KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2022/8310 E., 2024/7012 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/2191 E., 2022/1226 K.
- Karar
- İstinaf başvurusunun esastan reddine
- İlk derece mahkemesi
- Bursa Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/48 E., 2021/58 K.
Karar Metni
585 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki yargılamanın yenilenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Mudanya Kadastro Mahkemesinin 2007/150 Esas sayılı dava dosyasının açılış tarihinin 19.09.2007 olduğunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 01.10.2011 olduğu, 6100 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinin "Bu Kanun'un yargı yolu ve göreve ilişkin hükümleri, Kanun'un yürürlüğe girmesinden önceki tarihte açılmış olan davalarda uygulanmaz." hükmünü havi olduğunu, 1086 Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 448. maddesinin ise "İadei muhakeme talebini muntazammın arzuhal, hükmü veren mahkemeye verilir ve orada tetkik olunur." hükmünü havi olduğunu,
Kapatılan Mudanya Kadastro Mahkemesi tarafından bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan rapora, raporda dava konusu tarla toprağının türüne, yapısına ilişkin yapılan tespit ve değerlendirmelere, kadastro tutanağında yer alan bilirkişi tespitlerine, mahalli bilirkişi, tanık beyanlarına itibar edilmeyerek eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulduğunu, davacı tarafından 18.04.2021 tarihinde ele geçen 02.05.1932 tarihli belge ile de sabit olduğu üzere dava konusu arazi tarla vasfı ile müvekkilin dedesi tarafından satın alındığını, o yıldan bugüne kadar da fiilen tarım arazisi olarak kullanıldığını,
dolayısıyla bilirkişi raporunda 1948 tarihli harita ve fotoğrafları incelendiğinden 1948 tarihinden önce taşınmazın tarım arazisi niteliğinde olduğunu, dava konusu arazinin orman vasfında olduğuna ilişkin tespit ve değerlendirmenin hatalı olduğundan bahisle Mudanya Kadastro Mahkemesinin 2007/150 Esas-2010/42 Karar sayılı kararının eksik inceleme ve araştırma ile verilmiş olması sebepleriyle yargılamanın iadesi taleplerinin kabulüne, Mudanya Kadastro Mahkemesinin 2007/150 Esas- 2010/42 Karar sayılı kararının düzeltilmesine,
Bursa İli Mudanya İlçesi Çamlık köyü 103 ada 2 parsel no'lu taşınmazın davacı ... adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Orman İdaresi vekilleri cevap delikçelerinde davanın reddini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; yargılamanın iadesi başvurusunun yargılama sırasında elde edilemeyen ancak daha sonra elde edilen senet ve evraka dayanmakta olduğu ve bu olgunun Mahkemenin kararını değiştirecek nitelikte olmadığı gerekçesiyle yargılamanın iadesi talebinin reddine karar verilmiş;
hükmün, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, "dosya içeriğine, toplanan delillere, kararda yazılı gerektirici nedenlere, istinaf talep dilekçesi içeriğine, davacının dayandığı satış senedinin ancak zilyetliğe delil teşkil edebileceği, mahkemece hükme esas salınan rapor içeriğine göre taşınmazın öncesinin orman niteliğinde olduğu anlaşıldığına göre davacının yargılamanın iadesi talebinin reddine dair mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir husus bulunmadığı" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar,
davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/8310, K. 2024/7012, 2 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama