KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2023/1829 E., 2024/7854 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2244 E., 2022/1655 K.
- Dava tarihi
- 26.10.2020
- Karar
- İstinaf başvurusunun esastan reddine
- İlk derece mahkemesi
- Kumluca Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/35 E., 2022/31 K.
Karar Metni
604 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Elmalı ilçesi Zümrütova Mahallesinde yapılan 3402 Sayılı Kadastro Kanunu (3402 Sayılı Kanun) Geçici 8 inci madde kapsamında 2382, 2387, 2388, 2389 ve 2390 parsel numarasını alan taşınmazda uzun yıllardır davacının zilyetliği olmasına rağmen davalı Hazine adına tespit gördüğünü, ancak yapılan tespitin hatalı olduğunu, Elmalı ilçesi Zümrütova Mahallesi 2382, 2387, 2388, 2389 ve 2390 parsel sayılı taşınmazların beyanlar hanesindeki kullanım durumlarının ve zilyetliklerinin tespitine yönelik olarak tespit ve şerhlerin iptali ile taşınmazların beyanlar hanesine "Davacı ... zilyetliğinde olduğunun" şerh edilmesine,
2382, 2387, 2388, 2389 ve 2390 parsel sayılı taşınmazlara ulaşılabilmesi için müvekkili tarafından açtırılan yola ilişkin kullanım durumunun ve zilyetliğinin tespitine yönelik yapılan tespitin ve şerh işlemlerinin iptali ile yolun "Davacı ... zilyetliğinde olduğunun" şerh edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine, dava konusu Antalya ili Elmalı ilçesi Zümrütova Mahallesi 2382, 2387, 2388, 2389, 2390 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiştir. Bu karar davacı vekilince istinaf edilmiştir. Bölge adliye Mahkemesince.
"Davayı konu kadastro çalışması ise taşınmazın kullanıcısını belirlemeye değil, mülkiyetine yönelik bir kadastro çalışması olduğundan, Geçici 8.maddeye dayalı olarak yapılan kadastro tespitlerinde kullanıcı şerhi verilmesi ya da kullanıma ilişkin iddiaların değerlendirilmesi mümkün bulunmadığına, çekişmeli taşınmazlar hakkında 3402 sayılı Kanun'a 5831 sayılı Kanun'un Ek 4.maddesiyle eklenen Ek 4.maddesine göre yapılan kullanım kadastrosu da bulunmadığına göre tutanağın beyanlar hanesine zilyetlik şerhi verilmesi mümkün olmayıp, davalılar yararına edinme nedeni sütununda yazılı bilgilere karşı dava açılmasında,
bu bilgilerin açıklama niteliğinde olması nedeniyle hukuki yarar bulunmadığından; bu nedenle dava konusu 2387 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağının edinme sebebi bölümünde adı geçen davalılardan Hakkı Aydın'ın kendisine dahi bir hak sağlamayan bu açıklamaya dayalı davanın kabulü beyanının davanın sonucuna etkisi bulunmadığına göre ilk derece mahkemesince bu yönde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından" gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazlarda 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Ek 4 üncü maddesi uyarınca yapılan kullanım kadastrosu söz konusu olmayıp, yapılan işlem 3402 sayılı Kanun'un Geçici 8 inci maddesi uyarınca tescil harici taşınmazların mülkiyetinin belirlenmesine ilişkin kadastro çalışması (tesis kadastrosu) olup, bu tür kadastro çalışmalarında ancak 3402 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesi uyarınca taşınmaz üzerindeki muhdesatın beyanlar hanesinde gösterilmesi mümkündür. Tesis kadastrosu çalışmalarında tutanağın beyanlar hanesinde kullanıma yönelik şerh verilmesi hukuken mümkün bulunmamaktadır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/1829, K. 2024/7854, 23 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama