KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2023/1120 E., 2023/6057 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2023
Karar Metni
1.200 kelime·6 dk okuma·12 bölüm
...
MAHKEMESİ
Kadastro Mahkemesi
SAYISI
2018/39 E. 2019/227 K. ... ...
I. DAVA
1. Kadastro sırasında, ... ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 239 ada 13 parsel ... ve 626,25 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, 1/2' şer paylı olarak ... ... ve ... adına tespit edilmiştir.
2. Davacı ... dava dilekçesinde; ... ilçesi ... köyünde yapılan kadastro çalışmalarınında hata olduğunu, muris babası ... ...'den kendisine gelen 166 ada 64 parsel ... taşınmazın tespitinin davalı ölü ...'in varisleri adına yapıldığını ve yine murisi olan annesinden gelen 239 ada 13 nolu parselin de davalı ölü ...'in varislerine tespit edildiğini, bu tespitlerin hatalı olduğunu ileri sürerek, tespitlerin iptali ile taşınmazların adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçelerinde; davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 16.07.2014 tarihli ve 2010/312 Esas, 2014/40 Karar ... kararı ile, davanın kabulüne, 166 ada 64 ... parselin kadastro komisyon kararının iptali ile aynı vasıf ve yüzölçümünde davacı ... adına, çekişmeli 239 ada 13 ... parselin kadastro komisyon kararının iptali ile aynı vasıf ve yüzölçümünde toplam hisse 2 pay kabul edilerek 1 hissesi davacı ... adına, 1 hissesi tespit maliki ... oğlu ... ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 16.07.2014 tarihli ve 2010/312 Esas, 2014/40 Karar ... kararı, davalı ölü ... mirasçılarından ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
2. Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 2.11.2017 tarih ve 2015/14328 Esas, 2017/7441 Karar ... ilamı ile; "dava konusu 166 ada 64 parsel ... taşınmaz hakkındaki usul ve yasaya uygun olan hükmün onanmasına karar verildikten sonra, dava konusu 239 ada 13 parsel ... taşınmaz yönünden, yapılan araştırma ve incelemenin karar vermek için yeterli olmadığı açıklanarak, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve tespit bilirkişilerinin katılımıyla mahallinde yeniden keşif yapılması,
ve yapılacak bu keşifte, dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından, tarafların ortak kök miras bırakanı ...'den intikalen geldiği gerek tarafların gerekse mahkemenin kabulünde olan taşınmazın, kök muris ...'in tüm mirasçılarının ya da yasal temsilcilerinin katılımı ile paylaşmaya tabi tutulup tutulmadığının maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması, taksim sonucu taşınmazın ...'ya isabet ettiğinin anlaşılması halinde, taşınmazda kardeşi ... zilyetliğinin sebebi ve süresi üzerinde durulması, ...'nın ölüm gününe kadar taşınmazda ...’nün 20 yıl süre ile asli zilyet olması halinde ... yararına 3402 ...
Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 14 üncü maddesi koşullarının oluşacağı ve taşınmazın ...terekesinden çıkacağı, bu halde davacı yararına 3402 ... Kanun'un 14 üncü maddesi koşullarının araştırılması gerektiği hususlarının göz önüne alınması, taşınmazın ...terekesine dahil olduğu sonucuna ulaşılırsa bu kez ...terekesinin taksim edilip edilmediğinin usulünce araştırılması ve sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilerek, ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozma İlamına Uyularak Verilen Karar
Bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, mahalli bilirkişi olarak dinlenilen ..., kök murisin taksimi sonucu taşınmazın davacının annesi ... ... ile davacının dayısı olan ...'a kaldığını söylerken, diğer mahalli bilirkişi ...' ın kök murisin nasıl taksim yaptığını bilmediğini beyan ettiği, mahalli bilirkişilerin beyanlarındaki ortak paydanın ise, ...'ın kızı ...'ın davaya konu taşınmaz üzerindeki zilyetliğinin olduğu, mamafih davalı tanığı olarak dinlenilen... ...' ın da taşınmazın ... kızı ...'dan geldiğini duyduğunu beyan ederek,
mahalli bilirkişiler ile ortak bir paydaya temas ettiği, araştırılan diğer hususun, ... ve kızı ...'ın ne kadar süre zilyetliklerini devam ettirdikleri konusu olduğu, bu noktada beyanı alınanlardan makul, birbiriyle tutarlı bir ifade alınamadığı, bu durum karşısında, davacının, "taşınmazı dayım anneme vermiştir, annem sağlığında kullanmıştır, taksim yaparken de burayı bana vermiştir" şeklindeki iddialarını kabule imkan verir bir netice hasıl olmadığı,
öte yandan, davalı tanığı ... ...' ın, dava konusu taşınmazın müştereken davacı ..., ... ... ve 1/2 hisse itibariyle tespit maliki görünen davalıların murisi ...'e kaldığını duyduğunu beyan etmekte olduğu, davacı tanıkları ... ... ile ... ...'in mahalli bilirkişilerle uyuşmayan beyanlarına ise davacının oğulları olmaları hasebiyle itibar edilmediği, hülasa bir bütün olarak değerlendirilme yapıldığında, 3402 ...
Kanun'un 14 üncü maddesinde zilyetliğin belgelerle veya bilirkişi veyahut tanık beyanlarıyla ispat edilmesinin arandığı, 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ...
Kanun) "ispat yükü" başlıklı 190'ıncı maddesinde ise "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." hükmünün yer aldığı gözetildiğinde, davacının iddialarının ispat edilemediği açıklanarak, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı ... temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazı 40 yıldır kullandığını, taksimin yapıldığını ve temyize konu 239 ada 13 parsel ... taşınmazın kendisine düştüğünü belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, tarafların ortak kök miras bırakanı ... 'in terekesinin taksim edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 ... Kadastro Kanunu' nu (3402 ... Kanun) hükümleri,
3. Değerlendirme 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 ... Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, davacı ...'in aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Ancak; 3402 ... Kadastro Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca, Kadastro Hakimi, doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde ve taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya elverişli bir karar vermek zorundadır.
İlk Derece Mahkemesince, dava konusu 239 ada 13 parsel ... taşınmaz yönünden davanın reddine karar verilerek, taşınmazın kadastro tespit tutanağı gibi kayıt ve tesciline karar verilmiş ise de, 239 ada 13 parsel ... taşınmaza ilişkin kadastro tutanağı incelendiğinde, kadastro tutanağına itiraz edildiği ve Komisyonca, itirazın kabulü ile taşınmazın 1 hisse ile ... ..., 1 hisse ile ... adına tespitine karar verildiği anlaşılmakta olup, bu durum karşısında, çekişmeli taşınmazın "komisyon kararı gibi" kayıt ve tesciline karar verilmesi gerekirken,
yazılı şekilde "tespit gibi" kayıt ve tesciline karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmamakta ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 ... Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasını karar verilmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı ...'in sair temyiz itirazlarının, yukarıda (V.C.3.1) nolu bentte açıklanan nedenlerle REDDİNE,
Davacı ...'in temyiz itirazının, yukarıda (V.C.3.2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan “... kadastro tespit tutanağı gibi ...” ifadesinin hüküm yerinden çıkartılarak, yerine " .. kadastro komisyon kararı gibi .. ” kelimelerinin yazılmasına ve hükmün, bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,
1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
20.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi
...
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/1120, K. 2023/6057, 20 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama