KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2023/1882 E., 2024/7790 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/26 E., 2023/13 K.
- Dava tarihi
- 03.03.2016
- Karar
- Davanın kabulüne Müdürlüğü ve Hazine vekili
Karar Metni
522 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen orman kadastro çalışma alanı sınırına itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairemizce, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı vekili, davalı ... İdaresi vekili, davalı ... ve Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasında Burdur ili Tefenni ilçesi Sazak Köyü 101 ada 1 parsel sayılı taşınmaz, orman vasfı ile Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı ...
Köy Tüzel Kişiliği 03.03.2016 havale tarihli dava dilekçesinde özetle, Burdur ili Karamanlı ilçesi sınırları içerisinde bulunan Kılçan Köyünün orman kadastro çalışmalarının tamamlanarak askı ilanına çıkarıldığını, kadastro çalışmaları esnasında Kılçan Köyü ile Tefenni İlçesi Sazak Köyü arasındaki sınırın hatalı olarak tespiti neticesinde esasen Kılçan Köyü sınırları içerisinde yer alan taşınmazların Sazak Köyü sınırları içerisinde gösterildiğini öne sürerek iki köy arasındaki sınırın düzeltilmesine,
Kılçan Köyüne ait arazilere ilişkin bu şekilde yapılan kadastro tespitlerinin iptali ile mülki sınırlara göre tespit işleminin yapılmasını talep etmiş, İlk Derece Mahkemesince yapılan keşif neticesinde dava konusu parselin Sazak Köyü 101 ada 1 parsel sayılı taşınmaz olduğu tespit edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı ... İdaresi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı ...
İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 30.03.2022 tarihli ve 2021/10186 Esas, 2022/3085 Karar sayılı ilamıyla; " Davacı Köy Tüzel Kişiliğinin çekişmeli 101 ada 1 parsel sayılı taşınmaz yönünden çalışma alanına itiraza ilişkin talebinin bulunduğu,
kadastro çalışma alanı, ilan ve itirazı düzenleyen 3402 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesine göre kadastro müdürünün, kadastrosuna başlanacak mahalleyi veya köyü en az 15 gün önce bölge merkezi ile çalışma alanı ve komşu köy, mahalle ve belediyelerde alışılmış vasıtalarla duyuracağı, bu duyuruda çalışma sınırlarının tespitine hangi gün ve saatte başlanacağının belirtildiği (m.4/2)., kadastro teknisyenlerince tespit edilen sınıra yedi gün içerisinde kadastro müdürlüğü nezdinde itiraz edilebileceği, (m.4/7) Kadastro Müdürlüğüne yapılan itiraz üzerine kadastro müdürünün verdiği karara karşı kadastro mahkemesine itiraz yoluna başvurulabileceği,
bu itiraz hususunda kadastro mahkemesinin verdiği kararın kesin olduğu açıklanarak, açıklanan hususlar gözetilerek, 3402 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi hükümleri gereğince kadastro mahkemesince bir araştırma yapılıp sonucuna göre karar verilmesi" gereğine eğinilerek Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı vekili, davalı ... İdaresi vekili, davalı ... ve Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, 3402 sayılı Kanun'unu 4/8 inci maddesi gereğince kadastro çalışma alanının belirlenmesine ilişkin kadastro mahkemesinin kararı kesin nitelikte olup kararın temyizi mümkün olmadığına göre temyiz dilekçelerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/1882, K. 2024/7790, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama