KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2023/2698 E., 2025/1010 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1661 E., 2023/53 K.
- Karar
- Davanın reddine
- İlk derece mahkemesi
- Sivas Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/50 E., 2022/47 K.
Karar Metni
598 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Sivas ili Merkez ilçesi ... köyü 293 parsel sayılı tarla vasıflı taşınmaz, 1986 yılında yapılan tesis kadastrosu sırasında 3.800,00 m² olarak belirlenen yüzölçümü ile belgesizden davalılar adına tespit edildikten sonra, 2020 yılında yapılan uygulama kadastrosunda 124 ada 26 parsel numarası verilerek yüzölçümü 4.689,88 m² olarak düzeltilmiş; yine Sivas ili Merkez ilçesi ... köyü, 703 parsel sayılı tarla vasıflı taşınmaz ise tesis kadastrosu sırasında 22.550,00 m² olarak belirlenen yüzölçümü ile tespit edildikten sonra, uygulama kadastrosunda 105 ada 41 parsel numarası verilerek yüzölçümü 24.896,82 m² olarak düzeltilmiştir.
Eldeki davada davacı ...; dava konusu taşınmaz olan Sivas Merkez ilçe ... köyünde bulunan 124 ada 26 (eski 293) parsel numaralı taşınmazın yüzölçümünde meydana gelen artışın nedeninin güney batısında bulunan tesis kadastrosundan mükerrer olarak yazılan ve 22-a güncelleme çalışmalarında iptal edilen 620 numaralı taşınmazın iptal edilmesi ile oluşan alanın dahil edilmesinden kaynaklandığını, 620 nolu parselin ise 744, 745, 78 ve 749 nolu parseller ile çevrili olduğunu, eski 293 parselin, tapudaki tescilli alan oluşmasındaki kanuni edinme sebebi kadar tescili gerektiğini, 766 ve 1617 sayılı Kanunlar gereği,
1986 yılında yapılan tesis kadastrosundaki tescilli yüzölçümünden fazla oluşmuş miktarın kadastro çalışmaları uygulama genelgesi ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Geçici 8 inci maddesi gereği ... adına tescili gerektiği. 703 parselin yüzölçümündeki artışın ise taşınmaza komşu 105 ada 38, 9 ve 40 numaralı ... adına kayıtlı parsellerdeki azalmadan kaynaklandığı iddiası ile tespite itiraz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda. 124 ada 26 parselin mülkiyetine yönelik talebi yönünden talebin tefrikine, uygulama kadastrosuna itiraz talebi yönünden ise yeni 124 ada 26 eski 293 parselin mahalli bilirkişi beyanları, tesis kadastro paftası ve hava fotoğraflarındaki durumlarının zemin ile uyumlu olduğu, bu sınırların da paftası düzeltilerek uyumluluğu kadastro paftasına göre yönetmelik hükümlerine uygun tespitlerinin yapıldığı.
105 ada 38 parsel, 105 ada 39, 40, 41 ve 42 parselin birbileri ile olan sınırlarının hava fotoğrafları ile uyumlu olan tesis kadastro paftasına göre geçerli sınır tipinde alınarak sınırların yönetmelik hükümlerine uygun tespitinin yapıldığı anlaşılmakla davanın reddine.
Sivas ili Merkez ilçesi Eğribucak köyü 124 ada 26 parsel, 105 ada 38 parsel, 105 ada 39 parsel, 105 ada 40 parsel, 105 ada 41 parsel ve 105 ada 42 parselin uygulama kadastro tespiti gibi tapuya tesciline karar verilmiş olup; hükmün davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusu esastan reddedilmiş, davacı vekili tarafından bu kez temyiz yoluna başvurulmuştur.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/2698, K. 2025/1010, 11 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama