İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/305 K.2023/4687

Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Esas2023/305Karar2023/4687Tarih26 Eylül 2023Okuma10 dk · 2.008 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2023/305 E., 2023/4687 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Eylül 2023
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/1644 E., 2022/1264 K.
Karar
Davanın kısmen kabulüne
İlk derece mahkemesi
... Kadastro Mahkemesi
Sayısı
2020/20 E., 2021/44 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.008 kelime·10 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. Kullanım kadastrosu sırasında ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 14151 ada 36 parsel sayılı 2710,85 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla niteliğiyle, beyanlar hanesinde 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 1 inci maddesinin 2 inci fıkrasının (J) bendi kapsamında Hazine adına orman sayılmayan alanda kaldığı, 2004 yılından beri davalı ...'in kullanımında olduğu, içerisindeki seranın kendisine ait olduğu belirtilmek suretiyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir.

2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; taşınmazın 2004 yılından beri davacının kullanımında olduğunu, su aboneliğinin alınamaması nedeniyle içindeki sondaj kuyusunun kendi imkanlarıyla açtırdığını, 2004 yılında elektrik aboneliğinin alınmasının çok zor olması ve davalının da memur olması nedeniyle karşılıklı güven ilişkisine dayalı olarak davalı adına bu aboneliğin alındığını, ancak ödemenin davacı tarafından yapıldığını, davalı adına verilen zilyetlik şerhinin iptali ile davacı adına zilyetlik şerhi verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

1.Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; mahkemenin kanun hükümleri doğrultusunda resen yapacağı inceleme ile davacının iddialarının araştırılmasını ve sonucuna göre bir karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın öncesinde tapulu olup malikleri arasında yapılan 30.07.1968 tarihli rızai taksim sözleşmesiyle düzenlenen krokiye göre 49,683 m2 yüzölçümündeki bölümünün 86 nolu parselde kaldığını ve bu bölümün Ağustos 1972 tarihli ve 3 no.lu tapu kapsamında ve 1/2 payının da davalı adına kayıtlı iken Kadastro Mahkemesinin 2004/1 Esas kararıyla tapu kaydının iptal edildiğini, taşınmaz üzerindeki evin davalıya ait olup elektrik aboneliğinin de bu nedenle davalı üzerinde bulunduğunu, davacının ise kiracı sıfatıyla bu taşınmazı kullandığını, 2004 tarihli kira sözleşmesinde dahi sondajın yazılı olduğunu ve 1990 tarihinde davalı tarafından açtırıldığını savunarak davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

1.İlk Derece Mahkemesinin 30.04.2019 tarihli ve 2018/117 Esas, 2019/50 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, 14151 ada 36 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, taşınmazın beyanlar hanesine “bu taşınmaz Hazine adına orman dışına çıkarılan alanda kalmaktadır. ... kullanımındadır. Üzerindeki sera kendisine aittir” şerhi yazılmak suretiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir.

2. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur

3. Bölge Adliye Mahkemesinin 16.01.2020 tarihli ve 2019/776 Esas, 2020/6 Karar sayılı kararı ile yapılan araştırma, inceleme ve uygulamanın karar için yeterli bulunmadığı, çekişmeli taşınmazın dosya içerisinde bulunan kadastro tutanak aslı ekinde davalı tarafından sunulmuş bulunan ve davalı adına yapılan kullanım tespitine de dayanak oluşturan 06.08.2004 tarihli bir kira sözleşmesinin olduğu,

bu sözleşmede kiraya veren olarak davalı ... ve kiracı olarak ise davacı ... isim ve imzaları yer aldığı halde, İlk Derece Mahkemesince bu sözleşmenin davacı tarafa ve keşifte dinlenilenlere sorularak dava konusu taşınmaza ilişkin olup olmadığı ve sonuca etkisi değerlendirilmeksizin, davalı tarafça kira sözleşmesi sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, dosya kapsamından taşınmazın yıllardır davacının kullanımında olduğunun anlaşıldığı, uyuşmazlığın davacının kullanımının kendi adına mı yoksa davalı adına mı olduğu noktasında toplandığı,

bu nedenle taşınmazın kullanım durumunu iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları ve tespit bilirkişileri huzuruyla taşınmaz başında yeniden keşif yapılması ve keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi, tespit bilirkişileri ve taraf tanıklarına söz konusu kira sözleşmesi okunarak taşınmaza ait olup olmadığı, kira sözleşmesinin içeriği, günümüze kadar nasıl uygulandığı, taşınmaz üzerindeki seranın ve sondajın geçmişte ne durumda bulunduğu, kimin tarafından yaptırıldığı, davacının taşınmazın zilyetliğini ne zaman ve hangi yolla edindiği,

hangi tarihten itibaren ne sıfatla kullandığı, taşınmazdaki kullanımının sahibi mi yoksa kiracısı olarak mı gerçekleştiği, yani davacının taşınmazdaki zilyetliğinin asli zilyetlik niteliğinde bulunup bulunmadığının etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması, beyanlar arasında doğabilecek çelişkilerin giderilmeye çalışılması; davacının çekişmeli taşınmaz üzerindeki uzun süreli kulanımının kendi nam ve hesabına olup olmadığının tereddütsüz belirlenmesi, varsa vergi, elektrik ve su makbuzlarının kim adına ödendiğinin yöntemince belirlenmesi,

tarafların kullanım durumlarının belirlenmesinde bilirkişi ve tanık beyanlarının yanı sıra vergi, elektrik, su makbuzları ile emlak kayıtlarının da esas alınması, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-a.4 üncü maddesi uyarınca kaldırılmıştır.

4.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararı ile dava konusu taşınmazın 2004 yılına kadar taşlık ve çalılık halde olup kullanımsız bir taşınmaz olduğu, 2009 yılından itibaren sera yapılarak kullanıldığı, davacı ... tarafından içerisine sera yapılarak uzun yıllardır kullanıldığı, kira sözleşmesinde sondaj kuyusu mevcut tarla olarak belirtilen, tapusunda 86 parsel olarak geçen 4 dönümlük tarla olarak taşınmazın vasıflandırıldığı, ancak dava konusu 14151 ada 36 parsel sayılı taşınmazda evvelden beri sondaj kuyusunun bulunmadığı,

davalının iddia ettiği sondaj kuyusunun 12.11.2020 tarihli fen bilirkişi raporunda işaretlendirildiği üzere dava dışı 14151 ada 33 parsel sayılı taşınmaz içerisinde olduğu, ... Kadastro Mahkemesinin 2018/116- 2019/179 E-K sayılı dosyasına konu taşınmazın 5898 m2 büyüklüğünde olup bu taşınmaz ile dava konusu taşınmaz arasında 14151 ada 34 ve 35 parsel sayılı taşınmazların bulunduğu, büyük bir kısmının ...

Kadastro Mahkemesinin kesinleşmeyen1988/302 Esas,1994/2476 Karar sayılı kararında özel parselasyon planına göre numaralandırılan 86 parsel numaralı taşınmazın içerisinde kalmadığı, davalı tarafından delil olarak dayanılan, içerisinde sondaj kuyusu mevcut tarla olarak belirtilen tapusunda 86 parsel olarak geçen 4 dönümlük tarla olarak vasıflandırılan kira sözleşmesine konu taşınmazın dava konusu yeri kapsamadığı, taşınmazın 2004 yıllarına kadar tamamıyla taşlık ve çalılık halde ve ekonomik amaca uygun bir kullanıma elverişli olmdığı, davacı tarafından sera yapılıp kullanılmaya başlandığı,

davalı ...'in dava konusu taşınmazda tespit tarihi ve öncesindeki son yıllarda hiç kullanımı olmadığı gibi davacının kullanımının öncesinde de bir kullanımının bulunmadığı, eski tapu kaydının bulunmasının kullanımı olmayan davalıya kullanıcı sıfatını kazandırmayacağı gerekçesiyle davacının davasının kabulüne, 14151 ada 36 parsel sayılı taşınmaz hakkında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek 4 üncü maddesi göre tapu kaydının beyanlar hanesine konulan şerhe ilişkin tespitin iptaline ve “6831 sayılı Kanun'un 1 inci Maddesinin ikinci fıkrasının (j) bendi kapsamında ... adına orman sayılmayan alanda kalmaktadır.

Bu parsel ...'in kullanımındadır.” ibaresi beyanlar hanesine yazılarak parselin kadastro komisyon tutanağındaki diğer tüm şerhler aynen korunmak üzere kadastro tespitindeki nitelik ve yüzölçümüyle kadastro komisyonu tesbiti gibi Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan kira sözleşmesinin davacı tarafça inkar edilmediği, davacının zilyetliğinin feri nitelikte olduğunu, dava konusu 33 parsel ile dava dışı 36 parsel bir bütün olup yüzölçümlerinin toplamının kira sözleşmesinde belirtilen 8000 m2 olduğunu, dava dışı 36 parsel hakkında görülen davada verilen kararın Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 2019/776 Esas sayılı ilamıyla araştırmaya yönelik olarak bozulduğunu, davacı ...'in kira sözleşmesine istinaden taşınmazın bir bölümüne sera yaptığını, ...

1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/457 Esas sayılı dosyasında 33 ve 36 parsellerin eski 86 parsel kapsamında kaldığının belirlendiğini, eldeki dosyada 86 parsel kapsamında kalmadığının belirlenmesinin hukuki dayanağının bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6100 sayılı Kanun'un 355/1 maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin yapılan inceleme sonucunda; ilk derece mahkemesince toplanan deliller, yapılan keşif, teknik bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, verilen kararın dosya kapsamına uygun olmadığı, Dairece verilen 20.05.2022 tarihli 2021/1063 esas ve 2022/649 karar sayılı geri çevirme kararıyla, fen bilirkişisinden, dava konusu 14151 ada 36 parsel sayılı taşınmaza ilişkin kadastro paftası ile ...

Kadastro Mahkemesinin 1988/302 esas ve 1994/2476 karar sayılı dosyasında bulunduğu belirtilen özel parselasyon planının çakıştırılarak, 14151 ada 36 parsel sayılı taşınmazın 86 parsel sayısıyla numaralandırılan alan içerisinde kalan kısmının miktar ve konumuyla belirlenmesi, hazırlanacak krokide de konusu ve miktarıyla birlikte gösterilmesi için ek rapor istenilmesi sağlanarak,

sunulan 08.08.2022 tarihli ek raporda ve ekindeki krokide A harfiyle gösterilen 1166,88 m2 lik kısmının, özel parselasyon planına göre 86 parsel numarasıyla numaralandırılan alan içerisinde ve dolayısıyla dava konusu taşınmazın davaya konu kullanım kadastrosunda davalı adına kullanıcı ve muhdesat şerhi verilmesi işleminin dayanağı olup taraflar arasında düzenlenen 06.08.2004 tarihli kira sözleşmesinin konusu olan 86 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kaldığı;

davacının kullanımının parseldeki bu bölüm yönünden davalı ile aralarında yapılmış olan ve varlığı davacı tanığı dahil olmak üzere taraf tanıklarınca da doğrulanan kira sözleşmesinden kaynaklanan feri zilyetlik niteliğinde bulunduğu; bu kısım yönünden de davanın kabulüne karar verilmiş olunmasının yerinde olmadığı; kalan kısmın ise Yasanın yürürlük tarihi ve öncesinde asli zilyet olarak davacının kullanımında olduğu;

parsel üzerinde bulunmakta olup kadastro tutanağının beyanlar hanesinde davalı adına muhdesat şerhi verilmiş olan sera hakkında ise dava dilekçesinin sonuç ve istem bölümünde talepte bulunulmadığı gibi, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararında bu şerh hakkında davalı adına verilen muhdesat şerhinin iptal edilmediği ve davacı adına muhdesat şerhi verilmediği,

bu hususun davacı vekilince istinaf konusu yapılmaması nedeniyle söz konusu sera hakkında davalı adına oluşturulan muhdesat şerhi yönünden davalı yararına usuli kazanılmış hak doğduğundan, kadastro tutanağının beyanlar hanesindeki sera şerhi aynen bırakılması gerektiği gerekçesiyle;

1. İstinaf başvurusu yönünden; davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ... Kadastro Mahkemesinin 11.02.2021 tarihli ve 2020/20 Esas, 2021/44 Karar sayılı kararının 6100 sayılı Kanun'un 353/(1)-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına,

2. 6100 sayılı Kanun'un 353/(1)-b.2 maddesi uyarınca davanın esasına ilişkin olarak; davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, dava konusu 14151 ada 36 parsel sayılı taşınmaz hakkında 3402 sayılı Kanun'un Ek 4 üncü maddesi göre tapu kaydının beyanlar hanesine konulan şerhe ilişkin tespitin iptaline, 6831 sayılı Kanun'un 1 inci maddesinin ikinci fıkrasının (j) bendi kapsamında Hazine adına orman sayılmayan alanda kalmaktadır. bu parselin 08.08.2022 tarihli ek raporda ve ekindeki krokide a harfiyle gösterilen 1166,88 m2 lik kısmının ...'in; kalan kısmının ise ...'un kullanımında olduğu,

parsel içerisindeki seranın ...'e ait olduğu şerhi kadastro tutanağının beyanlar hanesine yazılarak parselin kadastro komisyon tutanağındaki diğer tüm şerhler aynen korunmak üzere kadastro tespitindeki nitelik ve yüzölçümüyle kadastro komisyonu tesbiti gibi Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1. Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde.

2004 tarihli kira sözleşmesinin elektrik aboneliğinin alınabilmesi amacıyla davalının memur olup o tarihte memurlara aboneliğin veriliyor olması nedeniyle düzenlendiğini, taşınmazın hukuki ihtilaf nedeniyle bilinen 229 parsel içinde kalan yer olup 25.04.2005 tarihinde Hazine adına tesciline karar verildiğini, taraflar arasında varsa bile bu tarih itibariyle kira sözleşmesinin geçersiz hale geldiğini, eğer davacı tarafından bu kira sözleşmesine dayalı olarak kullanılıyor olsaydı, ödeme kaydı, icra takibi, yeni bir sözleşme gibi bir etkileşim olması gerektiği oysa ki taraflar arasında bu yönde bir ilişkinin bulunmadığını,

2004 yılından beri taşınmazın davacı tarafından asli zilyet olarak kullanıldığını, ekonomik amaca uygun kullanımında davacıda olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davalarının kabulüne karar verilmesini istemiştir.

2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenleri tekrarlayarak Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taşınmazın tamamı yada bir bölümü üzerindeki asli kullanımın davacıya ait olup olmadığının belirlenmesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun hükümleri, 3402 sayılı Kanun'un Ek-4 üncü maddesi, 6831 sayılı Kanun'un değişik 2/B maddesi,

3. Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekili ile davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 189,15 TL'nin temyiz eden davacı ...'dan alınmasına,

80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 189,15 TL'nin temyiz eden davalı ...'den alınmasına,

SONUÇ / HÜKÜM

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/305, K. 2023/4687, 26 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/305
Karar No
2023/4687
Tarih
26 Eylül 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2023/305 K.2023/7599
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2023/306 K.2023/7640
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2023/307 K.2023/7274
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2023/308 K.2023/7642
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/310 K.2023/12519
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/311 K.2023/12537

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.