KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2023/2101 E., 2025/6991 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/425 E., 2023/628 K.
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 9. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/247 E., 2021/473 K.
Karar Metni
601 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen genel kurul toplantısının iptali davasında verilen hükme karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı derneğin 14- 15... tarihli genel kurul toplantısının, genel kurula katılma hakkı bulunmayan üyelerin katılımı ile gerçekleştiğini, tüzükte yer alan, toplu aidat yatırma yasağı ve yeni üye takdim sınırının ihlal edildiğini, aidatları toplu ödenen üyelerin ve 10 kişi ile sınırlı aday takdim etme kuralının aşıldığı, ölü kişilerin hazirun cetvelinde yer aldığını, tüzük tadil kongresi (tüzük tadili gündemli olağanüstü genel kurul toplantısı) yapılmaksızın seçime gidildiğini, toplantıya yeni gündem maddesi eklenmesi,
bu maddenin oylanması usulü oy sayımı ve sayım neticesinde alınan kararların külliyen hukuka aykırı olduğunu, disiplin kuruluna sevk edilen üyelerin affedilmesi konusunun gündeme dahil edilip edilmeyeceği yönünden oylama yapılmak istenmesine rağmen bu hususun yönetim kurulunun yetkisinde olması nedeniyle keyfi olarak reddedildiğini, yönetim kurulunun mali ve idari yönlerden ibra edilmemesi gerekirken ibra kararı alındığını ileri sürülerek, davalı derneğin 14- 15... tarihinde yapılan genel kurul toplantısının iptalini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; genel kurul toplantılarının iptalinin talep edilmesine ilişkin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun ve tüzük hükümlerinde hüküm bulunmadığı, genel kurul toplantılarına katılma hakkı olmayan üyelerin katıldığına ilişkin iddiaların gerçek dışı olduğu, derneğin tüzüğünün yasal düzenlemelere uygun olduğu, bu nedenle tüzük tadilini gerektirecek bir husus olmadığı, toplantı gündemine madde ilave edilmesinin kanun, tüzük ve mevzuat hükümlerine uygun olduğu, yönetim kurulunun mali ve idari yönden ibrasında bir usulsüzlük bulunmadığı, yapılan genel kurulun hukuka uygun olarak yapıldığı, alınan kararların iptali koşullarının oluşmadığı beyan edilerek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; iddiasını ispat külfeti altında olan davacı tarafın iddiasını ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Davacılar vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, İlk Derece Mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin yerinde olmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davacılar vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı verdiği temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
Dava, davalı derneğin 14- 15... tarihinde yapılan genel kurul toplantının mevzuattaki usul ve esaslara aykırı yapıldığı iddiası ile genel kurul toplantısının iptali istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/2101, K. 2025/6991, 26 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama