KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2023/1649 E., 2023/6771 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2023
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
Karar Metni
874 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, ... ili Merkez ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında ve tapuda davacı Hazine adına kayıtlı bulunan eski 1679 parsel ... 4.600,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 319 ada 66 parsel numarasıyla ve 3.651,82 metrekare yüzölçümlü olarak; davalı ... ve müşterekleri adına tapuda kayıtlı bulunan eski 1678 parsel ... 9.300,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise 319 ada 65 parsel numarasıyla ve 9.825,41 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında Hazineye ait taşınmazın yüzölçümünün azaldığını, eksikliğin davalılara ait taşınmazdan kaynaklandığını ileri sürerek, dava açmıştır.
II. CEVAP
Davalılar ..., ... ve ... ayrı ayrı sundukları benzer içerikli cevap dilekçelerinde; dava konusu taşınmazlar arasına taraflarınca taşınmaz yapmak veya ağaç dikmek suretiyle sabit sınır tesis edilmediğini, iki taşınmaz arasında sabit bir sınır olmaması nedeni ile yeni ölçümün neden eksik yapıldığı konusunda bilgi sahibi olmadıklarını, Hazineye ait taşınmazda işgallerinin olmadığını, kusurları olmaksızın meydana gelen bu ölçüm hatasının masraflarının taraflarına yüklenmesini kabul etmediklerini belirtmişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "bilirkişi raporlarında, 22/a çalışmalarının yönetmeliğe uygun olarak denetlendiği, 22/a sınırları ve ilk tesis kadastrosu sınırları üst üste çakıştırılarak ekli krokilerde gösterildiği, ölçüm, tüm hesap ve işlemlerin uygulama yönetmeliğine uygun olarak yapıldığı göz önüne alınarak usul ve Kanuna uygun olarak hazırlanan raporlar doğrultusunda davacı Hazineye ait taşınmazın yüzölçümündeki eksikliğin davalı taşınmazından kaynaklanmadığının anlaşıldığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı Hazine vekili istinaf dilekçesinde; eksik inceleme ve araştırma ile yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak karar verildiğini, bilirkişi raporlarına karşı itirazlarının İlk Derece Mahkemesince dikkate alınmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, yapılan keşif sırasında dinlenilen mahalli bilirkişilerin beyanlarına,
hükme esas alınan teknik bilirkişilerin raporunda davacı adına kayıtlı taşınmazın takeometrik ölçü yöntemi ile yapılan tesis kadastrosu sırasında esasen yüzölçümünün belirlenmesinde katsayının 36x100 olarak alınmak suretiyle 3.663,19 m2 olması gerekirken katsayının 46x100 alınmak suretiyle fazla hesaplandığını ve böylelikle tesis kadastrosu sırasında hesap hatası yapıldığını bildirmelerine, yine yörede yapılan uygulama kadastrosu sırasında davacı Hazine adına kayıtlı taşınmaz ile nizalı taşınmaz arasındaki ara sınırın sabit sınır olarak belirlenmesine,
hükme esas alınan teknik bilirkişiler raporunda gerek tesis kadastrosu tespit tarihine en yakın 1974 tarihli gerekse önceki ve sonraki tarihli 1953, 1968 ve 2013 tarihli hava fotoğraflarında görülen sınırın 22/a ile oluşan sınır ile örtüştüğünü bildirmeleri gözetildiğinde zeminde mevcut olup bilirkişi beyanları ve gerçeğin bir resmi olan hava fotoğraflarına göre değişmediği, belirlenen sınırın sabit sınır olarak kabul edilmek suretiyle karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığının anlaşılmasına göre davacı vekilinin sair istinaf nedenlerinin yerinde bulunmadığı;
ne var ki, kadastro hakimi infazı mümkün doğru sicil oluşturmakla yükümlü olup bu husus kamu düzenine ilişkin olduğundan, somut olayda mahkemece tutanak asılları getirtilerek yapılan yargılamada çekişmeli taşınmazların tesciline dair hüküm kurulmak suretiyle sicil oluşturulması gerekirken davanın reddi ile yetinilip taşınmazların tesciline yönelik hüküm kurulmaması isabetsiz ise de kanunun olaya uygulanmasında hata edilen eldeki dava açısından yapılan yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmediği" belirtilerek davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak
suretiyle davanın reddine, çekişmeli eski 1678 yeni 319 ada 65 parsel ... taşınmaz ile eski 1679 yeni 319 ada 66 parsel ... taşınmazın kadastro güncelleme tutanaklarındaki tespit gibi tapuya kayıt ve tescillerine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 3402 ... Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 ... Kanun'un 22/2-a maddesi.
3. Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 ... Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve Kanun'a uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
3402 ... Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/1649, K. 2023/6771, 26 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama