İstanbul ili Şile ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Geçici 8 inci maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sırasında, 1656 ada 8 parsel sayılı 207,15 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, ırsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedenlerine dayalı olarak, tarla vasfıyla, davalı ... adına tespit edilmiştir.
Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; İstanbul ili Şile ilçesi ... Mahallesi 1656 ada 8 parsel sayılı taşınmaz üzerinde davalı taraf yararına zilyetlik yoluyla taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediğini ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın Hazine adına tescilini talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde, dava konusu taşınmazı harici satış senedi ile satın aldığı 29.05.2001 tarihinden bu yana çekişmeli yerde ikamet ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "geçmiş tarihli hava fotoğrafları uzman bilirkişi aracılığıyla değerlendirildiğinde, 1992 yılına ait hava fotoğrafında parselin kısmen ağaçlık kısmen de doğal bitki örtüsü ile kaplı olduğu, 2003 yılı hava fotoğrafında ise ağaçlık olan kısmın temizlendiği ancak açıklık alanın doğal bitki örtüsü ile kaplı olduğu, 2016 yılına ait hava fotoğrafı itibarı ile yakın zamanda kullanılmaya başlandığının tespit edildiği, mahalli bilirkişi beyanının aksine uzun yıllardır süregelen bir kullanım emaresinin bulunmadığı,
mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarının gerçeğin kendisi olan hava fotoğrafları ile çelişen beyanlarına itibar edilemeyeceği dolayısıyla 3402 sayılı Kanun'un 14 üncü ve 17 nci maddesi uyarınca zilyetlikle iktisap koşullarının davalı lehine gerçekleşmediği" gerekçesiyle davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile kadastro tutanağında yazılı nitelik ve yüzölçümü ile Hazine adına tesciline karar verilmiş, karara karşı davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, "alınan uzman bilirkişi kurulu raporuna göre, dava konusu taşınmazın 1940-1992 yıllarında kısmen ağaçlık, kısmen açıklık olduğu, 2003 yılı hava fotoğrafında açıklık olan kısmın temizlendiği, ancak açıklık alanın doğal bitki örtüsü ile kaplı olduğu, dava konusu parselin 2016 yılına ait hava fotoğrafa itibariyle yakın zamanda kullanılmaya başlandığı ve üzerindeki ağaçların da 5-6 yaşlarında olduğu, rapor ekinde yer alan hava fotoğrafı görüntülerinin de raporu destekler nitelikte olduğuna göre davanın kabulüne yönelik İlk Derece Mahkemesi kararında bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesi ile davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; bu kez davalı tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.