KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2023/3763 E., 2025/1005 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Şubat 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1453 E., 2023/355 K.
- Karar
- İstinaf başvurusunun esastan reddine
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 14. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/528 E., 2020/582 K.
Karar Metni
471 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kullanım kadastrosu tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli, temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, duruşma istemi nitelikten reddedilmiş, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek 4 üncü maddesi kapsamında yapılan kadastro çalışmaları sırasında dava konusu İstanbul ili Ümraniye ilçesi ...
Mahallesi 129 ada 8 parsel sayılı, 487,59 m² yüzölçümlü ve bahçe nitelikli taşınmazın 06.09.2010 tarihli kadastro tutanağında, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve taşınmazın kullanıcısı tespit edilemediğinden Hazine adına tespit edildiği, tespite itiraz üzerine İstanbul Anadolu 1. Kadastro Mahkemesinin 2010/1518 Esas, 2013/396 Karar sayılı ilamıyla taşınmazın 450 m²'sinin 1995 yılından beri ... çocukları ..., ... ve ...'ın müştereken fiili kullanımında olduğunun beyanlar hanesine şerhine karar verildiği,
kararın 07.01.2014 tarihinde kesinleşerek tapuya tescil edildiği, dosyada mevcut güncel tapu kaydında 32506/48759 hissesinin 07.01.2014 kesinleşme tarihli itirazlı yer tescili işlemiyle 12.02.2014 tarihinde Hazine adına.
16253/48759 hissesinin ise 08.12.2014 tarihli 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) gereği yapılan satış işlemiyle davalı ... adına tescil edildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili; taşınmazın müvekkilinin kullanımında olduğu iddiası ile tespite itiraz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda "dinlenen mahalli kişiler ve bütün dosya kapsamı değerlendirildiğinde davacının zilyetliğinin bulunmadığı, zilyetliği 1990lı yıllarda var ise de, devamlı olmadığının anlaşıldığı'' gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hükmün davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusu esastan reddedilmiş olup davacı vekilince bu kez temyiz yoluna başvurulmuştur.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/3763, K. 2025/1005, 11 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama