KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2022/8173 E., 2024/6269 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/40 E., 2022/349 K.
- Karar
- Kısmen kabul
Karar Metni
546 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen tapusuz taşınmazın tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; Bursa ili Karacabey ilçesi ... Mahallesinde bulunan sınırlarını bildirdiği tapusuz taşınmazın müvekkilleri olan davacılardan kaldığını ve davacılar lehine taşınmaz üzerinde zilyetlikle kazanma koşullarının gerçekleştiğini ileri sürerek, taşınmazın davacılar adına tescilini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen, davanın kabulü ile Bursa ili Karacabey ilçesi ... köyü ... mevkinde bulunan 04.12.2013 havale tarihli fen bilirkişi raporu ekinde tescile esas krokide (A) harfi ile işaretlenen 9.609,33 m2 yüzölçümlü alanın tarla vasfıyla davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline ilişkin önceki karar, davalılardan Hazine ve Orman İdaresinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 14.11.2019 tarihli ve 2019/2540 Esas, 2019/6606 Karar sayılı ilamıyla; " ... yöntemince orman ve zilyetlik araştırması ve sonucuna göre karar verilmesi " gereğine değinilerek bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne, Bursa ili Karacabey ilçesi ... köyünde bulunan 21.12.2021 tarihli bilirkişi raporu ekinde bulunan tescile esas krokide (A) harfi ile adlandırılan 9.609,33 m2 yüzölçümlü alanın "tarla" vasfıyla davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline, aynı raporda B harfi ile adlandırılan 6.639,26 m2 yüzölçümlü alana ilişkin talebin esastan reddine karar verilmiş; hüküm, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiş ise de, dosyanın temyiz incelemesi için Dairemizde bulunduğu sırada Bursa Kadastro Mahkemesi tarafından İlk Derece (Karacabey 2. Asliye Hukuk) Mahkemesine gönderilen 14.09.2023 tarihli yazıda, temyiz incelemesine konu dava dosyasının konusunu oluşturan taşınmazın bulunduğu yerde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Geçici 8 inci maddesi kapsamında Kadastro Güncelleme Çalışması yapıldığı ve sonuçlarının 09.12.2022 ila 26.12.2022 tarihleri arasında bilgilendirme ilanına alındığı, eldeki davaya konu taşınmazın da 1994 ada 1 parsel olarak tespiti yapılarak kadastro tutanağının, malik hanesinin davalı halde getirilerek Kadastro Mahkemesine gönderildiği bildirilmiştir.
3402 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesinde, Kadastro Mahkemesinin görevinin, her taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği gün başlayacağı açıklanmış; anılan Kanun'un 27 nci maddesinde ise, mahalli hukuk mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevinin sona ereceği ve davalara ait dosyaların kadastro mahkemesine re'sen devrolunacağı belirtilmiştir.
Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, hükme esas alınan fen bilirkişi raporu ekinde bulunan krokinin de eklenmesi suretiyle ilgili Tapu ve Kadastro Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, eldeki tapusuz taşınmazın tescili davasına konu taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlenip düzenlenmediği, taşınmazın yukarıda zikredilen yazıda belirtilen 1994 ada 1 parsele isabet edip etmediği hususlarının belirlenmesi ve çekişmeli taşınmaz hakkında dava tarihinden sonra kadastro tutanağı düzenlendiğinin anlaşılması halinde, 3402 sayılı Kanun’un 26 ve 27 nci maddeleri uyarınca davaya bakma görevinin Kadastro Mahkemesine ait olacağı gözetilerek, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerektiğinden, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması cihetine gidilmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/8173, K. 2024/6269, 4 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama