İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/1905 K.2025/1409

Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Esas2023/1905Karar2025/1409Tarih24 Şubat 2025Okuma6 dk · 1.264 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2023/1905 E., 2025/1409 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Şubat 2025
Mahkemesi
Kadastro Mahkemesi
Sayısı
2022/30 E., 2022/172 K.
Karar
Asıl dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davanın kabulüne, asli müdahilin davasının görev yönünden usulden reddine
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.264 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilâmına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda; asıl dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davanın kabulüne, asli müdahilin davasının ise görev yönünden usulden reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, birleşen davalı Hazine vekili ile asli müdahil ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

İstanbul ili Ümraniye ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 2010 yılında, 3402 sayılı Kanun'un Ek 4 üncü maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında; 267 ada 8 parsel sayılı 86,18 m² yüzölçümündeki taşınmaz, bahçe niteliğiyle Hazine adına tespit edilmiştir. Beyanlar hanesinde “6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarılmıştır. İşbu taşınmaz, bahçe vasfıyla 12 yıldan beri Halit evladı ...'ün fiili kullanımındadır." şeklinde şerh bulunmaktadır.

Davacı ..., dava konusu taşınmazın 400 m² olduğu halde eksik tespit edildiği iddiasına dayanmış, birleşen dosya davacıları ... ve ... ise kendilerine ait taşınmazın bir kısmının 267 ada 8 sayılı parsel içinde kaldığını ileri sürmüş, nihai olarak anılan dava dosyaları birleştirilmiştir. Öte yandan ..., taşınmazın kesinleşen tahdit içinde kaldığı iddiasıyla davaya katılmıştır.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın görev yönünden reddine, birleşen davanın reddine, aslî müdahil Orman İdaresinin davasının kabulü ile İstanbul ili Ümraniye ilçesi ...

Mahallesi 267 ada 8 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağının iptaline, taşınmaz tapuda kayıtlı 2329 ada 5 parsel sınırları içerisinde kaldığından tescil hususunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hükmün, asıl davacı ... ile birleşen davacı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 13.04.2016 tarihli ve 2015/7613 Esas, 2016/4458 Karar sayılı ilamıyla.

"Mahkemece yapılan inceleme ve araştırmanın hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olmadığı, bilirkişilerce düzenlenen rapor ve krokinin taşınmazın hukukî durumu hakkında yeterli kanı uyandırmadığı, yörede ilk kez 3116 sayılı Kanun gereğince yapılan orman kadastrosu ile daha sonraki yıllarda yapılan aplikasyon, 2. madde ve 2/B uygulamalarına ait haritalar ile 5831 sayılı Kanun çalışmaları sonucunda oluşturulan pafta örneği ölçekleri denkleştirilip birbiri üzerine aplike edilmek ve ayrı ayrı gösterilmek suretiyle taşınmazın konumunun belirlenmediği,

Yönetimin iddiası doğrultusunda bir blok kayma olup olmadığı varsa bunun nedeninin üzerinde durulmadığı, kesinleşen orman kadastro sınırlarının mutabakat raporu ile değiştirilemeyeceği hususunun da tartışılmadığı, anılan bu eksiklikler giderilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi" gereğine değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuş, asli müdahil Orman İdaresinin kararın düzeltilmesi yönündeki talebi de aynı Dairece reddedilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davacı ...’ün davası yönünden Mahkemenin görevsizliğine, birleşen dosya davacılarının davalarının reddine, müdahil Orman İdaresinin davasının kabulü ile çekişmeli 267 ada 8 parsel sayılı taşınmaza ilişkin tespitin iptaline karar verilmiş; hükmün, davacı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 11.02.2021 tarihli ve 2020/3943 Esas, 2021/1048 Karar sayılı ilamıyla.

"Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararda yazılı gerektirici nedenlere göre, davacının isteminin kadastro harici kalan bölüme ilişkin olduğu belirtilerek, Mahkemece Mahkemenin görevsizliği yönünde kurulan hükme ilişkin davacı ...'ün yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına karar verilmiş, ...'ün 267 ada 8 sayılı parselle ilgili olarak asli müdahil Orman İdaresinin mülkiyete ilişkin davasının kabulüne ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince, Orman İdaresinin davasının,

3402 sayılı Kanun'un Ek 4 üncü maddesi gereğince yapılan kadastroya itiraz ve tahdide dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olduğu, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3116 sayılı Kanun hükümleri gereğince 1940 yılında yapılan orman tahdidi ile tespit tarihinden önce yapılıp kesinleşen 1744 sayılı Kanun ile değişik 2 üncü madde uygulaması ile 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde uygulamasının bulunduğu,

kullanım kadastrosu sırasında hakkında kullanım kadastrosu tespit tutanağı düzenlenen taşınmazlar hakkında tutanağın beyanlar hanesinde yer alan ya da alması gereken kullanıcı ve muhdesat şerhlerine ilişkin olarak askı ilan süresi içinde kadastro Mahkemesinde, askı ilanından sonra ise genel Mahkemelerde kullanım kadastrosuna itiraz davası açılmasının mümkün bulunduğu hususu tartışmasız ise de, kadastro Mahkemelerinde askı ilanı içinde 3402 sayılı Kanunun Ek 4 üncü maddesi gereğince açılacak davalar kullanıcı şerhine ilişkin olup, taşınmazın niteliği "orman sınırları dışına çıkarılan yer" olarak kesinleşmiş olduğundan,

buna karşı ileri sürülen iddiaların değerlendirilmesi yönünden görevli Mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu, hal böyle olunca, Orman İdaresinin, çekişmeli 267 ada 8 parsel sayılı taşınmazın tamamının orman tahdit sınırları içerisinde kaldığını da ileri sürerek davaya katılıp mülkiyet iddiasında bulunduğuna göre Orman İdaresinin davası yönünden de görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, bu yön göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu" belirtilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bu yönüyle bozulmuş, asli müdahil Orman İdaresinin kararın düzeltilmesi yönündeki talebi de aynı Dairece reddedilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonunda. "Davacı ...'ün kullandığı taşınmazın kadastro tespiti dışında kaldığı, tespit dışı kalan yer bakımından Mahkemenin görevli olmadığı gerekçesiyle verilen görevsizlik kararına dair önceki hükmün Yargıtayca onandığı, davacılar ... ve ...'ın açtığı 2010/3052 Esas sayılı davada davacılar 267 ada 8 parselde kullanıcı olduklarının tespitini talep etmiş olup,

davacılar kendi davaları hakkında davanın reddine dair önceki hükmü temyiz etmemiş olsalar da taşınmazın kesinleşen orman sınırları içinde kaldığı gerekçesiyle tespitin iptaline ilişkin hüküm Yargıtay tarafından bozulduğundan kullanıcı şerhi verilmesine ilişkin talepleri hakkında karar verilmesinin gerektiği, dava konusu 267 ada 8 parselde bozma ilamı öncesinde Mahkemece icra edilen keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde taşınmazın ... ve ...'ın kullanımında olduğunun tespit edildiği ve bu parselde kullanıcı olarak belirlenen davalı ... tarafından da taşınmazın davacıların kullanımında olduğunun kabul edildiği,

asli müdahil Orman İdaresinin ise dava konusu 267 ada 8 parselin orman tahdit sınırları içinde kaldığını ileri sürmesi sebebiyle bu iddiasının mülkiyete ilişkin olduğu, genel Mahkemeler tarafından incelenmesi gerektiği" gerekçeleriyle, davacı ... tarafından açılan dava ile ilgili verilen önceki karar onanarak kesinleşmiş olduğundan bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına, birleşen 2010/3052 Esas sayılı davanın davalı ... yönünden kabul nedeniyle kabulüne, davalı ... yönünden kabulüne,

dava konusu İstanbul ili Ümraniye ilçesi Topağacı Mahallesi 267 ada 8 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesine yazılan "İş bu taşınmaz bahçe vasfı ile 12 yıldan beri ... evladı ...'ün fiili kullanımındadır." açıklamasının iptali ile yerine beyanlar hanesine "İş bu taşınmaz bahçe vasfı ile 2008 yılından beri 1/2 hissesi ... oğlu ...'ın (T.C.Kimlik No: ...), 1/2 hissesi ... oğlu ...'ın (T.C.Kimlik No: ...) fiili kullanımındadır." açıklamasının yazılmasına,

taşınmazın diğer hususlarda kadastro tutanağında yazılı kayıtlar ile tespit gibi Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, asli müdahil Orman İdaresinin davasının görev dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş; hüküm, birleşen davalı Hazine vekili ile asli müdahil ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava; kullanım kadastrosuna itiraza ilişkindir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına,

bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usûl ve kanuna uygun olup,

birleşen davalı Hazine vekili ile asli müdahil ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda yazılı nedenlerle, Birleşen davalı Hazine vekili ile asli müdahil ... vekilinin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile, İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazine'den ve ...'nden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 24.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/1905, K. 2025/1409, 24 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1905
Karar No
2025/1409
Tarih
24 Şubat 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2023/1910 K.2025/1035
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2023/1916 K.2025/1543
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/1917 K.2025/814
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2023/1918 K.2025/2660
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/1920 K.2025/530
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2023/1922 K.2025/1481

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.