunan 2B kapsamındaki işgalci/zilyet şerhinin iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmesi gerektiğini, keza terditli taleplerinin rayiç bedel üzerinden değerlendirilmemesi de hatalı olduğunu açıklayarak, hükmün bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, tapunun beyanlar hanesinde yazılı kullanıcı şerhinin iptali ile davacıların kullanıcı olarak yazılması, olmadığı taktirde tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 sayılı Kanun'un Ek 4 üncü maddesi.

3. Değerlendirme

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına,

bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeple; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 210,55 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

SONUÇ / HÜKÜM

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 26.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/8140, K. 2023/4688, 26 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. A. Bozma Kararı
  8. V. Temyiz
  9. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  10. B. Temyiz Sebepleri
  11. C. Gerekçe
  12. V. Karar
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/8140
Karar No
2023/4688
Tarih
26 Eylül 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/8150 K.2023/4630
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/8153 K.2023/4459
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/8167 K.2023/6398
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2022/8168 K.2023/8990
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2022/8173 K.2023/8384
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2022/8182 K.2023/8828

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.