İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/8316 K.2024/3715

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2022/8316Karar2024/3715Tarih28 Mayıs 2024Okuma7 dk · 1.400 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2022/8316 E., 2024/3715 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
28 Mayıs 2024
Mahkemesi
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/1575 E., 2022/1763 K.
Karar
İstinaf başvurusunun kısmen kabulüne, davanın kısmen kabulüne
İlk derece mahkemesi
Konya Kadastro Mahkemesi
Sayısı
2019/26 E., 2022/24 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.400 kelime·7 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kararın kaldırılmasına davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili, davalı Hazine vekili, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı ... vekili Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; müvekkili olan davacının Konya ili Meram ilçesi Dere ... Mahallesi sınırları içinde bulunan kadastroca tespit dışı bırakılan taşınmazı malik sıfatıyla tespit harici bırakıldığı günden beri nizasız fasılasız 20 yılı aşkın süredir ekerek dava tarihine kadar kullandığını ve etrafını çevirip bina yaptığını ve ayrıca tarla vasfında tasarrufta bulunduğunu, halen de kullanmaya devam ettiğini açıklayarak, taşınmazın davacı adına adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; " Davanın TMK 713/1 ve 3402 Sayılı Kadastro Kanunun 14 ve 17.nci maddesi hükümleri uyarınca tescili isteğine ilişkin olduğu, paftasında gösterilmek suretiyle yapılan tespit dışı bırakma işleminde taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlenmediğinden, bu işlemin tespit ve sınırlandırma olarak kabulü mümkün değil ise de, bir kadastro işlemi olduğunun kuşkusuz olduğu,

Yargıtay'ın kararlılık kazanan uygulamalarına göre, tespit dışı bırakılan bir yerin TMK. nun 713/1 ve 3402 Sayılı Kadastro Kanun'un 14 ve 17nci maddesi hükümlerine göre tapu da tescil edilebilmesi için tespit dışı bırakılma işlemi yapıldığı tarihten dava tarihine kadar 20 yıldan fazla süre ile anılan maddelerde belirtilen koşullar altında tasarruf edilmesinin gerektiği, davaya konu tescil harici taşınmazın 1952 yılında yapılan kadastro çalışmaları esnasında dağlık ve taşlık alan olarak tespit harici olarak bırakıldığı,

taşınmazın tespit dışı bırakılmasıyla ilgili herhangi bir itirazın söz konusu olmadığı ve kesinleştiği, kaldı ki, bilirkişi raporu sonucunda niza konusu taşınmazın dağlık ve taşlık alan niteliğinden dolayı devletin hüküm ve tasarrufu altında ki yerlerden olduğu, 1986 yılına ait ortofoto görüntülerine göre niza konusu edilen alanın tamamı üzerinden herhangi bir yapı, muhdesat ve fiili kullanımın olmadığı,

2003, 2005, 2009, 2010, 2012 yıllarına ait ortofoto ve uydu görüntülerinde niza konusu edilen alanın dosyada bulunan haritalara göre 15 ve 16 numaraları ile gösterilen alanlardan mahallinde yapılan keşif esnasında tadilat edilen bahçe evinin tadilat öncesindeki haliyle mevcut olduğu, dikili ağaç veya başka muhdesat olmadığı, etrafının çevrilerek kullanılmadığı, 2013, 2014, 2015 yıllarında ise haritaya göre 15 ve 16 numaralı gösterilen alanların etrafı çevrilerek birlikte kullanılmaya başlandığı,

zirai yönüyle ise taşınmaz üzerinden bulunan ağaçların yaşlarının genellikle 4 - 6 arasında olup peyzaj ve meyve ağacı nitelinde olduğunun tespit edildiği, bütün bunların akabinde 3402 Sayılı Kadastro Kanunu 14. maddesindeki yirmi yıllık imara uygun zirai faaliyet şartının sağlanmadığının anlaşılmış olduğu, Kadastro Kanunu'nun 17/2 maddesine göre il, ilçe ve kasabaların imar planının kapsadığı alanlarda kalan taşınmazlarda imar ihya ile taşınmaz mülkiyeti kazanımının mümkün olmadığı,

dava konusu taşınmazın Belediye'den gelen yazı cevabına göre imar planının içinde, rekreasyon alanında kaldığının açıkça anlaşıldığı ve bu durumun bilirkişi raporlarıyla da sabit olduğu, dava konusu taşınmazın imar ihya ile kazanılması mümkün olmadığı gibi tüm dosya kapsamına nazaran davacının dava konusu taşınmazı usulüne uygun imar ve ihya edip 20 yıl süre ile amaca uygun zilyetlik etmesi iddiasının da kanıtlanamadığı ve buna göre 3402 Sayılı Kadastro Kanunu 14 ve 17 maddelerindeki ki şartların oluşmadığı " gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş;

hükme karşı, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince; " eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğine işaret edilerek, istinaf talebinin kabulü ile şu aşamada davanın esasına ilişkin bir inceleme yapılmadan, 6100 Sayılı H.M.K. m.353/1-a ve m.353/1-a-6. fıkraları gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, yerel mahkeme hükmünün kaldırılmasına ve davanın, yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine " karar verilmiştir.

Asliye Hukuk Mahkemesince, iade kararı sonrası yapılan yargılama neticesinde; " Kadastro Mahkemesince ve Kadastro Müdürlüğünce dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde kadastro çalışması yapıldığı ve dava konusu taşınmaz için Konya ili Meram ilçesi Dere mahallesi 42306 ada 6 parsel numarası altında tespit tutanağının düzenlendiğinin bildirildiği " gerekçesiyle, mahkemenin görevsizliğine ve kararın kesinleşmesine müteakiben dosyanın resen Konya Kadastro Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Görevsizlik kararı uyarınca dava dosyasının gönderildiği Kadastro Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; " Dosyada mevcut hava fotoğrafları bilirkişi rapor ve ek raporları, mahalli bilirkişi beyanları, keşifteki mahkeme gözlemi ve cevabi yazılar hep birlikte dikkate alınarak dava konusu taşınmazın mahkememizce itibar edilen orman bilirkişi raporuna göre orman vasfında olmadığı içerisinde insan eliyle yetiştirilmiş keşif tarihi itibariyle 25-30 yaşlarında servi ağaçları olduğu,

mahkemece itibar edilen yöntemine uygun hazırlanan harita mühendisi bilirkişi raporu ve ek raporda hava fotoğrafı incelemesi neticesinde 1986 yılı ve öncesinde dava konusu taşınmazda herhangi bir kullanımın ve tarımsal faaliyetin bulunmadığı, 1998 yılında ise sınırların belli olduğu ancak herhangi bir yapılaşma ve tarımsal faaliyetin olmadığı,

ziraat bilirkişi kurulu değerlendirmesine göre de dava konusu taşınmazlar içerisinde yer alan meyve ağaçların en fazla 8 yaşında olduğu sonucuna varılmış olmakla, her ne kadar mahalli bilirkişiler 1980 yılından sonra eklemeli zilyetlik yoluyla dava konusu taşınmazın davacıya kadar kullanıldığını beyan etseler de gerçeğin resmi olan hava fotoğrafları ve yöntemine uygun olarak hazırlanan bilirkişi raporlarına itibar etmek gerektiği, sonuç olarak,

davacının ve davacının harici satış ile dava konusu yeri satın aldığı önceki kişilerin ilk imar planının onaylandığı tarih olan 1999 yılından geriye doğru en az 20 yıl önceden itibaren imar ve ihya yoluyla KK. m.14 ve 17'de belirtilen toplam eklemeli zilyetlikler de dahil çekişmesiz ve aralıksız 20 yıl ekonomik amaca uygun zilyetlik şartlarının sağlanmadığı " gerekçesiyle,

davanın reddine ve dava konusu Konya ili Meram ilçesi Dere mahallesi 42306 ada 6 parsel sayılı taşınmazın ham toprak vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş: hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince; " Dosya içeriği ve toplanan delillere göre dava konusu taşınmazın tapulama sırasında dağlık ve taşlık yer olarak tescil dışı bırakıldığı,

bu tür yerlerin ancak imar ve ihyasının tamamlanarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile kazanılmasının mümkün olduğu , öncesinde Dere Belde Belediyesinden satın alınmış olsa da 1986 ve 1998 yılı hava fotoğrafında kullanımın bulunmadığı, ev ve arsa olarak sürdürülen zilyetliğin imar ve ihya sayılamayacağı, dolayısıyla Büyükşehir İmar Planının onaylandığı 1999 yılı itibariyle davacı lehine zilyetlikle mülk edinme koşulları oluşmadığından mahkemece yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırı yön görülmediği,

ancak çoğun içinde azı vardır kuralı gereğince, tek katlı kargir ev, beton bahçe duvarının ve 06.09.2021 tarihli bilirkişi kurulu raporunda belirtilen meyve ağaçlarının davacı tarafından meydana getirildiği ve taşınmazın davacı tarafından kullanıldığı yönünde tapunun beyanlar hanesine şerh verilmemesinin ve taşınmaz niteliğinin arsa olarak belirlenerek yüzölçüm hanesinin doldurulmamasınn doğru olmadığı " gerekçesiyle,

davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.2 nci maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesisi suretiyle davanın kısmen kabulüne, dava konusu Konya ili Meram ilçesi Dere Mahallesi 42306 ada 6 parsel sayılı taşınmazın arsa vasfıyla 747,46 metrekare olarak Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, taşınmazın beyanlar hanesine.

"Üzerindeki tek katlı kargir ev ve beton bahçe duvarı ... tarafından meydana getirilmiştir. 3 adet elma ağacı, 1 adet fındık ağacı, 1 adet kayısı ağacı, 2 adet ceviz ağacı, 2 adet şeftali ağacı, 1 adet dut ağacı, 5 adet badem ağacı, 1 adet ıhlamur ağacı, 1 adet kiraz ağacı, 5 adet goji bery ağacı, 6 adet üzüm ağacı, 2 adet armut ağacı ve 1 adet ayva ağacı ... TC kimlik numaralı ... 'ye aittir.

Taşınmaz ...' in kullanımındadır." şeklinde şerh verilmesine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı vekili, davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili, davalı Hazine vekili ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

80,70 er TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 ar TL'nin temyiz eden ... ile Konya Büyükşehir Belediye Başkanlığından ayrı ayrı alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

28.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/8316, K. 2024/3715, 28 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/8316
Karar No
2024/3715
Tarih
28 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/8319 K.2024/19182
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/8323 K.2024/3206
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/8340 K.2024/6051
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/8343 K.2024/4167
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/8347 K.2024/3762
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/8348 K.2024/4168

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.