KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2022/8263 E., 2024/6747 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2024
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1613 E., 2022/1082 K.
- Karar
- İstinaf başvurusunun kabulüne
- İlk derece mahkemesi
- Manisa Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/82 E., 2021/21 K.
Karar Metni
609 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8 inci maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında; Manisa ili Saruhanlı İlçesi Heybeli Mahallesi çalışma alanında bulunan 136 ada 34 parsel sayılı 1.321,38 metrekare yüzölçümündeki tarla vasıflı taşınmaz, imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle dava dışı Mesudiye Gündeş adına tespit edilmiş, tespite itiraz edilmesi üzerine kadastro komisyonunca itirazın kabulü ile taşınmazın aynı nitelik ile davalı ... adına tespitine karar verilmiştir.
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; Heybeli Mahallesi çalışma alanında bulunan 136 ada 34 parsel sayılı taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu ve zilyetlikle iktisap koşullarının davalı yararına gerçekleşmediğini ileri sürerek davalı adına yapılan hatalı tespitin iptali ile taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesine istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "alınan bilirkişi raporu, mahallinde dinlenen bilirkişilerin zilyetlik noktasındaki beyanları ile hava fotoğrafları kül olarak irdelendiğinde, davaya konu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu, üzerinde çok eski yıllardan beri tarım yapıldığı, davalı ... davalının murisi tarafından yoğun emek ve masraf sarf edilerek tarıma elverişli hale getirilip, kadastro tespit tarihinden en az yirmi yıl öncesinden beri malik sıfatıyla çekişmesiz ve kesintisiz olarak kullanıldığı ve taşınmazın zilyetlikle iktisaba elverişli yerlerden olduğu" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hükme karşı, davacı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "incelenen dosya kapsamına göre, orman tahdit sınırları dışında kalan, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup kamu hizmetine tahsis edilmeyen dava konusu taşınmazın, kadastro tespit tarihinden geriye doğru 20 yıl öncesinden imar-ihya faaliyetleri tamamlanarak, tarım arazisi niteliğinde nizasız, fasılasız, malik sıfatıyla davalı ... öncesinde babası tarafından kullanıldığı ve davalı lehine 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17. maddelerinde belirtilen mülkiyet edinme şartlarının gerçekleştiği anlaşıldığından,
mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ne var ki, çekişmeli taşınmazın kadastro çalışmalarında Mesudiye Gündeş adına tespit edildiği, davalı ...'nun itirazı üzerine 06.07.2020 tarihli komisyon tutanağı ile davalının itirazının kabulü ile Mesudiye Gündeş adına yapılan tespitin iptaline, ... adına tespitin düzeltilmesine karar verildiği hususu gözardı edilerek,
davanın reddiyle birlikte taşınmazın komisyon tutanağındaki gibi tespiti yerine, hükmün infazında tereddüte neden olacak şekilde, kadastro tespiti gibi tesciline karar verilmesinde isabet bulunmadığı" gerekçesi ile davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine, dava konusu taşınmazın 06.07.2020 tarihli Komisyon Tutanağındaki gibi davalı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, bu kez davacı ... vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/8263, K. 2024/6747, 21 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama