İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/4118 K.2025/3558

Taraflar arasındaki kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur.

Esas2023/4118Karar2025/3558Tarih8 Mayıs 2025Okuma6 dk · 1.145 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2023/4118 E., 2025/3558 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Mayıs 2025
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2021/67 E., 2023/73 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.145 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

Kadastro sonucu, ... ilçesi... köyü çalışma alanında bulunan 101 ada 105 parsel 5464,62 m2, 101 ada 49 parsel sayılı 5038,28 m2 ve 101 ada 108 parsel sayılı 8961,78 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.

Davacı ... vekili dava dilekçesinde; ... ilçesi... köyünde bulunan, 101 ada 105, 49 ve 108 parsel sayılı taşınmazların davalı Hazine adına tespit edildiğini, taşınmazların bitişiklerinde bulunan ve tapu kaydına istinaden davacı adına tespit gören 101 ada 46, 48 ve 54 parseller ile bir bütün olarak kullanıldığını, 101 ada 105 parsel sayılı taşınmazın müvekkilinin adına kayıtlı olan 101 ada 46 parsel sayılı taşınmazın dayanağı olan 37. ciltte kayıtlı müvekkilinin 1959 yılında satın aldığı tapu kaydının kapsamında olduğunu,

1771 sayılı İskân Kanununca kendisine verilmiş olan kişilerden satın alındığını ve müvekkili tarafından ve maliki evvellerince de 101 ada 105 parseli de kapsayacak şekilde kullanılageldiğini, 101 ada 49 parsel sayılı taşınmazın müvekkili adına kayıtlı olan 101 ada 48 parsel sayılı taşınmazın dayanağı olan taşınmazın hisselerini farklı zamanlarda satın almış olduğu tapu kaydının kapsamında olduğunu, taşınmazın dayanak tapu kayıt maliklerinin ise müvekkilinin murislerinin de arasında olduğu kişiler olduğunu,

1771 sayılı İskan Kanununca kendisine verilmiş olan kişilerden satın alındığını ve müvekkili tarafından ve maliki evvellerince de 101 ada 49 parseli de kapsayacak şekilde kullanılageldiğini, dava konusu 101 ada 108 parsel sayılı taşınmaz müvekkili adına kayıtlı olan 101 ada 54 parsel sayılı taşınmazın dayanağı olan 43. cilt 40. sahife 17 sıra noda kayıtlı müvekkilinin 1968 yılında satın aldığı tapu kaydının kapsamında olduğunu, 1771 sayılı İskan Kanununca kendisine verilmiş olan kişilerden satın alındığını ve müvekkili tarafından ve maliki evvellerince de 101 ada 108 parseli de kapsayacak şekilde kullanılageldiğini,

davacı yararına tapu kayıt miktar fazlalığı bakımından zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, tapu kayıtlarının iptali ile taşınmazların davacı adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

Davalı Hazine temsilcisi cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların hiç kullanılmadığını dolayısıyla zilyetlikten bahsedilemeyeceğini, dava konusu yerlerin devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, davanın hak düşürücü süreden ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesince verilen, davanın kabulüne dair önceki karar, davalı Hazine vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince; "... dava konusu taşınmazların dayanılan tapu kayıtları kapsamında kaldıkları yönündeki kabulünün dosya kapsamına uygun olmadığı, davacının zilyetlik iddiasına da dayandığı, mahkemece davaya konu taşınmazlarda imar ihyaya dayalı kazandırıcı zilyetlik şartlarının oluşup oluşmadığının belirlenmesi gerektiği, zilyetlik şartlarının oluştuğu kabul edilmiş ise de bu hususta yapılan araştırmanın hüküm kurmaya yeterli olmadığı,

hava fotoğrafları denetlenmeden, yetersiz ziraat bilirkişi raporu ve soyut mahalli bilirkişi beyanları dayanak alınarak hüküm kurulduğu, zilyetlik şartlarının oluşup oluşmadığı hususunun tereddüte mahal bırakmayacak şekilde açıklığa kavuşturulmadığı açıklanarak,

yöreye ait memleket haritaları ve hava fotoğraflarının tamamı ilgili yerlerden getirtilip, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi bilirkişi, üç kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu,

bir harita mühendisi ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi aracılığıyla yeniden keşif yapılarak taşınmazın imar-ihyaya konu olup olmadığı hususunda denetime elverişli rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi ..." gereğine değinilerek bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "... dava konusu taşınmazların, 105 parselin 46 parsel ile, 49 parselin 48 parsel ile, 108 parselin 54 parsel ile evvelce zeminde bir bütün olarak kullanılmakta iken, dayanakları olan tapu kayıtlarındaki miktar fazlalıkları sebebiyle Hazine adına tespit gördüğü,

dava konusu taşınmazların, davacıya ait 101 Ada 46, 48 ve 54 parsellerdeki dayanak tapu kayıt miktarını aşmasına rağmen, mahalli bilirkişi beyanlarına göre tarımsal amaçlarla satın alındıkları tarihten itibaren yaklaşık 45-50 süre ile nizasız ve fasılasız olarak kullanıldıkları, dava konusu taşınmazların öncesi ve aktüel durumu itibariyle orman vasfı taşımadığı, zilyetlik ile kazanılabilecek taşınmazlardan olduğu, 101 Ada 46, 48 ve 54 parsel dayanak tapu kayıtları ile birlikte değerlendirildiklerinde, tapu kayıtlarının mevki ve hudutları itibarıyla dava konusu taşınmazları da kapsadığı, taşınmazın sınırlarının değişmediği,

6831 sayılı Orman Kanuna göre kadastro krokisi ve Orman Kadastro tutanaklarına göre orman sınırı dışında Devlet ormanı sayılmayan yerlerden olduğu, dava konusu taşınmazın orman bütünlüğünü bozmadığı, ziraatçı bilirkişisinin raporu ile de taşınmazın tarım arazisi olduğunun belirtildiği, her ne kadar dava konusu taşınmazın tapu kayıt miktarı ile kadastro tespit miktarı arasında miktar fazlası bulunmakta ise de; bu fazlalığın evveliyatı orman olan veya ormana el atmak suretiyle kazanılmış yerlerden olmadığından davalı taşınmazların miktar fazlasının zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğu,

en eski ve en yeni hava fotoğraflarında taşınmazların açık alanda orman sayılmayan alanda kaldığı, meşçere haritasına göre taşınmazların ziraat arazisi olduğu, tespitin yapıldığı 2003 yılına kadar 20 yıllık sürenin geçmiş olduğu, davacı ve öncesinde tapu kayıt maliklerince dava konusu taşınmazların ekonomik amaca uygun olarak nizasız ve fasılasız malik sıfatıyla zilyet olunduğu,

davacı yararına zilyetlik koşullarının oluştuğu, dava konusu taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu ..." gerekçesiyle, davanın kabulüne ve Kırklareli ili...ilçesi... köyü Köycivarı Mevkinde 101 ada 105, 101 ada 108 ve 101 ada 49 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davalı Hazine vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını, eksik incelemeyle karar verildiğini, söz konusu taşınmazların kayıtlarının sınırlarını orman okuduğunu, malik sıfatıyla zilyetliğin belgelerle veya bilirkişi yoluyla ispat edilemediğini, yapılan araştırmaların hüküm kurmaya yeterli olmadığını, dosya içerisinde bulunan bilirkişi raporlarında taşınmazlarda tarımsal üretime yönelik hiçbir işlem yapılmadığının belirtildiğini, zilyetlik koşullarının oluşmadığını ileri sürerek, hükmün bozulmasını talep etmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına,

bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Harçtan muaf olduğundan Hazine'den harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

08.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/4118, K. 2025/3558, 8 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4118
Karar No
2025/3558
Tarih
8 Mayıs 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2023/4122 K.2025/3504
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2023/4126 K.2025/3503
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/4142 K.2025/8248
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2023/4142 K.2025/9848
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2023/4143 K.2025/9853
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2023/4145 K.2025/9849

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.