KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2023/3769 E., 2025/1688 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mart 2025
- Mahkemesi
- Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/840 E., 2023/641 K.
- Karar
- İstinaf başvurusunun esastan reddine
- İlk derece mahkemesi
- İliç Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/197 E., 2018/60 K.
Karar Metni
450 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Erzurum ili İliç ilçesi ... köyü çalışma alanında yapılan kadastro çalışmasında, 103 ada 1 parsel sayılı 17.238.687,58 metrekare ve 103 ada 2 parsel sayılı 902.024,07 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, orman vasfıyla Hazine adına 15.06.2007 tarihinde tescil edilmiştir.
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Erzincan ili İliç ilçesi ... köyü 103 ada 1 parsel ve ... köyü 103 ada 2 parsel sayılı taşınmazların kadastro çalışmaları sırasında orman vasfı ile Hazine adına tescil edildiğini, dava konusu taşınmazların bir bölümünün davacılara ait olduğunu beyanla, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının kısmen iptali ile davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... çekişmeli taşınmazlardan Erzincan ili, İliç ilçesi, ... köyü 103 ada 1 parsel sayılı taşınmaz için 15.06.2007 tarihinde kesinleşen kadastro tespiti olduğu.
Erzincan ili, İliç ilçesi, ... köyü 103 ada 2 parsel sayılı taşınmaz için 15.06.2007 tarihinde kesinleşen kadastro tespiti olduğu, davacı yanın ise bu tespite karşı 31.08.2017 tarihinde dava açtığı görülmüş olup, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3 maddesi uyarınca tespit tutanaklarının kesinleşmesinden itibaren 10 yıl içinde dava açılabileceğinden, dava konusu taşınmazların kadastro tespit tutanaklarının kesinleşme tarihi itibari ile dava tarihi arasında kanunda öngörülen hak düşürücü sürenin geçtiği belirlendiği üzere, hak düşürücü sürenin geçmiş olması ..." gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiş;
hükmün, davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, davacılar vekilinin istinaf başvurusu esastan reddedilmiş ve iş bu karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/3769, K. 2025/1688, 3 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama