İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/3214 K.2024/191

Taraflar arasında görülen kullanım kadastrosu tespitine itiraz davasında yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2023/3214Karar2024/191Tarih16 Ocak 2024Okuma10 dk · 1.923 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2023/3214 E., 2024/191 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Ocak 2024
İncelenen kararın mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar
Davanın reddine
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.923 kelime·10 dk okuma·9 bölüm

Taraflar arasında görülen kullanım kadastrosu tespitine itiraz davasında yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. Kullanım kadastrosu sonucunda, ... ili ...Köyü çalışma alanında bulunan 2087 parsel ... 2.958,30 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesinde 6831 ... Orman Kanunu'nun (6831 ... Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğu ve Mehmet oğlu ...'ın kullanımında olduğu belirtilerek Hazine adına 1999 yılında tespit edilmiş; dava açılmaksızın 2000 yılında kesinleşmek suretiyle tapu kaydı oluşmuştur. 2010 yılında yapılan güncelleme ile önceki kullanıcı şerhinin yerine "... oğlu ...'nın kullanımında" olduğuna dair şerh verilmiştir.

2. Davacılar ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; taşınmazın önceki kullanıcısı olan ... tarafından 2004 yılında harici devir sözleşmesi ile murisleri ...'e devredildiği, ... tarafından etrafı çevrilmek, meyve ağaçları dikilmek suretiyle bahçe olarak zilyet ve tasarruf edilmesine rağmen 2010 yılında yapılan çalışma sırasında gerçeğe aykırı olarak davalı ...'nın kullanıcı olarak yazıldığını öne sürerek bu şerhin iptali ile ... varisleri adına kullanıcı şerhi verilmesini, olmadığı taktirde ... varisi olan davacı ... adına kullanıcı şerhi verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

1. Davalı ... yargılama sırasında; taşınmazın 2002 yılında noterde düzenlenen gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile ...'tan satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

2. Davalılar Kadastro Müdürlüğü ve Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın Kadastro Müdürlüğü yönüyle husumetten reddi gerektiğini, yapılan çalışmanın doğru olduğunu, bu denle işin esası yönüyle de reddedilmesini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 16.04.2014 tarihli ve 2012/402 Esas, 2014/128 Karar ... kararı ile; dava konusu taşınmazın ...'ın babası ...'ın 2004 yılında zilyetlik devir sözleşmesi ile davacıların ortak murisi ...'e devredildiği, 18.08.2009 tarihinde güncelleme çalışmaları esnasında 2087 parsele ilişkin olarak diğer davalı ... tarafından Silivri 2. Noteliğince düzenlenmiş 01.11.2012 tarihli ve 8212 yevmiye numaralı gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ve eklerine dayanılarak dava konusu taşınmazın zilyedinin ... olduğunun belirlendiği, güncellemede herhangi bir hata bulunmadığından,

davalı Hazine-Kadastro Müdürlüğü aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddine, davalı ... adına gerçekleştirilen tespitin doğru olduğundan ve davacıların söz konusu yerde eklemeli zilyetlikleri de bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... adına açılan davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davalı ... tarafından zilyetliğin devralınmadığını, bu nedenle noterde düzenlenen zilyetlik devir sözleşmesinin hukuken geçerliliğinin bulunmadığını, 2004 yılında davacıların murisi ... tarafından zilyetliğin malik sıfatıyla devralındığını, o tarihten itibaren zilyetliğin davacı tarafta olduğunu bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken haksız olarak reddedildiğini açıklayarak hükmün bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, taşınmazın üzerinde davacı taraf lehine 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) Ek 4 üncü maddesinde öngörülen şartların oluşup oluşmadığı hususuna ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 ... Kanun'un Ek-4 üncü maddesi.

3. Değerlendirme İlk Derece Mahkemesince Kadastro Müdürlüğü tarafından yapılan çalışma (güncelleme) da bir hata bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmaktadır.

Dava konusu taşınmazın kullanım kadastrosu 2924 ... Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkında Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun (2924 ... Kanun) yürürlükte bulunduğu sırada ve bu Kanun hükümlerine (ve yönetmeliğe) göre 09.08.1999 tarihinde yapılmış, beyanlar hanesine ...'ın kullanımında olduğu yazılarak Hazine adına tespit ve tescil edilmiş, 2010 yılında yapılan güncelleme ile tapunun beyanlar hanesine kullanıcı olarak ...'nın adı yazılmıştır.

Kullanım kadastrosu ile adına kullanıcı tespiti yapılan taşınmazın ... tarafından 2924 ... Kanun'un yürürlükten kaldırıldığı 26.04.2012 tarihinden önce Noterde düzenlenen 01.02.2002 tarihli "Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış vaadi"ne dayalı olarak davalı ...'ya satıldığı, akabinde 2 yıl kadar sonra bu kez 2004 yılında davacıların murisi ...'e satıldığı; yapılan keşif ve alınan beyanlara göre ... tarafından satın alındığı 2004 yılından itibaren çevresini çit ile çevirip meyve bahçesi haline getirmek suretiyle tasarruf ve zilyetliği altında bulunduğu, güncellemenin yapıldığı 2010 yılına kadar davalı ...'nın ise hiç bir zaman zilyetliğinin bulunmadığı, davalıyı tanıyan bilenin de olmadığı dosya kapsamıyla sabit olup esasen bu hususlar Mahkemenin de kabulündedir.

Bu durumda çözümlenmesi gereken husus ... tarafından yapılan satışlardan hangisine değer verileceği noktasında toplanmaktadır.

2924 ... Kanun'un uygulanmasına dair ve 31.07.1997 tarihinde yürürlüğe giren Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkında Yönetmeliğin 25 inci maddesinde; orman sınırları dışına çıkarılan ve 2924 ...

Kanun'un 2 nci maddesinin (c) bendi kapsamına giren tarla, bağ, bahçe, zeytinlik, fındıklık, fıstıklık (antep fıstığı), çam fıstığı gibi tarım alanları ve buralardaki yapı ve tesislerin yerleri, orman sınırları dışına çıkarıldıkları tarihteki fiili durumlarına göre ifraz edildikten sonra, bu yerleri satın alma hakkına sahip olan kişilere, Bakanlıkça rayiç bedelleri üzerinden peşin veya istenildiği takdirde borçlandırılmak sureti ile taksitle satılacağı ve bu fıkra hükümlerine göre ifraz edilen yerlerin tespiti ve satışında aşağıdaki esaslar uygulanacağı belirtilerek (a) bendinde Kadastro çalışmaları sırasında.

3402 ... Kanun'un 14 üncü maddesinde öngörülen 40 ve 100 dönümlük sınırlama göz önünde bulundurularak, bu yerleri tasarruf edenlerin isimleri kadastro tutanağının beyanlar hanesine yazılacağı düzenlenmiş, 26 ncı maddesinde de; kişilerin hak sahibi olabilmesi için. Orman Köyü nüfusuna kayıtlı olması, 4127 ... 2924 ... Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkında Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun (4127 ...

Kanun) yürürlüğe girdiği tarihten itibaren geriye yönelik en az 5 yıl müddetle bu yerde ikamet etmesi veya 31.12.1981 tarihinden itibaren Orman Köyü nüfusuna kayıtlı olması gerektiği belirtilmiştir.

3402 ... Kadastro Kanunu'na 15.01.2009 tarihili 5831 ... Tapu Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (5831 ... Kanun) 8 inci maddesi ile eklenen ve Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin kadastrosu ve tescilini düzenleyen Ek 4 üncü maddesinde, 6831 ... Kanun'un 20.06.1973 tarihli ve 1744 ... 6831 ... Kanunu'nun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna 3 Ek Madde ile Bir Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanunla (1744 ... Kanun)

değişik 2 nci maddesi ile 23.09.1983 tarihli ve 2896 ... 6831 ... Orman Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine Dair Kanun (2896 ... Kanun) 05.06.1986 tarihli ve 3302 ... 31.08.1956 Tarihli ve 6831 ... Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunlarla (3302 ... Kanun) Değişik 2 nci maddesinin (B) bendine göre orman kadastro komisyonlarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin, fiili kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle, bu Kanun'un 11 inci maddesinde belirtilen askı ilanı hariç diğer ilanlar yapılmaksızın öncelikle kadastrosu yapılarak Hazine adına tescil edileceği düzenlenmiştir.

19.04.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6292 ... Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'un (6292 ... Kanun) hak sahibi, başvuru ve doğrudan satışı düzenleyen 6 ncı maddesinin onuncu bendinde hak sahibi olunmasında kanuni halefiyet, hak sahibinin veya mirasçılarının bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten sonra noter tarafından düzenlenecek muvafakatname vermeleri hâlinde ise akdî halefiyet hükümleri geçerli olacağı belirtilmiştir.

Bir başka ifadeyle 6292 ... Kanun'un 6/10 uncu maddesinde zilyetlik devri aranmamış, ancak bu Kanun'un yürürlüğünden önce yapılan satışlar hakkında nasıl bir uygulamanın yapılacağı hakkında ise bir düzenleme yapılmamış, 3402 ... Kanun'un Ek-4 üncü maddesi ise "fiili kullanım durumları dikkate alınmak" suretiyle tespitin yapılacağı belirtilmiştir.

Somut olaya gelince; her iki satış da 6292 ... Kanun'un yürürlüğü girmesinden önce yapıldığına göre, 3402 ... Kanun'un Ek-4 üncü maddesi uyarınca zilyetlikle birleşen satışa değer verilmesi gerekmektedir. Bu bağlamda her ne kadar Noterde düzenlenen satış vaadi sözleşmesinde zilyetliğin devredildiği yazılmış ise de davalı ... tarafından fiilen zilyetliğin devralınmadığı görülmektedir.

Öte yandan Noterden yapılan sözleşme tarihi itibariyle davalı ... lehine yukarıda değinilen 2924 ... Kanun'un 26 ncı maddesindeki şartların da oluşmadığı, yine Noterde yapılan satışın bu sözleşmenin tarafı olmayan ...'i de bağlamayacağı göz önünde bulundurulmalıdır. Bu nedenle 2004 yılından itibaren taşınmazda fiilen zilyet olan ...'in zilyetiğine değer verilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği açıktır.

Bu itibarla delillerin takdirinde ve kanun hükümlerinin uygulanmasında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamıştır.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve Kanuna uygun uygun bulunmayan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

İstek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, Taraflarca 1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

16.01.2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

(Muhalif) (Muhalif)

KARŞIOY

Dava, 3402 ... Kanun’un Ek 4. maddesi gereğince kullanım kadastrosu yapılıp kullanıcısı belirlendikten sonra yapılan güncelleme kadastrosuna itiraz davasıdır.

Dava konusu ... ili Silivri ilçesi Büyük Kılıçlı Köyü 2087 parsel ... taşınmazın bulunduğu çalışma alanında 1999 yılında kullanım kullanım kadastrosu yapıldığı, kullanıcı olarak ...’ın belirlendiği, tutanağın dava açılmaksızın 2000 yılında kesinleşip tapu kaydının oluştuğu, kullanıcı olarak belirlenen ... tarafından 01.11.2002 tarihinde noterde düzenlenen Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi ile 2087 parsel ... taşınmazdaki hak ve hisselerinin tamamını 2.000.000.000 TL. ( Eski TL) bedel mukabilinde ...’ya satmayı vaat ettiği, satış vaadi bedeli olan 2.000.000.000 TL. ( Eski TL)’nin tamamını nakden ve peşinen aldığı,

kendisinden hiç bir hak ve alacağının kalmadığı, zilyetliğin kendisine teslim edildiği hususlarının düzenlendiği, bu itibarla kullanım hakkının ve zilyetliğinin davalı ...’ya devredildiği, Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi ile dava dışı ...’ın taşınmazın kullanım hakkını ve zilyetliğini devrettikten sonra taşınmazda artık herhangi bir hakkının kalmadığı ancak kullanıcı olarak belirlenen ...’ın taşınmazı ...’ya satmayı vaat edip zilyetliğini devrettikten sonra tarihsiz adi senetle bu kez zilyetliğinin davacıların murisi ...’e devrettiği, tanık beyanlarından davacıların murisine yapılan senedin tarihinin 2004 yılı olduğunun anlaşıldığı,

2010 yılında yapılan güncelleme kadastrosunda ise noterde yapılan resmî senede istinaden taşınmazın beyanlar hanesine kullanıcı olarak Bolat Ankaralının adının yazıldığı, buna istinaden davacılar tarafından güncelleme kadastrosına itiraz edilerek bolat Ankaralının adının çıkarılıp kendi adlarının yazılması bunun olmaması halinde ise kullanım kadastrosunda kullanıcı olarak belirlenen ...’ın oğlu olan ... adına yazılmasını talep ettikleri, mahkemece yargılama yapılarak davanın reddine karar verildiği görülmüştür.

6292 ...

Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun’un 6 ncı maddesinin 10 ncu bendine göre; hak sahibi olunmasında kanuni halefiyet, hak sahibinin veya mirasçılarının bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra noter tarafından düzenlenecek muvafakatname vermeleri halinde ise akdi halefiyet hükümlerinin geçerli olduğu, kanunun 26.4.2012 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiği,

dava konusu taşınmaz ile ilgili kullanım kadastrosunun ve güncellemenin bu kanun yürürlüğe girmeden önce yürürlükte bulunan 2924 ... Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkında Kanun hükümleri uyarınca yapıldığı, bu kanunda hak sahibi olunmasında kanuni halefiyet hükümlerinin düzenlenmediği, bu durumda zilyetliğin usulüne uygun kime devredildiği, kimin zilyetliğine değer verilmesi gerektiği hususu değerlendirilmelidir.

Güncelleme kadastrosu yapıldığı zaman taşınmazdaki kullanım hakkını güncelleme kadastrosundan önce herhangi bir belge ile satın alan kişinin bu satışına değer verilerek güncellemenin yapılması gerektiği, kullanım kadastrosu sonucu kullanıcı olarak belirlenen ...’ın taşınmazı davalı ...’ya noter senedi ile devrettikten sonra artık bu taşınmazda herhangi bir hakkının kalmadığı, kullanım hakkını devrettiği taşınmaz açısından üçüncü kişi konumunda bulunduğu,

satış ve teslimden takriben iki yıl sonra ( 2004) taşınmazın zilyetliğinin davacıların babasına devretmesine hukuken değer verilemeyeceği, böyle devirlere değer verilmesi halinde bu hakkın kötü niyetli olarak bir çok kişiye satılabileceği ve kötüniyetli kişilerin bu kötü niyetinin korumuş olacağı, taşınmazdaki haklarını noter senedi ile 01.11.2002 tarihinde ilk kez devrettikten sonra ...’ın dava kunusu 2087 no.lu parsel üzerinde artık herhangi bir hakkının kalmadığı, 2924 ...

Kanun’un 26. maddesindeki şartların kullanım kadastrosu yapıldığı zaman kullanıcıyı belirlerken aranacağı, kullanıcı belirlendikten sonraki kullanım hakkının devredilmesinde 2924 ... Kanun’da belirtilen şartların aranmayacağı, 2924 ...

Kanun’da belirtilen şartların bulunmaması halinde taşınmazın hak sahibine satılıp satılmayacağının idarenin taktirinde olduğu, hak sahibinin kullanım hakkını ve zilyetliği ilk olarak noter senedi ile devir alan ... olduğu, kaldı ki, noterde yapılan Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi ile kullanım hakkının ve zilyetliğin devrinin aynı değerdeki bir belge veya daha güçlü bir belgeyle aksinin ispat edilmesi gerektiği, adi senet ve tanıkla aksinin ispat edilemeyeceği,

istikrar kazanmış Yargıtay içtihatlarının bu doğrultuda olduğu da dikkate alındığında yerel mahkemenin ret kararının onanması gerektiği düşüncesinde olduğumuzdan sayın çoğunluğun bozma yönündeki görüşüne katılmıyoruz.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/3214, K. 2024/191, 16 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. Temyiz
  7. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  8. B. Temyiz Sebepleri
  9. C. Gerekçe
  10. V. Karar
  11. Karşıoy

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3214
Karar No
2024/191
Tarih
16 Ocak 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/3215 K.2024/1443
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/3216 K.2024/438
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2023/3216 K.2024/586
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/3216 K.2024/7833
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2023/3217 K.2024/739
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/3217 K.2024/129

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.