KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2023/242 E., 2024/7188 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2024
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1775 E., 2022/1338 K.
- Karar
- İstinaf başvurusunun esastan reddine
- İlk derece mahkemesi
- Milas Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/117 E., 2021/234 K.
Karar Metni
556 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hüküm kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Muğla ili Bodrum ilçesi Gölköy Mahallesinde 2020 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun geçici 8 inci maddesi gereğince kadastro tespit çalışması yapıldığı, bu çalışmalar sonunda; dava konusu 243 ada 4 parselin 237,15 m² yüzölçümünde tarla niteliğinde belgesizden Hazine adına tespit edildiği, tutanağın beyanlar hanesinde taşınmaz üzerindeki iki katlı evin ölü olan Ali oğlu ... mirasçılarına ait olduğu yönünde şerh yazıldığı, askı ilan süresi içinde tespite itiraz talebiyle eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Davacılar vekili dava dilekçesi ile; dava konusu Gölköy Mahallesi 243 ada 4 parselin, tespit tarihinden geriye doğru 20 yıldan fazla zamandan beri davacılar ve murisleri tarafından nizasız fasılasız malik sıfatıyla ev ve bahçesi olarak kullanıldığını, davacılar lehine mülkiyet edinme şartlarının gerçeklemesine rağmen bölgede 2020 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun geçici 8 inci maddesi gereğince yapılan kadastro tespit çalışmalarında davalı adına tespit edildiğini belirterek, yapılan kadastro tespitinin iptali ile davacılar adına tespit ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir..
İlk Derece Mahkemesince; davanın reddine, ancak çoğun içinde azı vardır kuralı gereği 01.07.2021 tarihli bilirkişi raporunda gösterilen ev ile ağaçların beyanlar hanesi yazılmasına, muhdesat şerhinin düzeltilmesine karar verilmiştir. Karara karşı davacılar vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; dava konusu edilen taşınmazın 1970'lı yıllardan itibaren ev ve bahçe olarak davacılar ve murisleri tarafından nizasız, fasılasız malik sıfatıyla kullanıldığı, orman tahdit sınırları dışında kalan, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup kamu hizmetine tahsis edilmeyen ve köy yerleşim alanında yol boşluğu olarak tescil harici bırakılan taşınmazla ilgili 3402 sayılı Kanun'un 14 ve 17 nci maddesinde düzenlenen mülkiyet edinme şartlarının gerçekleştiği anlaşıldığından, davacılar vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile karar kaldırılarak davanın kabulüne, davalı Hazine vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından; taşınmaz üzerinde hiçbir imar ihya çalışması yapılmadan ve araziye tarım arazisi vasfı kazandırılmadan, sadece ev ve ahır yapmak, hayvan barındırmak suretiyle var olan zilyetliğin kazanmayı sağlayan ekonomik amaca uygun ve kanunun aradığı bir kullanım şekli olmadığından, usul ve yasaya aykırı verilen kararın bozulması talebiyle temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/242, K. 2024/7188, 4 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama