KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2023/1 E., 2023/5439 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2023
- Mahkemesi
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1569 E., 2022/1826 K.
- Karar
- İstinaf başvurusunun esastan reddine
- İlk derece mahkemesi
- Afyonkarahisar Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/18 E., 2022/2 K.
Karar Metni
811 kelime·4 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki sayısallaştırma işlemine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) Ek 1 inci maddesi uyarınca yapılan sayısallaştırma işlemi sırasında, ... ili ... ilçesi Fatih Mahallesi çalışma alanında ve tapuda davacı ... ve müşterekleri adına kayıtlı bulunan eski 4347 ada 1 parsel ... 372,49 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, aynı ada parsel numarasıyla ve 372,10 metrekare yüzölçümlü olarak; davalı ... adına kayıtlı bulunan eski 4347 ada 2 parsel ... 268,20 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, aynı ada parsel numarasıyla ve 267,68 metrekare yüzölçümlü olarak; davalı ... adına kayıtlı bulunan eski 4347 ada 8 parsel ... 414,08 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise aynı ada parsel numarasıyla ve 414,48 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
2. İtirazı komisyonca reddedilen davacı ... dava dilekçesinde; çekişmeli taşınmazın daraltılan mülkiyet sınırı, köşe noktası ve diğer noktalarının koordinatlarının yapılan işlemlerle hatalı hesaplandığını, arazi kontrolünde yapım yönetimi yanılma sınırlarının dikkate alınmadığını, taşınmazın ve üzerindeki irtifak hakkının yüzölçümünün hatalı hesaplandığını ileri sürerek, sayısallaştırma işleminin iptalini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili idare aleyhine açılan davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "davacının 4347 ada 2 parsel ... taşınmaz ile olan sınır uyuşmazlığının sayısallaştırma işlemi ile ilgili olmayıp, imar uygulaması ile ilgili olduğu, 4347 ada 2 parsel ... taşınmaz ile davacıya ait 4347 ada 1 parsel ... taşınmaz arasındaki ölçü ve sınıra ilişkin bir ihtilaf ve hatanın bulunmadığı,
davacının 4347 ada 8 parsel ... taşınmaz ile aralarında bulunan eski duvarın sınır alınması gerektiğine ilişkin iddiası yönünden ise, mahalli bilirkişiler eski duvarın önceki sınır olduğunu belirtmiş iseler de imar uygulaması sonucunda sınırların değiştiği, imar uygulamasının kesinleştiği, kesinleşen imar uygulamasıyla oluşan sınırlar ile davacının taşınmazında bulunan duvarın 4347 ada 8 nolu parselin sınırlarında kaldığı, sayısallaştırma ile oluşan sınır ile öncesinde imar uygulamasıyla oluşan sınırın çakıştırılmasında sınır çizgilerinin hemen hemen üst üste çakışık halde olduğu,
bu durumun bilirkişi raporundan ve ekli 2 nolu krokiden anlaşıldığı, yüzölçüm farklılığının imar uygulamasındaki ölçme tekniği ve yönteminden kaynaklandığı; gerçekleştirilen sayısallaştırma çalışmasının kanun, yönetmelik ve genelge kapsamına uygun olduğu" gerekçesiyle davanın reddine, çekişmeli taşınmazların tespit gibi tapuya kayıt ve tescillerine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı ... istinaf dilekçesinde.
DOP kesintisinin yol, park, okul alanı vs. gibi kamu yararına uygun bir alan için kullanılmadığını, yapılan kesintiden yeni bir imar parseli oluşturulduğunu ve bu parselde başka bölgedeki parsel malikleriyle hiçbir ilgisi olmayan üçüncü kişilere usulsüz olarak satıldığını, maliki olduğu dava konusu taşınmaz hakkında imar uygulaması aşamasında ve sonrasında yapılan tüm işlemlerin hatalı, usul ve kanuna aykırı olduğunu, söz konusu imar uygulamasına ait tüm tebligatların usulsüz şekilde yapıldığını,
daha önceden imar uygulaması yapılmış ve DOP kesintisi yapılmış bir alanda ikinci kez DOP kesintisi yapılamamasına rağmen dava konusu taşınmazdan 2006 yılında imar uygulaması adı altına düzenleme yapılarak ikinci kez DOP kesintisi yapıldığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "dosya içeriği ve toplanan delillere göre mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı belirtilerek" istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... temyiz isteminde bulunmuştur. B.Temyiz Sebepleri Davacı ... temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 3402 ... Kanun'un Ek 1 inci maddesi kapsamında yapılan sayısallaştırma çalışmasının usul ve kanuna uygun olup olmadığı hususuna ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 ... Kanun'un Ek 1 inci maddesi.
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 ... Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ...'nun temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/1, K. 2023/5439, 24 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama