KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2023/3171 E., 2025/1114 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1841 E., 2023/358 K.
- İlk derece mahkemesi
- Arhavi Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/16 E., 2019/332 K.
Karar Metni
592 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
Kadastro sırasında, Artvin ili Arhavi ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 105 ada 1 parsel sayılı 40.174.320,04 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, orman vasfıyla Hazine adına tespit edilmiş, bu tespit 22.07.2011 ile 22.08.2011 tarihleri arasında askı ilanına çıkarılarak, itiraz edilmemesi üzerine 23.08.2011 tarihinde kesinleşmiştir.
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ... köyü 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın dava dilekçesinde sınırları bildirilen kısmının, davacıların murisi ve daha sonra davacılar tarafından kullanıldığını, ormanla ilgisi bulunmayan kültür arazisi vasfında olduğunu ileri sürerek 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın sınırları bildirilen bölümünün tapu kaydının iptali ile davacılar adına miras payları oranında tapuya tesciline karar verilmesini istemiş, keşfen yerinde yapılan incelemede dava konusu taşınmazın ... köyü 105 ada 1 parsel sayılı taşınmaz olduğu tespit edilmiştir.
Davalı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine temsilcisi davanın reddini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "yargılamanın 10.07.2019 tarihli celsesinde davacı tarafa bilirkişi raporunda belirlenen bedele göre 1.453,38 TL eksik harcı yatırması için bir sonraki celseye kadar kesin süre verilerek, eksik harcın tamamlanmaması durumunda Harçlar Kanunu'nun 30. ve HMK'nin 150/1 maddesi gereğince dosyanın işlemden kaldırılacağı hususunun, tefhim edilmek ve duruşma tutanağı verilmek suretiyle ihtar edildiği, ne var ki takip eden 11.09.2019 tarihli duruşmada belirlenen eksik harcın yatırılmaması nedeniyle dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği,
dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren üç aylık yasal süre içinde de davacı tarafça eksik harç tamamlanmak suretiyle dosyanın tekrar işleme konulmasının talep edilmediği" gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150/5 inci maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; "mahallinde yapılan keşif sonrası bilirkişi raporunda A, B ve C harfleriyle gösterilen dava konusu alanların toplam değerinin 87.704,90 TL olarak tespit edildiği, değer yönünden bilirkişi raporuna karşı itiraz bulunulmadığı, mahkemece 10.07.2019 tarihli celsede davacılar vekiline eksik harcın tamamlanması için süre verilip yasal sonucunun ihtar edilerek eksik harcın tamamlanmaması nedeniyle 11.09.2019 tarihli celsede dosyanın işlemden kaldırılmasına ve 27.12.2019 tarihinde de davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği,
harç eksikliği nedeniyle dosyanın işlemden kaldırılmasından sonra yeniden işleme konulmasının eksik harcın tamamlanması şartına bağlı olmasına göre İlk Derece Mahkemesince verilen kararda usul ve kanuna aykırı bir yön tespit edilemediği" gerekçesi ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, bu kez davacılar vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/3171, K. 2025/1114, 13 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama