KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2023/3118 E., 2024/6493 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/2422 E., 2023/1317 K.
- Dava türü
- Galle fazlasına müstehak vakıf evladı olduğunun tespiti
- Dava tarihi
- 06.03.2018
- Karar
- İstinaf başvurusunun esastan reddine
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/11 E., 2021/204 K.
Karar Metni
944 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında İstanbul 4. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Dava dilekçesinde; davacılar ... ve arkadaşlarının Mazbut ... Paşa Bin ... Vakfı'nın galle fazlasına müstehak vakıf evladı olduklarının tespitine karar verilmesi istenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; dosya içerisinde yer alan veraset ilamında davacıların soylarının vakıf kurucusuna kadar ulaştığının tespit edildiği, davacıların murisi olan ... oğlu ...'in vakıf evladı olduğunun dosya içerisinde yer alan İstanbul 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1953/862 Esas 1953/840 Karar sayılı ilamından anlaşıldığı gözetilerek, davacıların da dava konusu edilen vakfın galleye müstehak vakıf evlatları oldukları sonucuna varılarak davanın kabulüne ve davacıların ... Paşa (... Efendi) Vakfı'nın galleye müstehak vakıf evlatları olduklarının tespitine karar verilmiştir.
Davalı ... vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; Mahkemece alınan bilirkişi raporunda davacılar ..., ... ve ...'in "... Paşa (diğer adıvla ... Efendi) Vakfı"nın galleye müstehak vakif evlatları oldukları dosyada mevcut mahkeme ilamıları ve veraset belgesi ile sabit olduğunun tespit edilmesine göre İlk Derece Mahkemesi kararında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından yasaya aykırı bir durum bulunmadığı gerekçesi ile davalı vekilinin yerinde olmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davalı ... vekili, Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı verdiği temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepler tekrar edilerek eksik ve yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak karar verildiği, arz ve izah edilen nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Dava, vakfın gelir fazlasından faydalanmaya yönelik galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun (5737 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinde mülhak vakıf, Mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi'nin yürürlük tarihinden önce kurulan, yönetimi vakfedenlerin soyundan gelenlere şart edilen ve bu kişiler tarafından; mazbut vakıf ise, bu Kanun uyarınca Genel Müdürlükçe yönetilecek ve temsil edilecek vakıflar ile mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisinin yürürlük tarihinden önce kurulan ve 2762 sayılı Vakıflar Kanunu gereğince Vakıflar Genel Müdürlüğünce yönetilen vakıflar olarak tanımlandıktan sonra,
aynı Kanun'un 6 ncı ve 7 nci maddelerinde ise mazbut vakıfların ... tarafından yönetilip temsil edileceği, Kanun'un (5737 sayılı Vakıflar Kanunu) yürürlüğe girmesinden önce mazbut vakıflar arasına alınan vakıflarla, bu Kanuna göre mazbut vakıflar arasına alınan vakıflara bir daha yönetici seçimi ve ataması yapılamayacağı hükme bağlanmıştır.
Vakıflar Kanunu ve Vakıflar Yönetmeliğine göre, galle fazlası evlada şart kılınan mazbut ve mülhak vakıflarda vakfedenin soyundan gelen ve bu nedenle vakfın gelirinden (gallesinden) yararlanma hakkına sahip olan kişiler için öncelikle dava açılması ve bu haklarının dava ile tespit edilmesi aranmıştır. Uygulamada bu dava, vakıflarda evladiye davaları, vakıf evladı ya da galleye müstehak evlat olduğunun tespiti davası şeklinde isimlendirilmiştir. Belirtmek gerekir ki vakıf evladı kavramı daha çok, vakfedenin çocukları ya da alt soyundan gelenler için kullanılan bir kavram olup, vakfedenin akrabaları ya da vakıftan yararlanan ismi ile belirtilmiş kişileri kapsamamaktadır.
Vakfın geliri üzerinde hak sahibi olduğuna ilişkin davayı, Vakfiye uyarınca galleden yararlanma hakkı olan, yani vakfeden ile soy bağı olan ya da soy bağı olmasa bile galleden kendisine pay özgülenen diğer kişiler açabilir.
Galle fazlası evlada şart kılınan Vakıflarda, galle fazlasının alınabilmesi için açılan davada öncelikle vakfeden ile soybağının ispatlanması, sonra da Vakfiyede öngörülen şartların gerçekleşmesi gerekir.
Yani bu tür davalarda incelenecek ilk husus; davacı ile vakfeden arasında iddia edildiği üzere kan bağı yolu ile soybağı mevcut olup olmadığı, eğer soybağı kurulabiliyorsa ikinci aşamada Vakfiyelerde galle fazlası için öngörülen şartların somut olayda davacı yönünden gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması olacaktır.
Bir Vakfın evladı olunabilmesi için vakfın kurucusuna kadar soy bağının götürülmesi zorunlu olmayıp, daha önceden kesinleşmiş mahkeme kararı ile evlat olduğuna karar verilen kişilerle veya 1943 tarihli Yargıtay İçtihatı Birleştirme Kararına göre tevliyeti evlada bırakılan vakıflarda mütevellilik yapan kişilerle yöntemince kanbağı ilişkisinin kurulması yeterlidir.
Dolayısı ile idarenin (... veya Mülhak Vakıf Yönetiminin) tek taraflı olarak evlat listesine yaptığı dayanaksız bir kayıt yeterli olmayıp, açıkça galle fazlasını almaya hak kazanıldığını gösterir bir mahkeme ilamına dayalı olarak vakıf evlat listesine eklenen kişiler, daha sonra açılacak vakıf evlatlığı davalarında kesin hüküm olmasa da güçlü delil olarak değerlendirilebilecektir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden; davacıların vakıf evlatlarından ... oğlu ... (1890-1966) ve kardeşi son mütevelli ... üzerinden vakfeden ile soybağı kurmaya çalıştıkları, davacıların babası ...'in vakıf evladı olmayan ... ve ... Saime'nin çocuğu iken vakıf evladı ... oğlu ...
(1890-1966) ile eşi Feriha tarafından İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 23.01.1955 kesinleşme tarihli 1953/1262 Esas, 1955/57 Karar sayılı ilamıyla evlat edinilmiş olduğu hususları tespit edilmiştir. Vakıf hukukunda, miras hükümlerinden farklı olarak evlenme veya evlat edinme yolu ile -vakfiyede bu yönde açık bir düzenleme olmaması kaydıyla- vakfeden ile soybağı kurulması imkanı bulunmamaktadır.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacılar ile vakfeden arasında vakıf evladı olan ... oğlu ... (1890-1966) ve kardeşi son mütevelli ... üzerinden soybağı kurulmuş ise de davacıların babası ...'ın, ...
(1890-1966) ve eşi tarafından evlat edinilmiş olması nedeni ile davacıların, vakfedenin kan bağı yolu ile altsoyu olmadıkları yani davacıların vakfeden ile soybağı kurulamadığı gerekçesi ile açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerledirme sonucu davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmediğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/3118, K. 2024/6493, 7 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama