İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/3839 K.2025/6647

Taraflar arasında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek 4. maddesine göre yapılan kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asli müdahil-davalı ...'in davasının kabulüne, asli müdahil…

Esas2023/3839Karar2025/6647Tarih28 Ekim 2025Okuma7 dk · 1.468 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2023/3839 E., 2025/6647 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
28 Ekim 2025
Mahkemesi
Kadastro Mahkemesi
Sayısı
2021/21 E., 2023/52 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.468 kelime·7 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek 4. maddesine göre yapılan kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asli müdahil-davalı ...'in davasının kabulüne, asli müdahil ...'ın davasının kısmen kabulüne, birleşen dosya davacısı ... ve arkadaşlarının davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı asli müdahil-davalı ... mirasçıları vekili, asli müdahil ... ve asli müdahil Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

Dava konusu taşınmazların bulunduğu yerde 3402 sayılı Kanun'un Ek 4. maddesine göre, 2012 yılında yapılan kadastro çalışmasında, Kocaeli ili Gebze ilçesi ... köyü eski 1582 parsel, yeni 1 79... ve 4 parsel sayılı taşınmazların tarla vasfı ile Hazine adına tespit edildiği, taşınmazların davalı olması nedeniyle kadastro tutanaklarının 3402 sayılı Kanun'un 5. maddesi uyarınca Kadastro Mahkemesine gönderildiği anlaşılmıştır.

Davacı ... dava dilekçesinde; Kocaeli ili Gebze ilçesi ... köyü içerisindeki 15 82... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kadastro tespit işlemlerinde kendisinin adı yazılmayarak tespitin hatalı olarak davalılar ... ve ... adına yapıldığını, taşınmazların kendi kullanımlarında olduğunu belirterek, tespitin iptali ile taşınmazın kendi zilyetliğinde olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen 2012/25 Esas sayılı davada davacı dava dilekçesinde özetle; Kocaeli ili Gebze ilçesi ... köyü 15 82... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin hatalı yapıldığı belirtilerek, tespit tutanaklarının iptaline ve taşınmazların davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen 2013/55 Esas sayılı davada davacı ... ve arkadaşları dava dilekçesinde özetle.

6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) kapsamında Kocaeli ili Gebze ilçesi ... köyü eski 1582, yeni 1 79... , 2, 4 ve 5 sayılı parsellerde zilyetliğini davacıların mirasçısı olduğu murisleri ...'den intikal ettiğini ve zilyetliğinin bu güne kadar kesintisiz devam ettirildiğini, yapılan kadastro tespiti sırasında muris ...'in ve mirasçılarının zilyetliğinin devam ettiği halde davalılar adına tespit yapıldığını,

bu nedenle dava konusu parseller hakkında yapılan tespite itiraz ile davacıların adına ve hisseleri oranında yeniden düzenlenmesini talep etmişlerdir.

... 03.09.2012 tarihli müdahale dilekçesinde; 1 79... ve 1 80... sayılı parsellerin kendi kullanımında olduğunu belirterek, bu parsellerin kendi zilyetliğinde olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Orman İdaresi 23.11.2015 tarihli müdahale dilekçesinde 1 79... parsel sayılı taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tescilini talep etmiştir. ... 10.03.2016 tarihli müdahale dilekçesinde; 1 79... sayılı parselin 1/2'sinin murisi ... tarafından kullanıldığını belirterek, bu parselin zilyetliğinde olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; asıl dosyada davacı ...'ın davasının reddine, birleşen 2012/47 Esas sayılı dosya davacısı ... ve ...'nın davasının reddine, birleşen 2012/46 Esas sayılı dosya davacısı ... ve ...'nın davasının reddine, birleşen dosya davacısı ...'ın davasının reddine, asli müdahil ...'in davasının kabulüne; asli müdahil ...'ın davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine, birleşen dosya davacısı ... ve arkadaşlarının davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine, asli müdahil Orman İdaresinin davasının kabulüne karar verilmiş;

hükmün, birleşen dosya davacısı ... ve ..., ..., ..., asıl dosya davacısı ... ve asli müdahil ... tarafından karar temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 03.06.2020 tarihli ve 2019/4822 Esas, 2020/1527 Karar sayılı ilamıyla dava konusu 1 79... , 3, 5 ve 1 80... sayılı parsellere yönelik temyiz itirazlarının reddine, hükmün bu parseller yönünden onanmasına;

dava konusu 1 79... ve 4 sayılı parsellere yönelik davacı ..., birleşen dosya davacısı ..., birleşen dosya davacıları ... ve ...'nın temyiz itirazları bakımından, davacıların dava konusu taşınmazlarda fiili zilyetliklerinin olmadığı belirtilerek temyiz itirazlarının reddine, dava konusu 1 79... ve 4 sayılı parsellere yönelik asli müdahil ... ve davalı ...'in temyiz itirazları bakımından, dava konusu taşınmazların kadastro tespit tutanaklarındaki kullanıcıları ile keşifteki mahalli bilirkişi beyanlarının çelişkili olduğu, çelişki giderilmeden karar verildiği,

İlk Derece Mahkemesince bir harita mühendisnin katılımıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, dava konusu taşınmazların kim tarafından ne zamandan beri kullanıldığının, fiilen taşınmazları kullananların kim olduğunun tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek dava konusu 1 79... ve 4 sayılı parsellere yönelik asli müdahil ... ve davalı ...'in temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; yapılan keşifte dinlenen tanıkların dava konusu 2 ve 4 parselin eskiden tek parsel olduğunu ve bu yerin kök muris ... ve çocukları ..., ..., ... ve ... tarafından birlikte kullanıldığını, ...'in kızlarının evlenip köyden ayrılana kadar dava konusu yerleri kullandıklarını, ...'in miras paylaşımına ilişkin bilgilerinin olmadığını, ... ve mirasçıları dışında dava konusu yerleri kullananı görmediklerini, asli müdahil ...'nin söz konusu yerlerde hisse satın alıp almadığını bilmediklerini beyan ettikleri,

tanık anlatımlarından dava konusu 1 79... ve 4 parsel sayılı taşınmazların kök muris ... oğlu ...'e ait olduğu, kök murisin vefatı ile bu yerlerin mirasçıları tarafından elbirliği mülkiyeti hükümlerine göre birlikte kullanıldığı, kök murisin mirasının paylaşıldığının mevcut delil durumuna göre ispatlanamadığı, asli müdahil ...'nin dava konusu yerlerde tespit tarihi itibari ile kullanımının olmadığı, her iki parselin kök muris adına kullanıcı tespiti verilmesi gerektiği, fakat dava konusu 1 79... parsel yönünden sadece asli müdahil ...'ın önceki hükümde ... oğlu ...'in yarı payına ilişkin temyizi bulunduğu,

usuli kazanılmış haktan dolayı aleyhe hüküm kurulması mümkün olmadığından 2 parselin önceki hükümdeki gibi yarı payının asli müdahil ...'ın, yarı payının ... oğlu ... kullanımında olduğu, 4 parselin ise kök muris ... oğlu ... kullanımında olduğu şeklinde hüküm kurulması gerektiği belirtilerek, asli müdahil ...'in davasının kabulüne, asli müdahil ...'ın davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine, birleşen dosya davacısı ... ve arkadaşlarının davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine, dava konusu 1 79... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile,

taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesine "iş bu taşınmazın 1/2'si ... oğlu ...'ın kullanımındadır, 1/2'si ... Kızı ...'ın kullanımındadır.

Taşınmazın tamamı 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi gereği Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılmıştır." ibaresi eklenerek tarla niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline; dava konusu 1 79... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile, taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesine "işbu taşınmaz ... oğlu ... mirasçılarının kullanımındadır, parselin üzerindeki ahırın ... oğlu ...'e ait olduğu ve ahırın krokide (C) harfi ile gösterilen 76.80 m²lik kısmının 1034 parsele tecavüzlü olduğu,

taşınmazın tamamı 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi gereği Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılmıştır." ibaresi eklenerek tarla niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, diğer davacılar ve asli müdahiller yönünden verilen karar kesinleştiğinden bu hususlarda yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Asli müdahil Orman İdaresi vekili; gerekçeli kararın kendilerine tebliğ edilmediğini ve kanuni yollara başvurma hakkını kullanamadıkları iddiasıyla kararı temyiz etmiştir. Asli müdahil ...; dava konusu 1 79... ve 4 parsel sayılı taşınmazları devir ve temlikle satın aldığı iddiasıyla kararı temyiz etmiştir.

Asli müdahil-davalı ... mirasçıları vekili.

1 79... parsel yönünden, taşınmazın kadastro tutanağında ... kullanımında iken ölümüyle çocukları ... ve ...'in kullanımına geçtiği, üzerinde bulunan ahırın ...'e ait olduğu belirtilmesine rağmen keşifte mahalli bilirkişiler tarafından taşınmazın ... ve ... tarafından kullanıldığının belirtildiği, çelişkinin giderilmediği ve ...'in kullanımında olduğuna karar verildiği gerekçesiyle Yargıtay tarafından bozulduğu, bozma ilamına uyularak ... yönünden davanın kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen ... mirasçıları adına karar verildiği, keşif ve dinlenen tanık beyanlarından da taşınmazın ...'in kullanımında olduğunun sabit olduğu,

taşınmazın uzun süreden beri ... tarafından kullanıldığı, ... adına tespitine karar verilmesi gerektiği iddiasıyla kararı temyiz etmiştir.

1. Asli müdahil Orman İdaresi vekilinin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Orman İdaresinin 23.11.2015 tarihli asli müdahale talepli dilekçesi ile 1 79... parsel sayılı taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tescilini talep ettiği, dava konusu taşınmaz yönünden Orman İdaresinin davasının kabulüne, 1 79... parselin kadastro tespitinin iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verildiği, hükmün temyizi sonunda Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 03.06.2020 tarihli ve 2019/4822 Esas, 2020/1527 Karar sayılı ilamıyla, temyiz itirazları reddedilerek hükmün onandığı, bu haliyle hükmün kesinleştiği anlaşıldığından Orman İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.

2. Asli müdahil ...'ın hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince verilen gerekçeli kararın asli müdahil vekiline 21.05.2023 tarihinde tebliğ edildiği, kararın yasal 15 günlük süre geçirildikten sonra 20.05.2025 tarihinde temyiz edildiği, temyiz isteminin süresinde olmadığı anlaşılmış olup; asli müdahilin temyiz dilekçesinin süreden reddine karar vermek gerekmiştir.

3. Asli müdahil-davalı ... mirasçıları vekilinin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak,

mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre,

İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asli müdahil-davalı ... mirasçıları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Asli müdahil Orman İdaresi vekilinin (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asli müdahil ...'ın (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle TEMYİZ DİLEKÇELERİNİN REDDİNE, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz eden asli müdahillerden alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 28.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/3839, K. 2025/6647, 28 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3839
Karar No
2025/6647
Tarih
28 Ekim 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/3839 K.2025/9645
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2023/3843 K.2025/7461
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/3870 K.2025/6531
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/3872 K.2025/9445
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2023/3875 K.2025/7470
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2023/3885 K.2025/12477

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.