KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2022/8260 E., 2024/6990 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2024
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1614 E., 2022/1083 K.
- Karar
- İstinaf başvurusunun esastan reddine
- İlk derece mahkemesi
- Manisa Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/80 E., 2021/110 K.
Karar Metni
605 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8 inci maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında; Manisa ili Saruhanlı ilçesi Heybeli Mahallesi çalışma alanında bulunan 104 ada 23 parsel sayılı 6.958,64 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına zeytinlik vasfı ile tespit edilmiştir.
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; Heybeli Mahallesi çalışma alanında bulunan 104 ada 23 parsel sayılı taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, zilyetlikle iktisap koşullarının davalı yararına gerçekleşmediğini ileri sürerek davalı adına yapılan hatalı tespitin iptali ile taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesine istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; " alınan bilirkişi raporu, mahallinde dinlenen yerel bilirkişilerin zilyetlik noktasındaki beyanları ile hava fotoğrafları kül olarak irdelendiğinde, davaya konu taşınmazın taşınmazın bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfiyle gösterilen bölümünün orman sayılmayan yerlerden olduğu, üzerinde çok eski yıllardan beri tarım yapıldığı, zeytinlik olarak kullanıldığı, taşınmazın yoğun emek ve masraf sarf edilerek tarıma elverişli hale getirildiği ve taşınmazın bu bölümünün zilyetlikle iktisaba elverişli yerlerden olduğu,
bilirkişi raporuna ekli krokide (B) harfiyle gösterilen bölümünün ise imar ihyasının 2016 yılında tamamlandığı, zilyetlikle kazanım koşullarının davalı lehine oluşmadığı" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 5.987,80 metrekarelik kısmın ifrazı ile aynı ada aynı parsel numarası verilerek tespit gibi davalı adına tapuya kayıt ve tesciline, krokide (B) harfi ile gösterilen 970,84 metrekarelik kısımın ifrazı ile aynı adanın son parsel numarası verilmek suretiyle zeytinlik vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline verilmiş;
hükme karşı, davacı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "incelenen dosya kapsamına göre dava konusu taşınmazın bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfiyle gösterilen bölümünün, bölgede 1971 yılında yapılan ilk tapulama çalışmaları sırasında tapulama harici çalılık olarak bırakıldığı, orman tahdit sınırları dışında kalan taşınmazın söz konusu bölümünün, kadastro tespit tarihinden geriye doğru 20 yıl öncesinden imar-ihya faaliyetleri tamamlanarak,
tarım arazisi niteliğinde nizasız, fasılasız, malik sıfatıyla davalı ... öncesinde murisi olan babası tarafından kullanıldığı ve davalı lehine 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14 ve 17. maddelerinde belirtilen mülkiyet edinme şartlarının gerçekleştiği ve bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfiyle gösterilen bölümü yönünden davanın reddine ilişkin verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesi ile davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, bu kez davacı ... vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/8260, K. 2024/6990, 28 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama