KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2023/1330 E., 2024/7492 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1184 E., 2022/1570 K.
- Karar
- İstinaf başvurusunun esastan reddine
- İlk derece mahkemesi
- Bafra 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/43 E., 2022/165 K.
Karar Metni
552 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesincee davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; Samsun ili Bafra ilçesi ... Mahallesinde bulunan 238 parsel sayılı taşınmazın davalılar adına kayıtlı olduğunu, taşınmazın bulunduğu yerde 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) göre orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamaları yapılarak kesinleştiğini, yapılan orman kadastro çalışmalarında çekişmeli taşınmazın bir bölümünün orman olarak sınırlandırıldığını ileri sürerek, dava konusu taşınmazın orman tahdit sınırları içinde kalan kısmının tapusunun iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde, zamanaşımı itirazında bulunarak dava konusu taşınmazın orman vasfında olmadığı gibi müvekkillerinin edinim tarihi itibariyle taşınmazın orman olduğuna dair tapu kaydında herhangi bir şerh ya da takyidat bulunmadığını, müvekkillerinin iyiniyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "yapılan keşif neticesi alınan bilirkişi raporuna göre, kesinleşen orman kadastro haritasının ve tutanaklarının yerinde uygulandığında dava konusu taşınmazın tamamının orman sınırları içerisinde kaldığı, dava konusu taşınmazın orman sınırları içerisinde kalması nedeniyle taşınmaza ait tapu kaydının hukuki değerini yitirdiği" gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, "uzman orman ve harita mühendisi bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada, çekişmeli taşınmazın tamamının kesinleşen orman tahdit hattı içinde kalan yerlerden olduğunun anlaşıldığı" gerekçesi ile davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, bu kez davalılar vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşmiş orman kadastrosu iddiasına dayalı tapu iptali ile tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 6831 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp 18.03.2014 tarihinde ilanı yapılan orman kadastrosu ve 2/B uygulaması bulunmaktadır. Dava konusu, Samsun ili Bafra ilçesi ... Mahallesi 856 ada 11 (eski 238) nolu parsel, 2.334,37 metrekare yüzölçümlü tarla vasfı ile davalılar adına kayıtlıdır. Dava konusu taşınmazın beyanlar hanesine 11.07.2014 tarih ve 1819 yevmiye numaralı işlem ile konulan "Taşınmazın 2285,19 m2 lik kısmı olarak orman sınırı içinde kalmaktadır" şerhi bulunmaktadır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/1330, K. 2024/7492, 12 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama