KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2023/1836 E., 2024/7690 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/68 E., 2023/1 K.
Karar Metni
864 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen uygulama kadastrosuna itiraz davasında yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı Hazine vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
İlk Derece Mahkemesinin vermiş olduğu davanın kısmen kabulüne dair önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; "dava konusu taşınmazlara ait tesis kadastrosu ve uygulama kadastrosu sırasında düzenlenen pafta haritası, ölçü krokisi, 2/B çalışmalarına ait haritalar ile komşu 145 ada 76 parsel hakkında verilen Köyceğiz Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/137- 312 E.K. sayılı ilamına konu ifraz haritası uygulanarak.
3 kişilik teknik bilirkişi heyetinden uygulama kadastrosu sonucunda oluşturulan paftadaki sınır yerlerinin yapılan çakıştırması sonucunda, birbirleriyle ve zeminle uyumlu olup olmadığını belirleyen ayrıntılı ve gerekçeli, denetime elverişli rapor alınması, tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi; değerlendirme yapılırken uygulama kadastrosunun amacının mülkiyet ihtilaflarını çözmek olmadığı ve mülkiyet uyuşmazlıklarının uygulama kadastrosuna itiraza ilişkin davalarda tartışma konusu yapılamayacağının göz önünde bulundurulması " gereğine değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda. “22/a uygulaması sonucunda dava konusu 145 ada 76 parselde (eski 121 parsel) 22/a uygulaması neticesinde “sabit sınır” niteliğinde yapılan sınırlandırmanın zeminle uyumlu olduğu, söz konusu parsellerin ara sınırında 22/a uygulaması esnasında “sabit sınır” niteliğinde yapılan sınırlandırmanın 3402 sayılı Kanunun 22/a maddesi, yönetmelik ve genelge hükümlerine uygun olduğu,
1970 yılı ilk tesis tapulama çalışmaları esnasında da arazi üzerinde alınan serbest bir noktadan kuzeye istikamet alınmak suretiyle münferit ve lokal olarak mira ile ölçüsü yapılan eski 121 nolu parselin geometrisinin, yörede 1996-1997 yıllarında yapılan 2/B kadastrosu esnasında yapılan çakıştırma ve konumlandırmasının, eski tarihli hava fotoğrafları ve ortofoto harita üzerinde görülen sınırlara göre 35-40 metre güneydoğu istikametinde kaydığı ve zeminle uyumsuz olduğu,
Köyceğiz Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/137 E. – 2008/312 K sayılı dosyası içerisinde yer alan bilirkişi haritasının 121 nolu parselin cephe ve geometrisine göre bilgisayar ortamında dönüştürülerek çakıştırılması sonucunda, 145 ada 76 nolu parselin: (A) ile gösterilen 1242.93 m², (B) ile gösterilen 217.76 m² olarak belirlenen bölümlerinin, Köyceğiz Asliye Hukuk Mahkemesi’ nin 2008/137 E. – 2008/312 K sayılı dosyası içerisinde yer alan bilirkişi haritasında (A) ve (B) harfleriyle gösterilen (2/B) alanları kapsamında kaldığı, dava konusu 145 ada 76 nolu parselin bu bölümler çıkarıldıktan sonra geriye kalan kısmının alanının 5406.53 m² olduğu,
dava konusu 145 ada 75 nolu parselin 22/a uygulaması sonucu yapılan sınırlandırmaya göre alanının 1411.21 m² olduğu” gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 15.12.2022 tarihli rapor ve rapora EK 4 olarak sunulan krokide belirtildiği gibi (A) harfi ile belirtilen 1.242,93 m²'lik ve (B) harfi ile belirtilen 217,77 metrekarelik kısmın çekişmeli eski 121 parsel yeni 145 ada 76 parselden çıkartılarak ayrı parsel numaraları almak sureti ile Hazine adına tapuya tesciline, tapu kaydının beyanlar hanesine “Bu taşınmaz 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarılmıştır." şerhinin yazılarak.
145 ada 75 parsel sayılı taşınmazın 1.411,21 metrekare olarak, 145 ada 76 parsel sayılı taşınmazın 5.406, 53 metrekare olarak tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin Yargıtay'ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli hak doğmaktadır. O nedenle İlk Derece Mahkemesinin Yargıtayca verilen bozma kararına uyması sonunda kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince karar vermesi gerekir. Buna göre Yargıtay'ın bozma kararına uymuş olan mahkeme bu uyma kararı ile bağlıdır. Bozma gereğince işlem yapmak durumundadır.
Somut olayda. İlk Derece Mahkemesince uyulan bozma ilamında; dava konusu taşınmazlara ait tesis kadastrosu ve uygulama kadastrosu sırasında düzenlenen pafta haritası, ölçü krokisi, 2/B çalışmalarına ait haritalar ile komşu 145 ada 76 parsel hakkında verilen Köyceğiz Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/137 Esas, 312 Karar sayılı ilamına konu ifraz haritası uygulanarak.
3 kişilik teknik bilirkişi heyetinden uygulama kadastrosu sonucunda oluşturulan paftadaki sınır yerlerinin yapılan çakıştırması sonucunda, birbirleriyle ve zeminle uyumlu olup olmadığını belirleyen ayrıntılı ve gerekçeli, denetime elverişli rapor alınması gerektiği belirtilmesine rağmen hükme esas alınan 15.12.2022 tarihli rapor ve rapora ekli krokilerde tesis kadastrosu ve uygulama kadastrosu sırasında düzenlenen pafta haritası, 2/B çalışmalarına ait haritalar ile komşu 145 ada 76 parsel hakkında verilen Köyceğiz Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/137 Esas, 312 Karar sayılı ilamına konu ifraz haritasının aynı kroki üzerinde çakıştırılmamıştır.
Hal böyle olunca.
İlk Derece Mahkemesince bozma gerekleri yerine getirilerek 3 kişilik teknik bilirkişi heyetinden tesis kadastrosu ve uygulama kadastrosu sırasında düzenlenen pafta haritası, 2/B çalışmalarına ait haritalar ile komşu 145 ada 76 parsel hakkında verilen Köyceğiz Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/137 Esas, 312 Karar sayılı ilamına konu ifraz haritasının aynı kroki üzerinde çakıştırılmasını sağlayan denetime elverişli rapor alınarak davacıya ait taşınmazın yüzölçümünün neden küçüldüğünün açık bir şekilde belirlenmesi,
uygulama kadastro sırasında komşu 145 ada 76 parsel hakkında verilen Köyceğiz Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/137 Esas, 312 Karar sayılı ilamına neden değer verilmediğinin araştırılması, anılan ilamın kesinleştiği dikkate alınarak infaz edilip edilmediği hususu üzerinde durulması gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/1836, K. 2024/7690, 17 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama