KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2023/3842 E., 2023/6458 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2023
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
826 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, davacı Hazine vekili ve davalı ... ve arkadaşları tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 22.03.2022 tarihli ve 2021/11415 Esas, 2022/2627 Karar ... ilamı ile, İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından, Dairemizce verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 2613 ... Kanun uyarınca yapılan kadastro sırasında, 449 ada 5 parsel ... 110,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, çifte tapu kaydı nedeniyle malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edildikten sonra, 1987 yılında yapılan imar uygulaması sonucunda 122,00 metrekare yüzölçümü ile 1900 ada 5 parsel numarası verilerek ... Belediyesi adına tescil edilmiştir.
Davacı Hazine dava dilekçesinde; kadastro tespiti sırasında ... ilçesi ... Mahallesi 449 ada 5 parsel ... taşınmazın malik hanesinin açık bırakıldığını, bilahare encümen kararı ile ... Belediyesi adına tescil edildiğini, buna karşın encümen kararının İdare Mahkemesince iptal edilerek bu kararın kesinleştiğini, dolayısı ile tescilin yolsuz hale geldiğini ve çekişmeli taşınmazın Hazine adına kayıtlı tapu kaydının kapsamında kaldığını ileri sürerek, taşınmazın malik hanesinin Hazine adına doldurulmasını talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davanın reddine, çekişmeli taşınmazın malik hanesinin ... mirasçıları adına hüküm yerinde gösterilen payları oranında doldurulmasına ve taşınmazın bu şekilde tespit ve tesciline, taşınmaz üzerindeki binanın ölü ... tarafından inşa edildiğinin beyanlar hanesine yazılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili ve davalı ... ve arkadaşları tarafından temyiz edilmekle, Dairemizin 22.03.2022 tarihli ve 2021/11415 Esas 2022/2627 Karar ... ilamı ile onanmış olup, davacı Hazine vekili tarafından karar düzeltme isteğinde bulunulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, davacı Hazine’nin dayandığı tapu kaydının dava konusu parsele uymadığı, davalı ...'ya ait tapu kaydının ise taşınmaza uyduğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Şöyle ki; davacı Hazinenin dayandığı 21.12.1951 tarih ve 55 sıra numaralı tapu kaydının, tesisinden sonra hükmen ve idari yoldan ifraz edildiği, yine davalı ...'nın dayandığı 12.05.1959 tarih ve 11 sıra numaralı tapu kaydının kök tapu kaydı olan 31.07.1950 tarih 53 sıra nolu tapu kaydının tesisinden sonra idari yoldan ifraz edildiği ve dolayısıyla haritalarının bulunduğu anlaşılmasına rağmen, ifraza ilişkin mahkeme kararları ve eki haritalar ile idari yoldan ifraza ilişkin haritalar getirtilmediğinden dolayı hükme esas alınan bilirkişi raporu denetlenemediği gibi, ...
Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.05.1957 tarihli ve 1952/1 Esas, 1957/323 Karar ... ilamı ile, Hazine’nin dayandığı 21.12.1951 tarih ve 55 sıra numaralı tapu kaydından ayrılan ve fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölüme ilişkin, söz konusu mahkeme kararından sonra Hazine tarafından kamulaştırma işlemi yapıldığı belirtildiği halde kamulaştırma krokileri getirtilerek çekişmeli taşınmazın kamulaştırma alanında kalıp kalmadığı da tespit edilmemiştir.
Öte yandan, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun 20/A maddesi uyarınca, kayıt ve belgeler harita, plan ve krokiye dayanmakta ve bunların yerlerine uygulanması mümkün bulunmakta ise, kapsamlarının harita, plan ve krokideki sınırlar esas alınarak belirlenmesi zorunlu olup, mahkemece, yöntemine uygun kayıt uygulaması yapıldığından da sözedilemez. Bu şekilde eksik inceleme ve araştırmaya dayanılarak karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşabilmesi için, İlk Derece Mahkemesince öncelikle, tarafların tutundukları tapu kayıtlarının ve tesislerinden itibaren tüm tedavülleri ile tesislerine esas alınan belgeler ve tesislerinden sonra ifrazlarına esas olan mahkeme kararları ile eki olan fen bilirkişi raporları ve idari yoldan yapılan ifrazlara ilişkin ifraz krokileri, kamulaştırma yapılan bölüme ilişkin kamulaştırma evrakları ve krokileri getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, tarafsız,
yöreyi iyi bilen ve elverdiğince yaşlı kişiler arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu ve tarafların aynı yöntemle tespit edip bildirecekleri tanıklar ile fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı ve bu keşif sırasında, tarafların dayandığı tapu kayıtları ve tapu kayıtlarının dayanağı olan haritalar zemine uygulanıp kapsamları 3402 ...
Kadastro Yasası'nın 20/A maddesi gereğince haritalarına göre belirlenmeye çalışılmalı; tapu kayıtlarının haritalarının uygulanamaması halinde, tapu kayıtlarında okunan sınır yerleri okunup, sınırların mahalli bilirkişilerce zeminde tek tek gösterilmesi istenilmeli; mahalli bilirkişilerin gösteremediği hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı; kamulaştırma krokilerinin yöntemince uygulanması suretiyle çekişmeli taşınmazın kamulaştırılan alan içerisinde kalıp kalmadığı kesin olarak belirlenmeli;
taşınmazın her iki tapu kaydının kapsamında kaldığının anlaşılması halinde, önceki tarihli doğru temele dayanan kayda değer verileceği düşünülmeli ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
İlk Derece Mahkemesince, açıklanan şekilde araştırma yapılmaksızın, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, hükmün temyiz incelemesi sonucunda yazılı sebeplerle bozulması gerekirken, Dairemizin 22.03.2022 tarihli ve 2021/11415 Esas, 2022/2627 Karar ... ilamıyla maddi hata nedeniyle onandığı bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından, davacı Hazine vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin onama kararının kaldırılmasına ve yukarıda belirtilen gerekçe ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/3842, K. 2023/6458, 13 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama