3402 sayılı Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, Aydın ili Karpuzlu İlçesi ... Mahallesi çalışma alanında ve tapuda davacı ... adına kayıtlı bulunan eski 2557 parsel sayılı 1.271,41 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 114 ada 116 parsel numarasıyla önce 847,84 metrekare, itiraz üzerine komisyon kararıyla 1.145,56 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında Hazineye ait taşınmazın yüzölçümünün eksildiğini ileri sürerek, dava açmıştır.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın öncelikle husumet yokluğundan, aksi durumda esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "dava konusu taşınmazın güncelleme kadastrosunda belirlenen sınırı ile tesis kadastrosunda tespit edilen sınırının birbiriyle uyumlu olduğu, bu uyumun 1954 tarihli hava fotoğrafları, harita ve ortofotolar tarafından doğrulanıp, belgelendiği, yüzölçümünde meydana gelen azalmanın yanılma sınırı dışında kaldığı, sebebinin tesis kadastrosunda ve 1995 yılında yapılan kamulaştırma ve ayırma işlemi sırasında yüzölçümü hesabının planimetre yöntemi ile hatalı hesaplanmasından kaynaklandığı, güncelleme kadastrosunda bu hatanın giderildiği,
güncelleme kadastrosunda hata bulunmadığı" gerekçesiyle davanın reddine, çekişmeli taşınmazın güncelleme kadastrosundaki tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hükmün, davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "dava konusu taşınmazda yapılan uygulama kadastrosu ve komisyon kararının yasa ve yönetmeliklere uygun olduğunu belirten, teknik veriler içeren ve karar vermeye yeterli bilirkişi raporu dayanak alınarak davanın reddine karar verilmesi isabetli ise de;
dava konusu taşınmazın uygulama tespitine itiraz talebinin kadastro komisyonunun 30.11.2020 tarihli kararı ile kabul edilerek tespitin değiştirilmesi nedeniyle, reddedilen davada; dava konusu taşınmazın komisyon tutanağı gibi tesciline karar vermek gerekirken, tespit tutanağı gibi tesciline karar verilmesi isabetsiz ise de, bu eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği" belirtilerek, istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine, çekişmeli taşınmazın güncelleme komisyon tutanağı gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş.
Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davacı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.