KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2023/4228 E., 2025/2871 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Nisan 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/757 E., 2023/899 K.
Karar Metni
430 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasında, ... ili ... ilçesi ... mahallesi çalışma alanında bulunan 218 ada 6 parsel sayılı ve 2.431,52 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit edilmiştir.
İtirazı kadastro komisyonunca reddedilen davacı ... dava dilekçesinde; hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin iptali ve adına tescilini istemiştir.
Davalı ...; dava konusu taşınmazın babasından kendisine intikal ettiğini ve kendi zilyetliğinde bulunduğunu, ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2006/331 Esas ve 2008/116 Karar sayılı kararıyla açılan davanın reddine karar verildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "çekişmeli taşınmaz üzerinde davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleşmediği, davalı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleştiği, davalının tutunduğu ...
Sulh Hukuk Mahkemesinin 2006/331 Esas ve 2008/116 Karar sayılı el atmanın önlenmesi davasının davalı lehine sonuçlandığı " gerekçesiyle davanın reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükmün, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "fıstık çamlı bahçe niteliği ile davalı adına tespiti yapılan taşınmazdaki fıstık çamlarının davalı tarafından kullanıldığı, bu durumun davacı tarafından da kabul edildiği, davacının dava konusu taşınmazda zilyetliğini ispat edemediği ve davacı lehine mülkiyeti kazanım şartlarının gerçekleşmediği anlaşıldığından,
mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı" belirtilerek istinaf başvurusu esastan reddedilmiş. Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/4228, K. 2025/2871, 14 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama