İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/1937 K.2025/2655

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, müdahalenin meni davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar…

Esas2023/1937Karar2025/2655Tarih7 Nisan 2025Okuma6 dk · 1.243 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2023/1937 E., 2025/2655 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Nisan 2025
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2017/659 E., 2022/935 K.
Karar
Davanın reddine
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.243 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, müdahalenin meni davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

Konya ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu (3402 sayılı Kanun) uyarınca yapılan kadastro neticesinde 200 ada 2 parselin 16.236,28 m² yüzölçümüyle senetsizden zilyetliğe dayanılarak ... adına tespit edildiği,

...'nun 200 ada 2 sayılı parselin yüzölçümünün eksik yazıldığını yaklaşık 10.000 m² yüzöçümlü yerin 208 ada 1 sayılı parsel içinde kaldığını ileri sürerek Kadastro Mahkemesinde 2004/197 Esas sayılı davayı açtığı, ... ... ve arkadaşlarının kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine tutunarak 208 ada 1 sayılı parsel içinde kalan farklı yerlere dava açtıkları, Orman İdaresinin 24.02.2006 tarihli dilekçe ile 200 ada 2 sayılı parselin orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla davaya katıldığı, Kadastro Mahkemesince davalar birleştirildikten sonra davacıların davalarının reddine, katılan ...

İdaresinin davasının kabulüne, 208 ada 1 sayılı parselin tespit gibi orman niteliği ile Hazine adına tesciline, 200 ada 2 sayılı parselin kadastro tespitinin iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verildiği, hükmün davacılardan ... tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 29.01.2007 tarihli ve 2006/16919 Esas, 2007/1024 Karar sayılı kararıyla 208 ada 1 parsele ilişkin hükmün onandığı, 200 ada 2 sayılı parsel yönünden ise ...'nun davasının 208 ada 1 sayılı parsele yönelik olduğu,

200 ada 2 sayılı parselin davaya konu olmadığından tespitin kesinleştiği, Orman İdaresinin anılan parsele ilişkin davası yönünden asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu belirtilerek bozulduğu, mahkemece bozmaya uyularak görevsizlik kararı verildiği, asliye hukuk mahkemesince de HUMK'nın 193/son maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

Davacı ... İdaresi vekili 16.03.2010 havale tarihli dilekçe ile; 200 ada 2 sayılı parsel sayılı taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu belirtilerek tapu kaydının iptal edilip orman niteliği ile Hazine adına tesciline, ...'nun el atmasının önlenmesine karar verilmesini istemiştir.

Birleşen davanın davacısı ... 12.01.2010 tarihli dilekçe ile; tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine tutunarak dava dilekçesinde sınırlarını belirttiği taşınmazın adına tapuya tescili istemiyle Hazine aleyhine Konya 1. Sulh Hukuk Mahkemesinde 2010/60 Esas sayılı davayı açmıştır. İlk Derece Mahkemesince; davanın 200 ada 2 sayılı parsele ilişkin olduğu, anılan parselin Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/171 Esasında davalı bulunduğu, aynı parsele ilişkin davaların birleştirilmesi gerektiği gerekçesiyle ... tarafından açılan davanın eldeki dava ile birleştirilmesine karar verilmiştir.

Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, çekişmeli 200 ada 2 parsel sayılı taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunun kadastro mahkemesinin 2004/194 Esas sayılı dava dosyasında belirlendiği gerekçesiyle Orman İdaresinin davasının kabulüne, ...'nun davasının reddine, 200 ada 2 parsel sayılı taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, ...'nun 200 ada 2 parsele ilişkin elatmasının önlenmesine karar verilmiş, hüküm Orman İdaresi ve Hazine vekilleri ile ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 27.03.2017 tarihli ve 2017/5623 Esas, 2017/2407 Karar sayılı kararıyla;

"...İlk Derece Mahkemesince; kadastro mahkemesinin 2004/197 Esas sayılı dava dosyasında hükme dayanak yapılan orman bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulmuş ise de anılan raporda çekişmeli 200 ada 2 parsel sayılı taşınmazın memleket haritasında ölçeksiz olarak gösterilmiş olup, uygulandığı belirtilen 1959 uçuş tarihli hava fotoğrafındaki konumunun da gösterilmediği,

bu durumda karara dayanak alınan uzman orman bilirkişi tarafından düzenlenen raporun çekişmeli yerin öncesinin orman niteliğini belirlemeye yeterli ve kanaat verici olmayıp, bu rapora dayanılarak hüküm kurulamayacağı, diğer taraftan, birleşen dava, Hazine taraf gösterilerek açılmış olup, mahkemece birleşen davanın 200 ada 2 sayılı parsele ilişkin olduğu belirtilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de anılan parselin kadastro sırasında davacı ... adına tespit edildiği, İlk Derece Mahkemesince, keşif yapılmadan karar verildiğinden birleşen davanın hangi parsele ilişkin olduğu yönünde duraksama olduğu,

Ayrıca, dava konusu 200 ada 2 parsel sayılı taşınmaz, davalı tarafından dava tarihine kadar kadastro sonucu oluşan tapu kaydına dayanılarak tasarruf edilmekle haksız elatmadan söz edilemeyeceğinden Orman İdaresinin elatmanın önlenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesinin isabetsiz olduğu,

bunlardan ayrı, kabule göre de 200 ada 2 sayılı parsele ilişkin tapu kaydının iptaline yönünde hüküm kurulmadan infazda duraksama yaratacak şekilde doğrudan tescil yönünde hüküm kurulmasının, yine birleşen davanın Hazine aleyhine açıldığı ve Hazine kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiği, anılan davanında reddine karar verildiği halde karar başlığında Hazinenin taraf olarak gösterilmemesi ve lehine vekalet ücreti takdir edilmemesinin de doğru olmadığı, bu sebeplerle, öncelikle davacı ...'nun birleşen davadaki dava dilekçesi açıklattırılması, hangi parseli dava ettiği ve dayandığı tapunun tarih ile sıra numarası belirlenmesi,

tapu kaydı ilk oluşumundan itibaren tüm gittileriyle birlikte tapu müdürlüğünden getirtilmesi, kadastro sırasında revizyon görüp görmediği tapu ve kadastro müdürlüklerinden ayrı sorulması, revizyon görmüş ise revizyon parsellerine ait kadastro tespit tutanakları bulundukları yerlerden getirtildikten sonra önceki bilirkişiler dışında halen Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek iki orman yüksek mühendisi veya mühendisi, bir tapu fen memurundan oluşturulacak, bilirkişi kurulu, elverdiğince yaşlı ve yansız yerel bilirkişiler,

taraf tanıkları huzuruyla yeniden yapılacak keşifte birleşen davanın hangi taşınmaza yönelik olduğunun duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi, birleşen davanın 200 ada 2 parsele ilişkin olmadığının belirlenmesi halinde anılan davanın eldeki davadan ayrılmasına karar verilmesi, en eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve amenajman planı çekişmeli 200 ada 2 parsel sayılı taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmesi;

öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmesi; taşınmazın toprak yapısı, bitki örtüsü, ağaçların yaşı, cinsi, sayısı, kapalılık durumu, çevresi, incelenmeli, yukarıda değinilen belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp;

çekişmeli yerin konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri, ayrıca hava fotoğrafı stereoskop aleti ile inceletilip çekişmeli taşınmazın üzerinde neler gözüktüğünü belirtir şekilde yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınması gerektiği..." gerekçesiyle bozma kararı verilmiş, bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde; "...Dava konusu yerin ne fiili durumla, ne de haritalardaki konumla uyuşmadığını tespit edildiği,

gerek arazide, gerekse eski tarihli memleket haritası, eski tarihli hava fotoğrafları, eski tarihli Amenajman Plan Haritaları üzerinde yapılan araştırma ve incelemelerde; kadimden beri ziraat alanı olduğu, eylemli ve fiili durumunun ormansız olduğu, 6831 Sayılı Kanuna göre orman sayılmayan yer olduğu..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... İdaresi vekilince temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına,

bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ...

İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, 07.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/1937, K. 2025/2655, 7 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1937
Karar No
2025/2655
Tarih
7 Nisan 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/1952 K.2025/2654
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2023/1955 K.2025/8147
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2023/1958 K.2025/8145
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2023/1960 K.2025/8141
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2023/1974 K.2025/8146
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2023/1982 K.2025/8138

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.