KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2023/2034 E., 2023/5200 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2023
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/2114 E., 2022/1215 K.
- Karar
- İstinaf başvurusunun esastan reddine
- İlk derece mahkemesi
- Karasu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/408 E., 2021/349 K.
Karar Metni
966 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kullanım kadastrosu sonucunda, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 176 ada 35 parsel ... 981,96 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ile 176 ada 39 parsel ... 1.000,30 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine, "6831 ...
Yasa'nın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 1985 yılından beri ... mirasçıları eşi ... kızı ... ile çocukları ... , ..., ... ve ... kullanımlarındadır" şerhi verilerek, tarla niteliği ile, Hazine adına; aynı çalışma alanında bulunan 176 ada 38 parsel ... 365,89 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz ise, beyanlar hanesine, "6831 ... Orman Kanunu'nun (6831 ...
Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 1985 yılından beri ... çocukları ..., ..., ... kullanımlarındadır." şerhi verilerek, tarla niteliği ile, Hazine adına tespit edilmiştir.
2. Davacı ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; ... ... Mahallesi 176 ada 35, 39 ve 38 parsel ... taşınmazların tarafların murisi ... ait olduğunu, davalı ... ' ün babadan kalan bu taşınmazları 6831 ... Kanun' un 2/B maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sırasında beyanlar hanesine ... mirasçıları kullanımındadır şerhi yazıldığını, ancak dava konusu taşınmazların davalılara ait yerler olmadığını ileri sürerek, davaya konu taşınmazların beyanlar hanesindeki şerhin düzeltilerek, davacıların da dava konusu taşınmazlara ait tapuların beyanlar hanesine kullanıcı olarak yazılmasına karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; taşınmazların fiili kullanım durumlarının, zilyetliklerinin, orman vasfı dışında kalan yerlerden olup olmadığının tespit edilmesi ve buna göre değerlendirme yapılması gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı ... ve arkadaşları vekili cevap dilekçesinde; davacıların iddialarının asılsız olduğunu, dava konusu taşınmazları ormandan açılma yerler olduğunu ve bu taşınmazların ormandan açma işini davalı müteveffa ... yaptığını, ... öldükten sonra taşınmazların Necat'ın mirasçılarına geçtiğini, bu yerlerin baba mirası değil davalı ... kendi yerleri olduğunu, muris ... birçok taşınmazı olduğunu ve ölmeden önce sağlığında taşınmazları mirasçılara pay ettiğini, bu yerlerin miras yeri olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dinlenen tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarından dava konusu taşınmazların davacıların zilyetliğinde olmadığının anlaşıldığı, böylelikle davacıların zilyetlik iddiasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazlar ile ilgili dosya kapsamında dinlenen tanıkların, taşınmazların evveliyatta muris ... adına olduğunu açıkça dile getirdiğini ancak muris ... 'ün vefatına yakın dönemde hastalanması nedeniyle davalıların babası olan müteveffa ... 'ün kullanmaya başladığını, davalıların babasının bu şekilde kullanmaya başlaması zilyetliğin kendisinde olduğu anlamına gelmemesi gerektiğini, İlk Derece Mahkemesince değerlendirmenin bu yönde yapılmasının doğru olmadığını, İlk Derece Mahkemesince yapılan keşif esnasında dinlenen tanıklar beyanlarında,
dava konusu taşınmazların muris ... adına kayıtlı olduğunu, vefatının ardından davalıların babası ... tarafından kullanılmaya başlandığını, yapılan kadastro çalışmaları esnasında halihazırda kullanıcı sıfatı ile kendisinin görünmesini fırsat bilerek taşınmazları kendi adına tescil ettirdiğini, müvekkilleri adına zilyetlik olgusu dava konusu taşınmazların muris babalarından gelen zilyetlik olup mirasçı olmaları sebebiyle de taşınmazın zilyetliği yasal mirasçılar olan müvekkillere intikal ettiği kabul edilmesi gerektiğini,
İlk Derece Mahkemesince yapılan değerlendirme sonucunda zilyetliğin ispatlanamaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, keşif, dinlenen yerel bilirkişi ile tanık beyanları ve özellikle bu beyanları destekleyen davacı tanığı ... 'ün beyanları ile sabit olduğu üzere çekişmeli taşınmazın evveliyatında davacılar ile davalıların ortak murisi ... 'ün fiili kullanımında olduğu, sağlığında bu yeri davalının babası yani oğlu Necat 'e bağışlayıp zilyetliğini devrettiği, bu tarihten sonra dava konusu 176 ada 35 ve 39 parsel ... taşınmazların davalıların fiili kullanımında olduğu,
dava konusu taşınmazların muris ...'nın terekesinden çıktığı göz önüne alınarak yazılı şekilde davanın reddi yönünde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 353/(1)-b.1 inci maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen belirlenecek nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kullanım kadastrosuna itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazda davacıların murisinin kullanımı bulunup bulunmadığı, murisin kullanımının varlığı halinde terekesinin taksim edilip edilmediği veya bağışlanıp bağışlanmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 ... Kanun'un 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) Ek 4 üncü maddesi, 6292 ... Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'un (6292 ... Kanun) 6 ve 11 inci maddeleri,
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 ... Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/2034, K. 2023/5200, 16 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama